Spor

Mete Gazoz'un babası Metin Gazoz, olimpiyat şampiyonluğunu anlattı

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda final maçında, İtalyan Mauro Nespoli'yi yenerek olimpiyat şampiyonu olan Mete Gazoz'un babası Metin Gazoz, Türk sporunun tarihi anlarında yaşadığı gururu anlattı: "Antrenörlerin telefonları 'Biz de okçuluğa başlayacağız' diyen gençlerin aramalarıyla kilitlenmiş."

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

22 yaşındaki milli okçu Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalya kazanarak Türkiye'ye ilk olimpiyat madalyasını kazandıran isim oldu. Tarihi başarısının ardından tüm Türkiye onu konuşuyor. Mete'nin babası Metin Gazoz ise bambaşka ve tarifsiz duygular yaşıyor. 

AA'ya konuşan Metin Gazoz, "Herkesin çok emeği var. Cumhurbaşkanımız, Bakanımız, federasyon başkanımız hep yanımızda oldu. Yangın bölgelerinden telefonumu bulup arayıp 'Bize enerji oldunuz' diyenler var. Tebrik mesajları geliyor. Mete, Türk milletinin sevinç kaynağı oldu. Bir baba olarak apayrı bir gurur yaşıyorum. Mete her attığı okta tesadüfi bir başarı olmadığını gösterdi, gözünde hiç endişe yoktu. Antrenörlerin telefonları 'Biz de okçuluğa başlayacağız' diyen gençlerin aramalarıyla kilitlenmiş" ifadelerini kullandı.

İKİ SEFER GÖZÜM KARARDI

Mete'nin final maçını izlerken çok heyecanlandığını vurgulayan Metin Gazoz, "İki sefer gözüm karardı. En çok sevindiğim şey şu oldu, her mikrofon uzatıldığında, hep altın madalya alacağım dedi, net söyledi. Bu söylemler geldi aklıma. Gözünde en ufak bir şüphe yoktu. Okçuluğu bilen adam daha farklı izledi, bilmeyenler bile farkına vardı. Hiç endişe yok, nabızları gösteren ekranları koydular kenara, rakibi 168’e ulaştı, Mete çok sakindi. Olimpiyatlara niye gitmediniz diyorlar. Teknik ekibi var, ben niye gideyim' dedim. Çok profesyonel bir ekiple çalıştı. Kondisyoneri, fizyoterapisti ve spor psikoloğu var." değerlendirmesinde bulundu.

Kendi telefonlarının da hiç susmadığını aktaran Metin Gazoz, "Mete ile daha konuşamadım. Doping kontrolü vardı, annesi ile görüntülü görüştü. Mete 7 Temmuz'da annesine doğum günü için özel kolye yaptırdı. Adının baş harfleri olan bir küçük altın okçu. Annesine, ' Altın madalyayı alıp geleceğim. Şimdi bu altın madalyanı takayım, orjinalini Tokyo dönüşü boynuna asacağım.' dedi. Bugün konuştuklarında da 'Altın madalyayı taktım, orjinalini de aldım getiriyorum." demiş." şeklinde konuştu.

Mete'nin başarısının büyük bir çalışmanın neticesi olduğunun altını çizen Metin Gazoz şunları kaydetti:

"Mete 3 yaşından beri yayı çekiyor, 5 yaşından beri ok atıyor. 2012’den beri milli takım çalışmalarına başladılar, Rio’dan sonra daha da yoğun çalıştı. Senede yeri geldi 20 gün görüştük. Yoğun çalışmaktan kız kardeşini bile fazla göremedi, en son gördüğünde, 'Bayağı büyümüş' dedi. Çok büyük bir özveri var. Biz onu efsane yaptık, görmek istediğimizde açıyoruz videolarını izleyerek her zaman görebiliyoruz."

ANTRENÖRÜ TOTEM YAPTI

Mete Gazoz, karşılaşmalara antrenörü Yusuf Göktuğ Ergin'in Pekin 2008'de yarışırken taktığı şapkayla çıktı.

Milli sporcunun altın madalya aldığı final maçından sonra açıklamada bulunan Okçuluk Milli Takımı Antrenörü Ergin, "Çok mutluyum. Müthiş bir yarışma çıkardı. Başından sonuna kadar çok iyiydi. Başlangıç istediğimiz gibi olmasa da iyi işler yapacağımız belliydi. Son 5 yılda çok çalıştık. Emeğin büyüğünü Mete harcadı. Hiçbir zaman yorulmadı, yılmadı, sıkılmadı, motivasyonunu kaybetmedi ve sonunda olimpiyat şampiyonluğunu ülkemize getirdi." diye konuştu.

Şapkanın anlamına değinen Ergin, "Bunu bir bayrak devri gibi düşünelim. 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları'nda ben taşımıştım. Şimdi Mete taşıyor ama artık o çıtayı çok yükseklere koydu. Bundan sonra tekrarını yapmak için daha çok çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Mete Gazoz ise, "Onun motivasyonu çok büyük. O artık bizim için bir şapka değil. Bizim simgemiz oldu. Çok tarif edebileceğim bir kelime yok." sözleriyle mutluluğunu paylaştı.