Ekonomi

Merkez Bankası rezervi kimsenin cebine girmedi!

Son günlerde Merkez Bankası rezervleri konusunda yapılan algı operasyonlarına Sabah yazarı Dilek Güngör'den yanıt geldi. Köşe yazısında rakamları tek tek ele alan Güngör, "Rakamlar rezervin kimsenin cebine girmediği gerçeğini anlatıyor, tabii anlamak isteyene…" ifadesini kullandı.

Sabah yazarı Dilek Güngör, Türkiye’nin dolar rezervi üzerinden ekonomiyi hedef alan bazı 'ekonomistlere'  bugünkü köşesinden yanıt verdi.

Güngör, "Son günlerde belirli bir kesim Merkez Bankası rezervleri üzerinden vatandaşı etkileyerek algı mühendisliği yapmaya çalışıyor. Sosyal medyada ne zaman dolansam, karşıma abuk sabuk yorumlar çıkıyor. Öyle rakamlar havada uçuşuyor ki… Yahu, akıl var, izan var." diyerek tepkisini dile getirdi.

 Rakamların kamuya açık olduğuna ve isteyenin ilgili kurumların sitelerinden bakabileceğini belirten Güngör, Kerem Alkin'in da bu rakamları tane tane ortaya döktüğüne dikkat çekti. Çok da detaya girmeden konuya gireceğini belirten Güngör, şu ifadeleri kullandı:

"Malum, ekonomilerde ödemeler dengesi atar damardır adeta… Bir ülke, ihraç ettiğinden daha fazla ithalat yaparsa cari açık verir ve bu açığı finanse etmek için de yurtdışından fon bulmak zorundadır. Bu nedenle, Türkiye'ye sermaye girişi önemlidir. Sermaye bulamazsan rezervi kullanmak durumunda kalırsın. Tabii, sermaye dediğimin ideali de şu;

Açığın finansmanında ilk sırada doğrudan yatırımların çekilmesi gereklidir. Zira, portföy yatırımı dediğimiz kısa vadede gelen paralar tehlikelidir. Çünkü, geldiği gibi ülkeden bir anda çıkma ihtimalleri vardır.

Hatırlayın, Türkiye, bu dönemleri geçmişte çok yaşadı. Yüksek faiz politikalarıyla ülkeye para yağdığı günler oldu. O dönemlerdeki ekipler nasıl da efsaneleşmişlerdi. Halbuki, sahte bir refahtı yaşanılan… Tamam, belki büyüme oldu, fiyat istikrarı sağlandı ama beraberinde finansal istikrarsızlıklar baş gösterdi.

Daha da kötüsü, bolluk döneminde ülkeyi sıcak paradan kurtaracak, ithalat bağımlılığını azaltacak, üretimi canlandıracak hiçbir yapısal reform önümüze getirilmedi."

2020'de belki de dünyanın başına 100 yılda bir gelecek felaketle karşı karşıya kaldığına ve , ticaret, turizm, yatırım her şey durunca bütün ülkelerin neye uğradığını şaşırdığına vurgu yapan Güngör, hesapların şaştığını dile getirdi.

"Düşünsenize, 2019'da 18 yıl aradan sonra cari fazlaya geçmiştik. 2020'de 36.7 milyar dolar açık verdik. Bunu finanse edecek doğrudan yatırım olmadı, hatta sıcak para da… Hisse senedi ve tahvil kaleminde ise 5.5 milyar dolarlık net çıkış yaşandı." ifadesini kullanan Güngör, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eee, finansman büyük oranda rezervlerden karşılandı. Resmi rezervler 2020'de 31.9 milyar dolar azaldı.

Mesela, sadece turizm tarafını ele alalım. Niye turizme ayrı bir parantez açıyorum? Çünkü, bizde turizm gelirleri hem büyümeye hem de cari açığın finansmanında önemli rol oynuyor. Turizm gelirleri geçen yıl yerlerde sürünüyordu. 2019'da neredeyse cari açık kadar turizm geliri (30 milyar doların üzerinde) elde ederken, 2020'de bu rakam 10.9 milyar dolara düştü. Turizmdeki çöküş birçok sektörü de etkiledi. Peru, Brezilya, Meksika, Güney Afrika gibi ülkeler açısından turizm geliri bu kadar hayati önemde olmayabilir. Ya da Fransa, İngiltere, Almanya, Japonya, ABD gibi ülkelerde… Bizde ise turizm gelirlerindeki 1 birimlik artış bile cari işlemler açığını azaltıyor. Araştırmalara göre, turizm gelirleri 1 milyar dolar attığında cari işlemler açığı 3.08 milyar dolar azalıyor. Gelir azaldığında ise açık artıyor. Açığı kapatmak için mecburen rezervden kullanıyorsun.

Velhasıl, sadece turizmden kaynaklı rezerv kaybının büyüklüğünü bir düşünsenize...

Rakamlar rezervin kimsenin cebine girmediği gerçeğini anlatıyor, tabii anlamak isteyene…

DÖVİZDEKİ DÜŞÜŞÜ FIRSATA MI ÇEVİRDİLER?

Döviz kurları bir süredir düşüyor. Hatta 7 TL'lik psikolojik sınırın altına kadar gerilemiş durumda… Uluslararası finans kuruluşları ve yorumcular ısrarla TL'nin daha da değer kazanacağını söylüyor.

Herkes döviz hesaplarında kırılma bekliyor. Geçen haftalarda bir miktar satış oldu ama ters dolarizasyon başladı mı, derseniz. Bundan bahsetmek için erken görünüyor. Merkez Bankası verileri haftalık olduğu için biraz geriden geliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun günlük verileri trendi daha net gösteriyor. Son üç-dört güne bakıyorum. Dövizden vazgeçen yok. Hatta hâlâ bireysel yatırımcılar da şirketler de döviz alıyor.

Sanki düşük kuru fırsat zannediyorlar! Döviz hesapları 5 Şubat'tan bu yana 3 milyar dolara yakın artmış. Yahu, kendi ülkenin parasına niye güvenmiyorsun arkadaş…

Bir türlü 'dolar' kafasından çıkamıyoruz ya, en çok ona yanıyorum."

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Videosu
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında imzalanan sözleşme kapsamında yürütülen Sürü İnsansız Deniz Aracı (İDA) Projesi'nde ilk aşama tamamlandı. Proje kapsamında ASELSAN ve alt yüklenicileri tarafından yeni nesil yüksek manevra, denizcilik ve duruş kabiliyetli Albatros-S İDA ve sürü mimarisi geliştirildi.