Ekonomi

Merkez Bankası 2021 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 18,4 olarak güncelledi!

Merkez Bankası 2021 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 18,4, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 11,8 olarak güncelledi. Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu yaptığı açıklamada ayrıca "Rezerv rakamımız yaklaşık 126 milyar Dolar seviyesine yükseldi." dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, bu yılın dördüncü enflasyon raporuna ilişkin bankanın idare merkezinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında açıklıyor.

YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNİ REVİZE ETTİ

Yıl sonu enflasyon tahminini revize eden Merkez Bankası 2021 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 18,4, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 11,8 olarak güncelledi.

İşte TCMB Başkanı Kavcıoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Yakın dönemde açıklanan güven endeksleri salgın etkisiyle gerilemeye başladı. Varyantlara ilişkin risklerin canlı kalması bazı ülkelerde büyüme görünümünü olumsuz etkiledi. En fazla ihracat yaptığımız bazı ülkeler büyüme beklentisini aşağı çekti.

Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarının artmasıyla enerji fiyatları son dönemde hızlandı. Küresel talepteki toparlanma, Emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, arz kısıtları ve taşımacılık maliyeti, tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açıyor.

 

"ENFLASYON 2022 YIL SONUNDA HEDEFLERE YAKLAŞACAK"

İklim koşullarının küresel gıda fiyatlarındaki olumsuz yansımalarını görüyoruz. Gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürüyor ve varlık alım programlarına devam ediyorlar. Beklentilerin enflasyonun 2022 yıl sonunda hedeflere yaklaşacağını öngörüyoruz. İç talebin katkısında özel tüketim öne çıkarken, kamu harcamaları ve yatırımlar ılımlı seyretti. Büyümeye hem iç talep hem de ihracat olumlu katkı verdi.

"FAİZ ORANLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ETKİSİYLE KREDİLER SABİT SERMAYE YATIRIMLARINI DAHA FAZLA DESTEKLEYECEK"

Vaka sayılarında gözlenen artış salgının seyrine ilişkin belirsizliklerin devam etmesine neden olmaktadır. İç talep 3.çeyrekte güçlü seyretti. Anket verileri firmaların yatırım harcamalarını artırdığına işaret etmektedir. Ekim ayında da yatırım eğilimindeki artış sürmüştür. Dayanıklı ürün tüketiminde yavaşlama, dayanıksız ürün tüketiminde ivmelenme var. Ticari kredi faiz oranlarındaki düşüşün de etkisiyle önümüzdeki dönemde krediler sabit sermaye yatırımlarını daha fazla destekleyecektir.

"TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDE FAZLA VERMEYE BAŞLADI"

Veriler iş gücü piyasasında da toparlanmaya işaret ediyor. Son dönemde güçlü bir istihdam artışıyla salgın dönemi kayıplarının tamamının telafi edildiğini gördü. Hizmet sektöründeki açılma ve Turizm katkısıyla beraber işgücü piyasasının salgın döneminin etkisini büyük ölçüde atlattığını söyleyebiliriz. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri ihracat artışını sınırladı. İthalat 3. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış eğilimi izledi. Türkiye Avrupa ile dış ticaretinde fazla verir konuma geldi, Asya ile ticarette açık vermeye devam ediyoruz. İthalat fiyatlarındaki artış eğilimi sürerken, ihracat fiyatlarında artış daha zayıf seyretmektedir. Önümüzdeki dönemde olumlu dış talep koşullarına bağlı olarak, ihracatın desteğiyle, yıllıklandırılmış cari işlemlerdeki iyileşmenin sürmesini öngörüyoruz.

 

"REZERVLERİMİZ 126 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE YÜKSELDİ"

Ödemeler dengesindeki gelişmelerin Merkez Bankası'nın uluslararası rezervleri üzerinde olumlu yansımalarını görüyoruz, son dönemde istikrarlı bir artış görüyoruz. Rezerv rakamımız yaklaşık 126 milyar Dolar seviyesine yükseldi. Önümüzdeki dönemde de rezerv birikiminin devam etmesini amaçlıyoruz. Reeskont kredileri Döviz biriktirme aracı olarak ön plana çıkmaktadır. Güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam ediyor. Ticari krediler kur etkisinden arındırılmış yüzde 6,7 büyüme ile geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrediyor. Yüksek frekanslı kredi verileri ihtiyaç kredisi artış hızının yavaşladığına, vade kompozisyonunun bir miktar kısaldığına işaret ediyor.

"ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE BİR MİKTAR ARTIŞ GÖRÜLÜYOR"

Gıda fiyatlarının enflasyon dinamikleri üzerindeki belirleyici etkisi tüm dünyada önemini korumaktadır. Gıda fiyatlarındaki bu eğilimi Türkiye'de de gözlemliyoruz. Yılın son çeyreğinde talep koşullarının daha ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. Temel tarımsal ürünlerde fiyat artışları sürerken Ekim ayında da sürdü. Enflasyon beklentilerinde son dönemde bir miktar artış görülüyor.

"2021 SONU ENFLASYON TAHMİNİMİZ YÜZDE 18,4"

Ham petrol fiyatları varsayımımızı yukarı yönlü güncelledik. Petrol fiyatı varsayımımızı 2021 için 70,8 dolar, 2022 için 77,5 dolara yükselttik. Gıda enflasyonu varsayımımızı 2021 için yüzde 15,0'ten yüzde 23,4'e güncelledik. Gıda enflasyonu varsayımımızı 2022 için yüzde 10,1'ten yüzde 13,9'a güncelledik.

2021 sonu enflasyon tahminimiz yüzde 18,4. 2022 yıl sonu enflasyon tahminimiz ise yüzde 11,8.