19 Aralık 2018
4 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
45 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 06:45 Güneş 08:17 Öğle 13:07 İkindi 15:24 Akşam 17:45 Yatsı 19:11
Gündem

SuperHaber'e konuştu...

Mehmet Özhaseki Ankara'dan aday olacak mı?

Türkiye Mart 2019’da yerel seçimlere gidiyor. Son 16 yılda yerel seçimlerde AK Parti’nin büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Yüzde 49’u aşan genel ortamalar yakalandı. Peki önümüzdeki seçimlerde bu başarının tekrarı için neler yapılıyor? SuperHaber röportaj editörü Hülya Okur cevaplarını öğrenmek için bu soruları ve daha fazlasını AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’ye yöneltti.

Hülya Okur
Hülya Okur
Mehmet Özhaseki Ankara'dan aday olacak mı?

Hülya Okur yerel seçimler için hummalı çalışmaların tüm partilerde sürdüğü dönemde AK Parti’de aday belirleme çalışmalarının odağındaki isimle, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ile konuştu.

Özhaseki kendi ifadesiyle hiç aklından geçmezken girdiği siyaset sahnesinde 5 dönem büyükşehir belediye başkanlığı ardından da bakan olarak görev aldı. Şimdi ise AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki başarısını 2019 ve sonrasına taşımak için çalışmalar gerçekleştiriyor. 21 yıllık başarılı belediyecilik deneyimi ile de adı Ankara için başkan adayı olarak geçiyor.

“Görevim 1398 belediyeyi en iyi isimlerle seçime hazırlamak” diyen Özhaseki adaylığı konusunda ser veriyor sır vermiyor. Göreve hazır olduğunu ise diğer bakanları da işaret ederek “Çıkıp da hiçbirisi biz adayız demezler. Ama Beyefendi kendilerine bir görev tebliğ ederse bu görevden de kaçmazlar.” sözü ile ortaya koyuyor.

İşte soru ve cevapları ile Hülya Okur-Mehmet Özhaseki röportajı...

"1994 YILINDA AKLIMIZDAN GEÇMEZKEN KENDİMİZİ SİYASETİN İÇİNDE BULDUK"

1957 Kayseri doğumlusunuz. Mühendislik ve hukuk eğitimi aldınız ama ileriye dönük başarılarınızda en büyük pay size mi aitti, ailenize mi, idari yönetim hayal ettiğiniz bir şey miydi?

Hukuk fakültesi bitirdik ama hiç avukatlık yapmadım. Serde Kayserililik olunca tabi… Aile de tüccar. Dükkanın başına geçtik. 94 yılında, hiç aklımın ucundan geçmezken, bir anda kendimizi siyasetin içerisinde bulduk. Hep Allah rızası için halka hizmet etmek istemişizdir. Ticareti de, hukuku da bu yüzden kendimiz için seçmiştik. Allah da siyaset yolunu, hizmet etmemiz için bize vesile kıldı. İnsan dediğiniz varlık, sosyal bir varlıktır. Ailesi, çevresi olmadan onu düşünemezsiniz. Onu çevresinden ayıramazsanız. Bizim gayretimiz ile beraber ailemizin-çevremizin desteği ve sevenlerimizin duaları ile bugünlere geldik.

"ŞEHRİ BİLMEK, İNSANLARI İLE HEMHAL OLMAK GEREK"

21 yılı devirdiğiniz 5 seçim galibiyeti, Türkiye'ye "Kayseri modeli belediyecilik" modeli kazandırdı. Belediyecilikte sizi durduramayan ne oldu?

Bir şehrin geleceği, o şehrin yöneticilerinin ufukları ile doğru orantılıdır, bilhassa yerel yöneticilerin ufukları burada çok büyük önem arz ediyor. O şehri bilmek, tanımak, insanlarıyla hemhal olmanız gerekiyor. Biz de bunu başardık. Şehrimizin sorunlarını biliyorduk. Çözüm önerilerini hazırladık. Bunu yaparken de halkımızın talep ve ihtiyaçlarını merkeze aldık. Bir vizyon çizdik. Ve Kayseri modeli belediyecilik ile çevre, şehir, kültür ve ulaşımda biz marka haline geldik.

"ÖZELEŞTİRİMİZİ YAPTIK YOL HARİTAMIZI BELİRLEDİK"

Seçimlerde kaybedilen %6'dan ders çıkartmazsak öbür seçimlerde perişan oluruz, demiştiniz. Siz kendi üzerinize nasıl bir ders çıkarttınız? Veya şu an itibariyle gereken ders çıkartıldı mı sizce?

Biz AK Parti olarak çok hızlı hareket eden bir partiyiz. Biz kendi içimizde dersimizi iyi çalışıyoruz. Özeleştirimizi yaptık, yol haritamızı belirledik. Zamanında diğer partiler tarafından yapılan ideolojik belediyeciliği bir kenara bırakarak hizmet belediyeciliği yaptık. Seçimlerde yüzde 49'a kadar gelmiş bir partiyiz, yüzde 6 nereye gitti. Bunu konuşuyoruz. AK Parti’nin başarısı da bunda gizli. Bizim referansımız milletimiz. Her zaman milletimizin sesine kulak verdik. Sağ olsun milletimiz de her zaman bizleri el üstünde tuttu.

"GÖRÜNMEZ BİR KAOS VARDI"

İmar barışının ardından kentsel dönüşümü rahatlatacak yasaların çıkacağını söylemiştiniz. Belediyecilik hizmeti için tüm çalışma zemini tamamlandı mı?

Bakanlık dönemimizde Türkiye’nin yerel yönetimlerine, belediyelerine ilişkin sorunları tespit edip çalışmalara başladık. İmar Barışı da bunların başında geliyordu. Bir şekilde halk imar ve iskana aykırı yapılar inşa etmiş. Su, elektrik, doğalgaz gibi hizmet aksaklıkları yaşanıyor. Belediye her an yıkmak için bekliyor. Mahkemeler devam ediyor… Kısacası görünmez bir kaos vardı. Biz dedik ki, gelin bu işi resmiyete dökelim. Millet ve devlet el sıkışsın. Kentsel dönüşüm çalışmaları yapılırken size de bu anlamda kolaylık sağlansın. Yine kredi çekmeye uygun görülmeyen yapılarınız değer kazansın. İşte İmar Barışı bu sorunu çözüyor. Yine ilgili sorunlara ilişkin çalışmalar devam ediyor.

"MAKSADIMIZ SANDIKLARI PATLATMAK DEĞİL GÖNÜLLERİ KAZANMAKTIR"

Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti, "Gönül Belediyeciliği" seferberliği başlattı. Sayın Cumhurbaşkanımız da yerel seçim için açıkladığı planda vatandaşa sorulacağını ifade etmişti. Gönül seferberliği, seçim zaferi açısından tek ölçünüz mü?

Öncelikli şunu ifade etmek isterim; biz sıradan bir parti değiliz, bir gönül hareketiyiz. Bizim maksadımız sandıkları patlatmak değil, gönülleri kazanmaktır. Tebessümü sadaka gören, tevazuyu emreden bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bu yüzden gönül seferberliğini olmazsa olmaz görüyoruz. İkinci olarak da adayımız işin ehli olacak. Hz. Peygamber sav “Emaneti ehline teslim ediniz” diyor. Biz de diyoruz ki; adayımız mütevazı, güler yüzlü olacak. Sonra şehrini bilecek, tanıyacak. Şehrinin sorunlarını çözebilecek kabiliyette olacak. Belediye hizmetleri başka bir işe benzemez. Her işin merkezine gönlünüzü ve sevginizi koymanız gerekir. Anadolu’da hep söyleriz ya annemin yemeğinin tadı bir başkadır diye. Çünkü annelerimiz çocuklarının önüne bir kap yemek koyarken sevgiyle, merhametle yapar bunu. Belediye başkanı da millete hizmet sunarken benzer duygularla yapmalı. Bir vatandaşın ihtiyacını görmenin mutluluğunu, huzurunu yüreğinde hissetmeli. O sebeple biz “gönül belediyeciği” kavramını ön plana çıkarıyoruz. İşin ruhu budur çünkü.

YATIRIMA ELVERİŞLİ OLMAK ŞU ZAMANDA BÜYÜK ŞANS

MIPIM'da İstanbul, "Güney Avrupa'da en başarılı yatırım ortamına sahip ve yatırım yapılması en uygun şehir" seçilmişti… Yatırıma elverişlilik, şehircilik hayalinizin bir parçası mıydı?

Yatırımdan ne anladığımız önemlidir. Yatırımdan maksat geleceği anlamlandırmak ve inşa etmekse, tamam. Ama anı kurtarmaksa bu büyük bir yanlış demektir ve geleceği de tehlikeye atar. İstanbul dünya metropollerinde bir numara diyebiliriz. Napolyon der ki “Dünya bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu.”. Evet, İstanbul; tarih boyunca tüm medeniyetlerin, devletlerin elde etmek için mücadele ettiği bir şehir. Hz. Peygamberin fatihine müjde verdiği şehir. Öncelikle İstanbul’un bizdeki manevi değerini bir kenara koymak gerek. Akabinde iki kıtayı birbirine bağlaması, boğazları, Karadeniz ve Ege-Akdeniz hattında önemli bir geçiş güzergâhı görevi görmesi İstanbul’u her anlamda cazip kılıyor. Yatırıma elverişli olmak modern dünyada, sermayenin hakim oluğu şu zamanda, elbette ki büyük bir şans. Pek çok şehir İstanbul’un bu mevcut durumuna gelebilmek için nice planlar yapıyor. Biz bu noktada geleceği de tasarlayarak, manevi birikimini de muhafaza edecek şekilde bir İstanbul düşünmeliyiz.

BELEDİYE BAŞKANI PARASIZ İŞ YAPACAK PARAYLA İŞİ HERKES YAPAR

"Belediye Başkanları orkestra şefi gibi olmalı" şeklinde bir ifadeniz olmuştu. Sizce şeflerin kültür, kulak ve hafıza gelişmişliği yanında en çok hangi özelliği belediye başkanlarında aranmalı?

Belediye başkanları bütçeyi doğru yönetebilmeli, para kazanmanın bin bir yolu var. Belediye başkanlarının para yönetimini, insan yönetimini, mekân yönetimini bilmesi gerekiyor. Başkanlık, algı yönetimini, problem yönetimini bilmeyi de gerektiriyor. İşin özü; Belediye başkanı parasız iş yapacak. Parayla işi herkes yapar. Parasız iş yapmak önemli. Versin devlet bütçeyi, ben de buradan programa alayım sonra da ihalesini yapayım, ödenekler de tıkır tıkır gelsin bu işte yürüsün gitsin. Öyle bir ortam yok Türkiye’de.

‘EN ÇOK OYU KİM ALIR’IN DERDİNDE DEĞİLİZ

'Oy almak için defolu aday göstermeyiz' sözünüzün özünde ne vardı? Mesela eskiler mi, yenik düşenler mi, vukuatlı yönetimler miydi kastınız? Aday listeleri liyakat mı, dava ehli olma esasına mı dayanacak sizce?

Adaylarımız için iki temel özelliğini Sayın Cumhurbaşkanımız her yerde söylüyor; ehliyet ve liyakat. Biz adayımızın konuşması da düzgün olsun isteriz. Yüreği güzel olsun, sofrası açık olsun, gelenle gidenle sohbet etsin isteriz. Şehrine yön verecek, şehrine ufuk açacak ve şehrine değer katacak isimler isteriz. “En çok oyu kim alır” onun derdinde değiliz. Defoludan kastım, milletimizin gözünde pek hoş görülmeyen tavırlara sahip hallerdir. Toplumun değerlerine muhalefet ettiğiniz her an siz bu defoya düştünüz demektir.

"AK PARTİ BİR YEREL YÖNETİMLER HAREKETİDİR"

AK Parti’nin yerel seçimlerdeki performansının Türk siyasi tarihi için öneminden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum: AK Parti bir yerel yönetimler hareketidir. 1994 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız ile başlayan bu yürüyüş büyük zaferler ile Türkiye’nin ihya ve inşasına kadar devam etti, ediyor. Yerelden, şehirden gelişen AK Parti bu başarısını sosyal belediyecilik anlayışına borçludur. Yalnızca kaldırım döşemek belediyenin işi olamazdı. AK Parti işte bunu aşarak bir ufuk çizdi. Halkın daima nabzını tuttu. Bizi başarılı kılan da budur diye düşünüyorum.

Büyükşehirlerde AK Parti'nin elde edeceği seçim sonuçları konusundaki ön görünüz nedir?

Biz sadece büyükşehirlerde değil, bütün il, ilçe ve beldelerde iddialıyız, çünkü biz iktidar partisiyiz.

"MAHKEME TEYİT ETTİ; O ADAM YALANCIDIR"

Kılıçdaroğlu ve 2 CHP milletvekiline açtığınız 80 bin liralık tazminat davalarının bir kısmı ile Kayserililere 3,5 ton sucuk dağıtmıştınız. Kılıçdaroğlu son zamanlarda ödediği tazminatlarla da gündemde. Sucukla Kılıçdaroğlu'na nasıl bir mesaj vermek istemiştiniz? Kılıçdaroğlu'nun tazminat ve seçim yenilgilerine karşı olan tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz Anadolu insanıyız. Yalandan korkarız. Hatta bizim orada bir söz vardır; Allah kuru iftiradan saklasın! Bize gelen ithamlara, iftiralara baktım. "Bu adam yalancıdır" dedim. Bize dava açmış. Biz de hukukçuyuz… Aldım elime belgeleri tek tek yalanlarına dair cevabımı verdim. Mahkeme teyit etti; o adam yalancıdır… Ben sadece hukuk nezdinde şahsıma atılan iftiranın cevabını verdim. Türk adaleti de hakkı teslim etmiştir. Bir daha iftira atmaması için ders olur diye düşündüm; ama huylu huyundan vazgeçmiyor tabii. Gelen paralar ile de fakir fukaraya sucuk dağıttık. Ne diyeyim; kesesine bereket Bay Kemal'in!

"MİLLETİN TERAZİSİ ŞAŞMAZ"

Yerel seçimlerde CHP, HDP ve İYİ Parti’nin şansını nasıl görüyorsunuz? Sizce yarışın içindeler mi?

Bizim nasıl gördüğümüzden ziyade vatandaşlarımızın nasıl gördüğü. Milletimizin terazisi şaşmaz. Yapılan hizmeti de görür yapılan yanlışı da. Biz milletimizin ferasetine ve sağduyusuna güveniyoruz.

"İTTİFAK İÇİN YASAL ZEMİN OLUŞTURULAMADI"

MHP ile yerelde ittifakın kurulamaması sizi şaşırttı mı, böylesi daha mı hayırlı oldu?

Şunu iyi anlamak lazım; Cumhur İttifakı sadece bir seçim ittifakı değil. Cumhur İttifakı’na hiçbir zaman sandık ittifakı gözüyle bakmadık. Bunu her yerde açıklıkla söylüyoruz; Cumhur İttifakı’na kesinlikle gölge gelsin istemiyoruz. İttifak için yasal zemin oluşturulamadı. Keşke 1 yıl önce bu iş konuşulsaydı ve gerekli çalışmalar yapılabilseydi. İçimizde bu durumun hüznü ve burukluğu var…

"TEŞKİLATIMIZA VE ADAYLARIMIZA GÜVENİYORUZ"

Sayın Cumhurbaşkanımız yerel seçimler ile ilgili; “Sahada olduğunuz sürece kravatı çıkarın, gönüllere dokunun, kibirli olmayın, yarım kalmış projeler bitmesen yeni projeye başlamayın, gereken çalışmaları listeleyip bana bildirin.” şeklinde nasihatlerde bulunmuştu... Sizin bu konuşmadan çıkarımınız oldu mu? Bu paylaşıma ilave notlarınız olur mu?

Bu sözler; sosyal belediyeciliğe gönül belediyeciliğinin ekleniyor olmasının şifresidir. Halk içinde Hakk ile beraber olun, ikazının ta kendisidir. Biz de gereken çalışmaları yapıyoruz. Teşkilatımıza ve adaylarımıza güveniyoruz… Sayın Cumhurbaşkanımızın sözleri bize kılavuzdur. Kulaklarına küpe ederlerse adaylarımız da biz de başarıyı daha kolay ve hızlı yakalarız.

"ÇIKIP DA HİÇBİRİ BİZ ADAYIZ DEMEZLER GÖREVDEN DE KAÇMAZLAR"

21 yıl Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının ardından tüm birikim ve tecrübelerinizi Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki başarılı çalışmalarla pekiştirdiniz. Ankara adaylığı için sizin ve bazı bakanların adı geçiyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bakın şimdi bizim gibi Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan insanların birinci işi; üzerine almış olduğu görevi hakkıyla yapmak. Şu an biz hummalı şekilde bir çalışma içerisindeyiz. 81 vilayetimizi hazırlıyoruz Beyefendi’ye arz ediyoruz. Şu andaki görevim 1398 belediyeyi en iyi isimlerle seçime hazırlamak partiyi. Ve bu konuda Beyefendi’yi aydınlatmak. Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarımızla birlikte yapıyoruz bu işi. Şimdi orada gerek Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarımızın gerekse Bakanlarımızın, gerekse eski milletvekillerimizin ve yeni milletvekillerimizin Beyefendi’ye karşı olan müthiş bir muhabbeti var, saygısı var. Çıkıp da hiçbirisi biz adayız demezler. Ama Beyefendi kendilerine bir görev tebliğ ederse bu görevden de kaçmazlar.

SuperHaber - ÖZEL