Medya |

Maliye Bakanlığı, Mavi Marmara şehit ailelerinin tazminatını neden geciktiriyor?

"Türkiye-İsrail arasında yapılan anlaşma gereği 10 şehit ailesine ödeme yapmak için Türkiye’ye verilen 20 milyon dolar, aylar geçmesine rağmen hâlâ söz konusu ailelere verilmiş değil." diyen Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, "Şehit aileleri para peşinde değildi; İsrail Türkiye arasında imzalanan anlaşma kötüydü. Ancak madem imzalandı, bu konu artık tartışılmasın, Mavi Marmara konulu tartışmalar bitsin isteniyor. O halde neden o anlaşmadan doğan haklar bir an önce tahakkuk ettirilmiyor?" ifadelerini kullandı.

İşte o satırlar:

Maliye Bakanlığı, Mavi Marmara’ya karşı

Mavi Marmara mağdurları, İsrail’e karşı Türkiye’de hem ceza davası, hem de tazminat davası açmışlardı. Gemide şehit olanların aileleri ile 31 Mayıs 2010’da o gemide bulunanlar ve zarar görenler, İsrail’e karşı Türkiye’nin her yerinde hem ceza hem tazminat davası açtılar. Hükümetin İsrail ile anlaşmasından sonra ceza davaları düştü, tazminat davalarının muhatabı ise Adalet Bakanlığı’nın mahkemelere gönderdiği bir yazı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Maliye Bakanlığı oldu. Maliye Bakanlığı’nın İsrail’e karşı açılmış ancak Türkiye-İsrail anlaşmasından sonra bakanlığın taraf olduğu bir davaya gönderdiği savunma dilekçesi ise ciddi tartışmalara neden oldu; sosyal medya da insaftan yoksun tanımlar içeren söz konusu dilekçe üzerine yapılan eleştirilere sahne oldu.

Savunmada, Mavi Marmara’ya binerek Gazze’ye yardım götürmeye çalışanların İsrail-Gazze arasındaki gerilimi bilmeleri ve uğrayacakları zararı öngörebilir durumda oldukları, saldırı ve müdahaleleri göze alarak yola çıktıkları iddia ediliyor. İsrail’in söz konusu saldırıyı uluslararası sularda yapması gibi, İsrail’i apaçık kusurlu yapan ve artık herkesin bildiği etmenlerden bihaber bir tutum sergilenerek davaların reddi talep ediliyor.

Türkiye-İsrail anlaşmasının getireceği sıkıntılar başından belliydi. Şimdi söz konusu davalar nedeniyle Türkiye siyasetinde, seçim meydanlarında övülen, kahraman olarak anılan Mavi Marmara şehit yakınları ve gaziler itham edilir hale geldi. Savunmada kullanılan dilin öfkeye neden olacağı da “öngörülebilir”di. Ancak Maliye Bakanlığı son derece anlaşılabilir olan öfkeyi “Bakanlığımızı hedef alan haksız bir kampanya” olarak nitelendiren bir açıklama yaptı.

Açıklamada Mavi Marmara olayı ile ilgili tazminat ödemelerinin yapılmaması veya geciktirilmesi gibi bir yaklaşımın asla söz konusu olmadığı belirtiliyor. “Kamuoyuna intikal eden savunmaya ilişkin cevap ve açıklamaların hukuki bir formatta hazırlandığı, ancak maksadını aşan veya yanlış anlamaya mahal verebilecek bir sonucu da istemeden doğurduğu anlaşılmaktadır” denilerek savunmada kullanılan ifadelerin sorunlu olduğu kabul ediliyor. Ancak “Söz konusu tazminatın ailelere ödenmesini sağlamak üzere Adalet Bakanlığı ile çalışmalar müştereken yürütülmektedir. Diğer taraftan ailelerce bakanlığımız aleyhine açılmış tazminat davaları bulunmaktadır” ifadeleri ile kamuoyunun tepkisini çeken savunma dilekçesinin sadece özel olarak Maliye Bakanlığı’na açılan davalara ilişkin olduğu da ima ediliyor.

GECİKME OLDUĞU AÇIK

Oysa Maliye Bakanlığı Türkiye-İsrail anlaşmasından çok önce, İsrail’e karşı açılmış ama devlet kararıyla Maliye Bakanlığı’nın davalı taraf haline getirildiği tazminat davalarına da aynı savunmayı gönderiyor. Mavi Marmara’nın mağdur avukatlarından Gülden Sönmez’in sorularımı yanıtlarken dikkat çektiği detay önemli: Sosyal medyada dolaşan bakanlık savunmasının ilişkin olduğu dava, 2012’de İsrail’e karşı açılmış, sonradan Maliye Bakanlığı’nın davalı pozisyonuna düşmüş olduğu bir dava.

Açıklamanın, İsrail tarafından ödenen miktar ile söz konusu tazminat davalarının birbirinden farklı olduğunu beyan eden kısmı doğru. Ancak pratikte, orada da şöyle bir sorun var: Türkiye-İsrail arasında yapılan anlaşma gereği 10 şehit ailesine ödeme yapmak için Türkiye’ye verilen 20 milyon dolar, aylar geçmesine rağmen hâlâ söz konusu ailelere verilmiş değil. Dokuz aydır hükümet bu ailelerle temas kurmuyor. Yani bakanlık açıklamasında iddia edilen süratten eser yok, gecikme olduğu açık.

Şehit aileleri para peşinde değildi; İsrail’in Mavi Marmara’da sergilediği şiddetten ve katliamdan dolayı ceza almasını istiyordu. Artık böyle bir imkânları yok. 2010’dan beri hayatları altüst. Eşler dul, çocuklar yetim. Kıt kanaat geçim...

İsrail Türkiye arasında imzalanan anlaşma kötüydü. Ancak madem imzalandı, bu konu artık tartışılmasın, Mavi Marmara konulu tartışmalar bitsin isteniyor. O halde neden o anlaşmadan doğan haklar bir an önce tahakkuk ettirilmiyor?