21 Şubat 2020
7 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 21 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 06:20 Güneş 07:45 Öğle 13:23 İkindi 16:21 Akşam 18:51 Yatsı 20:11

Merve Şebnem Oruç

Libya’da Hafter’e vekalet veren kişi kim?

1969 darbesiyle Kral İdris’i devirerek başa geçen Muammer Kaddafi’nin o günden beri yanında olan General Halife Hafter için derler ki, Libya’nın eski diktatörünün ünlü “Yeşil Kitap”ında bile ondan esinlendiği yerler var.

Libya, Türkiye’nin gündemine yoğun şekilde girdiğinden beri, Hafter’in biyografisine dair çokça şey yazıldı, söylendi. Bu yüzden girizgah olarak bir Hafter profili çizmeyeceğim. Ancak Çad savaşını kaybeden Libya güçlerinin başında olduğunu, savaş kaybedilip kendisi Çadlıların eline esir düşünce Kaddafi tarafından yüz üstü bırakıldığını ve bunu hiç unutmayacağı bir ihanet olarak gördüğünü not düşmek gerekir.

Zira, Kaddafi Kral İdris’i devirdiği 69 darbesinden 80'li yıllara aralarından su sızmayan diktatör ve generali, gün gelmiş hasım olmuşlardır.

Kaddafi’yi devirmek için kalkıştığı birkaç başarısız girişim sonrası, 90’lı yıllarda ABD’ye giden ve Virginia’daki CIA merkezine birkaç kilometre mesafede bir eve yerleşen Hafter’in, Amerikan istihbaratına çalıştığı kuşkusuz. O günden sonra kendisinden hemen hemen hiç haber alınamayan Hafter, dünyanın gündemine 2014’ün başında, Kaddafi, üzerlerine paralı askerler saldığı Libyalı muhalifler tarafından öldürüldükten iki yıl sonra, Virginia’daki evinden ayrılıp ülkesine tekrar dönünce girdi. O gün bugündür de, Libya iç savaşta…

Her ne kadar hayatının uzun bir döneminde Kaddafi’ye düşman olsa da, bugün kendisini destekleyenler arasında Kaddafi’nin ailesi de var. 2017’de İngiliz The Times gazetesine konuşan kuzeni Ahmed Gaddaf el-Dam, Mısır’da yaşayan kendisinin ve başka ülkelerdeki Kaddafi ailesinin onu ve liderliğini desteklediğini açıkça söylüyor.

Öte yandan, Orta Doğu’nun en çok tüyler ürperten ismi Abu Dabi veliaht prensi ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de-facto yöneticisi Muhammed bin Zayid’in kirli eli Muhammed Dahlan’ın da BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) devirmek için uzun süredir çalıştığı biliniyor. Ayrıca 2015’te sızan Sisi-leaks telefon görüşmelerinde, Mısırlı bazı darbeci üst düzey askerlerin Dahlan ve Ahmed Gaddaf el Dam’ı Libya’nın geleceğini konuşmak için bir araya getirdiği ortaya çıkmıştı.

Zaten Dahlan’ın Kaddafi ailesiyle yakınlığı, Arap Baharı öncesinde Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi ile İspanya’da bir araya geldiğini gösteren 2010 Wikileaks belgelerinden beri biliniyordu.

2017’de yayınlanan bir BM raporunda, BAE’nin “Libya’nın istikrarını manipüle ettiği”, BM ambargosuna rağmen Hafter güçlerine defalarca ve çok sayıda silah, zırhlı araç, helikopter ve benzeri askeri teçhizat gönderdiği yazılmıştı. Sırbistan vatandaşlığı alarak bölgesel silah ticaretini genişleten Dahlan’ın, BAE’nin Libya’ya gönderdiği silahların büyük bir kısmından sorumlu olduğunu da eklemek gerekir.

Ayrıca 2018’de, BAE’nin Libya’nın dondurulmuş varlıklarından 30 milyar doları Dahlan aracılığıyla Hafter’e gönderdiği bilgisi medyaya düşmüştü.

Bunlar, Muhammed bin Zayid’in Libya’yı, Dahlan aracılığıyla, tıpkı Mısır’ı olduğu gibi istikrarsızlaştıran önde gelen kişi olduğunu ortaya koymaya yeter birkaç örnek…

Dolayısıyla, Türkiye’nin UMH’nin davetiyle Libya’ya asker gönderme kararı alması Hafter’den sonra en çok BAE’yi, yani Muhammed bin Zayid’i kızdırdı. Mısır’ı ve Sisi’yi saymıyorum çünkü bugün Mısır demek, maalesef BAE ve Suudi Arabistan demek…

Hafter, UMH tarafından davet edilmesi sonrası Libya’ya müdahil olan Türkiye’ye karşı “cihad” ilan ederken, BAE’nin medyası ve sosyal medya trolleri Türkiye’nin “yayılmacı” stratejisi ve “Yeni Osmanlıcı” hayalleri gibi uydurma iddiaları, Suriye’den Libya’ya taşıdığı “radikaller” ve “Daeş gibi teröristlere verdiği destek” gibi yalan bilgileri İngilizce ve Arapça yaymaya başladı.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Rusya’da bir süredir savaşan Wagner Grubu’nu da Trablus’tan geri çekerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Libya’da ateşkes çağrısında bulunması sonrası, Hafter çok hızlı bir şekilde bu daveti reddetti reddetmesine ama sözünü geri alması kısa sürmedi. Hafter’in çarkı Putin’in Muhammed bin Zayid’le yaptığı telefon görüşmesi haberinin hemen ardından geldi. Ve bugün medyaya, ateşkes müzakeresi için Moskova’ya giden Hafter’in, anlaşmayı imzalamadan geri döndüğü haberi düştü.

Putin’in Muhammed bin Zayid’e ne söylediğini bilmiyoruz ama şunu bir kez daha altını çizerek söyleyebiliyoruz ki, Hafter diye biri yok, Muhammed Dahlan var, Abu Dabi var, BAE var. Özetle Libya’daki savaşın arkasında Hafter’e Dahlan aracılığıyla vekalet veren Muhammed bin Zayid var. Dolayısıyla, Hafter’i Moskova’dan döndüren Muhammed bin Zayid’drn başkası değildir. Rusya’yı karşısına almaya nasıl karar verdiğinin ipuçlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama ilk tahminimizi İsrail’den yana kullanabiliriz.

Ancak bugün her şeyden önemlisi, asker gönderme kararıyla caydırıcı gücünü ortaya koyan ve Rusya kaldıracıyla Libya’da oyun bozan bir Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan var. Daha şimdiden barışı isteyenler ve barıştan kaçanlar diye iki yeni saf oluştu bile. Bakalım Berlin Konferansı’nda neler göreceğiz?

Yorumlar
Diğer Yazıları