Gündem |

Latif Şimşek'ten sert Soner Yalçın yazısı

Gazeteci Latif Şimşek son yazısında Soner Yalçın'a yüklendi.

Gazeteci Latif Şimşek son yazısında Soner Yalçın'a yüklendi. Yalçın'ın referandum sürecinde algı operasyonu yürüttüğünü iddia eden Şimşek, yazısında Yalçın'ın iddialarına da cevap verdi.

İşte Latif Şimşek'in o yazısı...

Soner Yalçın sen ne ayaksın?

Soner Yalçın son günlerde işi gücü bıraktı referandumla ilgili algı operasyonlarına hizmet etmeye başladı.
Referandumdan “Hayır” çıkması için yapmadığı şaklabanlık kalmıyor.
Yalan söylüyor!
Tarihi çarpıtıyor!
Tarihe iftira atıyor!
18 Maddelik Anayasa Değişikliği`ni kafasına göre eğip büküyor!
Verdiği örnekler evlere şenlik.
Cumhurbaşkanı ölürse, yerine gelecek, seçilmemiş yardımcısı ülkeyi keyfine göre yönetecek, diyor. Cumhurbaşkanı ölürse, Başkan Yardımcısı`nın 45 gün içinde ülkeyi yeni bir seçime götürmek zorunda olduğunu bilmemesi mümkün değil. Ama dedim ya, kafa karıştıracak “hayır” eksenli algı operasyonlarının başrol oyunculuğuna soyunmuş asilzade!

Son yazısında Osmanlı`daki taht kavgalarını örnek vererek, “Evet” çıkarsa, Cumhurbaşkanlığı Sarayı`nda da benzer taht kavgaları yaşanacağını söylüyor. Bu safsatana kim inanır Soner Yalçın? Türkiye saltanatla mı yönetiliyor gafil? Kendin söylüyorsun, “Osmanlı`daki saltanat kavgalarını fırsat bilen Avrupa, Osmanlı`yı daha çok karıştırdı” diye.

Aslında taht kavgasının “hayır” çıkması durumunda kurulacak, 2-3-4 partili koalisyon hükümetlerinde yaşanacağını bal gibi biliyorsun. Daha dün, 28 Şubat sürecini hatırla! En büyük taht kavgaları senin “evet” dediğin mevcut sistemin getirdiği düzende yaşanmadı mı? Koltuğa oturmak uğruna seçilmiş Başbakan Erbakan`ı, taht uğruna darbeyle indirmediler mi? Tansu Çiller-Mesut Yılmaz-Demirel arasında yaşanan taht kavgalarını senden daha iyi kim bilir ki?

Şimdi tutmuş, koalisyonları tarihe gömecek bir sistemin, “Taht kavgası olmasın” diye yapılan düzenlemelerin, “taht kavgaları” getireceği yalanını söylüyorsun. Hem de hiç utanmadan!
Çık, delikanlıca muhalefet et! “Ak Parti ve Erdoğan`ı sevmediğim için ‘evet` e karşıyım” de.
“Evet çıkarsa, benim gibi ‘kapitososyalistler` iyice itibarsızlaşacak” diye, kendini yırttığını itiraf et. Kendine sakallı ve gözlüklü bir gizem vermekle, yazdığın algı yüklü safsataları kimsenin sorgulamadığını zannetme Soner Yalçın! Sen ve senin gibi Osmanlı düşmanlarının ağzından bugüne kadar bir kere, “Osmanlı da şunu güzel yaptı/yapmış” cümlesini duymadım/duymadık. Tamam, Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığınızı anlıyoruz da, bu düşmanlığa Osmanlı`yı alet etmeye bir son verin. Çünkü bunu yaptıkça batıyorsunuz, Bu milletin en az yüzde 80`i Osmanlı`nın torunu olmaktan gurur duyuyor. Siz ise, zulüm, din düşmanlığı, diktatörlük dolu bir dönemin ürünü olmakla övünüyorsunuz.
Sana niye ‘kapitososyalist` diyorum, biliyor musun? Siz bir zamanlar, komün yaşamını savunan, proletaryanın iktidarına inanan, hiçbir şeye sahip olmayan samimi solculardınız. Sonra, parayla ve güçle tanıştınız. İşler değişti ama ne değişti. En güzel arabalara siz binmeye, en lüks villalarda siz oturmaya başladınız. Halk Tv`yi ele geçirmeye çalışman da komün hayatına katkı ve proletaryayı iktidara getirmek içindi değil mi? Bak Soner Yalçın, biraz delikanlı ol.

Ak Parti`ye ve Erdoğan`a muhalif olduğu için gazetecilerin tutuklandığı yalanını sen ve bütün saz arkadaşlarınız yazarken, hiç yüzünüz kızarmadı! Demediniz ki; “Ak Parti`ye, Erdoğan`a en acımasız muhalefeti biz yapıyoruz. (Soner Yalçın, emin Çölaşan, Uğur Dündar, Rahmi Turan v.s) Ama bugüne kadar hiç birimiz tutuklanmadık, gözaltına alınmadık. Eğer muhalefet edenler tutuklansaydı, bizim de başımıza bir iş gelmesi gerekirdi!,Oda Tv Davası`nı hükümete rağmen açan ve seni hapse atan FETÖ`cüleri söyleme sakın. Bu iktidar, FETÖ`ye savaş açmasa hala hapisteydin.
Soner Yalçın güçlü bir kalemin var. Vicdan azabı çektiğin dönemlerde, doğruları yazabiliyorsun.
Abuk-Subuk örneklerle, insanların kafasını karıştırdığını sanıyorsan yanılıyorsun. Yazıların, zaten şartlı bir refleksle “hayır” vermeye programlanmış olanlara hitap ediyor. Cemal Gürsel örneğini verip, felç geçirince 7 ay Türkiye`nin yeni Cumhurbaşkanını seçemediğini yazıp, kendi ayağına sıkmışsın. Yeni sistemde ne oluyor biliyor musun? Böyle bir durumda Türkiye 45 gün içinde seçime gidiyor. 45 gün içinde Türkiye`yi seçime götürmek sadece başkan yardımcısına verilen bir yetki değil. TBMM de alacağı bir kararla, Cumhurbaşkanı`nın görevine son verip, seçimleri yenileyebiliyor.
“Diktatörlük” diyorsun yeni sisteme. Bir kişinin en fazla iki dönem (ABD de öyle) görev yapabileceği bir sistemde, diktatörlükten nasıl edebilirsin? Özgür seçimlerin ve özgür parlamentonun olduğu, muhalefet partilerinin olduğu bir ortamda diktatörlük türküsünü söylemenizin tek sebebi var; Yapılacak ilk seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan`ın yeniden Cumhurbaşkanı seçileceğine olan inancınız/korkunuz. Eğer bu millet Erdoğan`ı sevmeye ve O`nu Cumhurbaşkanı seçmeye devam ederse elinizden ne gelir ki Soner Yalçın? Yani, kusura bakma ama, korkunun ecele faydası yok!
Hadi Soner Yalçın!
Biraz delikanlı ol, istersen yaparsın…