online visitors
10 Temmuz 2020
21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
18 dk
Güneş'e kalan süre
İmsak 03:38 Güneş 05:34 Öğle 13:15 İkindi 17:13 Akşam 20:45 Yatsı 22:32
Popüler Haberler

Lâ Galibe İllâllah ne demek? Kimin sözü?

Sanat tarihimiz açısından çok önemli önemli 3 eser Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Katar Emiri El Sani ve iki ülke maliye bakanlarının Beştepe'de yemek yediği salonda, göze çarptı. Eserlerin arasında yer alan ''Lâ Galibe İllâllah'' yazısının ne anlama geldiği herkes merak etti. Peki, ''Lâ Galibe İllâllah'' ne demek? Tüm detaylarıyla haberimizde...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri El Sani ve iki ülke maliye bakanlarının Beştepe'de yemek yediği salonda, Türk Hat Sanatı'nın tarihimiz açısından çok önemli 3 eseri göze çarptı. Beşiktalı Nuri Efendi'nin eserlerinden biri olan ''Lâ Galibe İllâllah'' yazısının ne anlama geldi merak konusu oldu. Peki, ''Lâ Galibe İllâllah'' ne demek? Tüm detaylarıyla haberimizde...

''Lâ Galibe İllâllah'' ifadesi ''Allah'tan başka galip yok'' anlamına gelmektedir.

BEŞİKTAŞLI NURİ EFENDİ

Hacı Mehmet Nuri Efendi 1285 /1865’te Ortaköy’de dogmustur. Kırk günlük iken Besiktas’a getirildigi ve ömrünün sonuna kadar orada yasadıgı için “Besiktaslı” namı ile anılmıstır. Besiktas’ta Abbas Aga Sıbyan Mektebi’nde okuduktan sonra Besiktas Mülki Rüsdiye Mektebi’ne devam edip diploma aldı. On bes kurus maasla girdigi Adliye Temyiz Ceza Mahkemesi Kalemi’ndeki görevi kısa sürmüstür. Babasının ölümü üzerine köyüne gitmis ve orada isleri düzene koymak için iki yıl kadar kalmıstır. Bu suretle mahkemedeki görevini terk etmistir. Besiktaslı Nuri Efendi, Zeki Dede’den Ta‘lîk dersi almıstır. Sülüs ve Nesih yazısının ilk önce Rüsdiye Mektebinde Hattat Alâeddin Bey talebelerinden Süleyman Efendiden, daha sonra 1882’de Zülüflü Baltacılar İmamı, Sevki Efendi talebesinden Nevsehirli Hoca Osman Efendi’den, 1883’de Alâeddin Bey’den Sülüs ve Nesih dersleri almıstır. Alâeddin Bey hastalanınca Muhsinzâde Abdullah Bey’e intisap ederek haftada iki defa olmak üzere on sekiz sene devam ederek icazet almıstır. Muhsinzâde hattat olarak kendisini çok begenirdi. Birgün Abdullah Bey, üç oglu ve Nuri Efendi ile yemek yerlerken ogullarına hitaben “Siz neslimden geldiniz. Nuri eserimden geldi. Benim namımı yasatacak olan odur” demistir. Hacı Nuri Efendi, Besiktas’ta Mektebi Hamid’nin Sülüs ve Nesih hocası idi. 1908’de Mekke’ye giderek hac farizasını yerine getirmis, dönüşte bir buçuk sene kadar Mısır’da kalarak hat dersleri vermistir. İstanbul’a döndügünde Medresetü’l- Hattatin Sülüs ve Nesih hocalıgına tayin edilmistir. Harf İnkılâbı’ndan bir müddet sonra da Güzel Sanatlar Akademisi’nde yazı hocalıgı yapmıstır. Aynı zamanda dini musiki ile de mesgul olan ve yorumu güzel olan Nuri Bey bazı besteler yapmıstır. Uzun sureli bir rahatsızlık sonrası Besiktas’taki evinde 1371 /12 Eylül 1951’de vefat etmistir ve Yahya Efendi Türbesi Haziresi’ne defnedilmistir. Nuri Efendi, birkaç Kur’an-ı Kerim, Evrad, Hilye-i Serife, dua kitapları ve levhalar yazmıstır. Kastamonu’da Saban-ı Veli Dergâhındaki ve Bakırköy Kartaltepe Camii’nin kubbesindeki yazılar onundur. Bunun gibi pek çok yerde kitabeleri vardır.

UZUN YILLARDIR DEPODAYDI

Habertürk'te yer alan habere göre; Cumhurbaşkanlığı’nda Atatürk döneminden itibaren Osmanlı devrine ait çok sayıda obje ve bu arada zengin bir hat koleksiyonu toplanmış, uzun seneler depolarda tutulan bu eserler birkaç yıl önce elden geçirilmiş ve Cumhurbaşkanlığı’nın Beştepe’ye taşınmasının ardından eserlerin Külliye’de teşhirlerine başlanmıştı.

HAT SANATI 

Hat kelime manası olarak, yazı ve çizgi manalarını taşımaktadır. Biraz daha ayrıntılı açıklayacak olursak: Belirlenmiş olan estetik kurallara bağlı kalarak yazı yazma sanatı olarak ta açıklanabilir.

Hat kelimesinin yanına sanatta eklenince yani Hat Sanatı denilince de Güzel Yazı anlamına gelmektedir. Bir nevi görsel sanat türü olarak ta tanımlayabiliriz. Hat Sanatının asıl ismi ya da ilk isminin Hüsn-i Hatt olduğunu da söyleyebiliriz. Batı kültüründe bizim Hat Sanatının karşılığı da kaligrafi olarak adlandırılmaktadır. Batı kültürü kaligrafiye bizim kadar yani İslam Toplumu kadar önem vermemektedir. İslam Topluluğunda nüfusun tamamı tarafından beğeni ile takip edilen Hat Sanatı, bu sanatı icra eden veya etmeyen herkes tarafından büyük ilgi ile izlenmektedir. Hat Sanatını gerçekleştiren ustalar eserlerinde ruhlarının yansımasını resmederler. İçlerinden gelen güzellikleri, duyguları, düşünceleri kalem ile kâğıtta bir araya getirirler.

 

Günün Videosu
Yorumlar