18 Ağustos 2019
26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
22 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 04:33 Güneş 06:09 Öğle 13:13 İkindi 17:01 Akşam 20:07 Yatsı 21:36
İzzet Çapa

İzzet Çapa

Kurmak istemediğim cümleler kurduracak içimdeki öfke korkarım bana...

Karanlık, kapkaranlık cümleler kurmuş birileri…

Okurken gözlerin kanıyor, insan olmaya dair ne kadar değer varsa yerle bir; kelimelerin arasından pislik, irin, cerahat ırmakları akıyor…

Bir anda haberim – haberimiz oldu bütün bunlardan; bir anda çarpıverdi gerçeğin o trajik – acı tokadı suratımıza…

Ve fakat yıllardır dolaşıyormuş meğer bu cehennem zebanisi harfler ortalıkta; üstelik kitap – roman – sanat – edebiyat kisvesinde…

Nasıl olur da bir okuyan ses etmez, nasıl olur da kimse buradaki akıl – izan – vicdan tutulmasına işaret etmez?

İnanmak zor ama etmemiş…

Karanlık çağlardan kalma bir insan kurbanı ayini misali, iş ayyuka çıkıncaya kadar kimseler bağırıp, isyan etmemiş…

Yazan nasıl yazmış, basan hangi şuurla basmış, okuyan bu satırları, sayfaları nasıl görmemiş de atlamış?

Yoksa…

Kurmak istemediğim cümleler kurduracak içimdeki öfke korkarım bana…

İyi de bunlara bandrol verenler, basılıp – yayınlanmasına müsaade edenler?

Yegane işi böyle şeylerin çoğalmasını engellemek olan o koca koca adamlar neredeler?

Sonra küçücük bebeklerin korku filmlerinde bile olmayan hikayelerini izliyoruz ekranlarda içimiz parçalanarak…

Ayşe’ler, Ecrin’ler, güzeller güzeli melekler…

Şimdi size bu satırları yazarken televizyonda açık haberler.

Serbest bırakılmış o kitabın yazarı, yayıncısı…Hiç bu kadar utanmamıştım insanlığımdan, hiç bu denli yabancılaşmamıştım yaşadığım ülkenin hukukuna, yasasına, kanununa… Her kim varsa bunu görüp de susan, olaya el koyup durdurmayan, hesabını sormayan ona öfkem, bütün kinim, sitemim ona…

Kurmak istemediğim cümleler kurduracak içimdeki öfke korkarım bana…

Diğer Yazıları