19 Kasım 2018
19 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
34 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 06:20 Güneş 07:49 Öğle 12:55 İkindi 15:27 Akşam 17:50 Yatsı 19:13
Erdem Uygan

Erdem Uygan

Kur’an’da oruç ibadeti

Erdem Uygan: Oruç ayı geldiğinde her birimizin aklına pek çok soru takılır. Gerçekte bu soruların tamamı Allah’ın Kitabı’nda cevaplanmıştır

Ay takvimindeki 12 aydan biri olmasına rağmen, adı söylendiğinde dünya üzerindeki herkesin, sadece yılın bir ayını kastetmediğimizi anladığı tek aydır Ramazan. Zira Yüce Allah’ın yerine getirilmesini farz kıldığı, her biri insanlıkla yaşıt ibadetlerden biri bu ay boyunca yerine getirilir. Oruç ayı geldiğinde her birimizin aklına pek çok soru takılır. Gerçekte bu soruların tamamı Allah’ın Kitabı’nda cevaplanmıştır. Oruç ibadetiyle ilgili Kur’an’da yer alan tüm ayetler dikkatle okunursa akıllarda cevaplanmamış bir soru kalmayacaktır. O halde biz de öyle yapalım ve Ramazan orucundan bahseden ayetleri dikkatle okuyarak ayetlerden öğrendiklerimizi sıralayalım:

Bakara Suresi 183. Ayet:

Ey inanıp güvenenler! Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı ki kendinizi koruyasınız.

1. Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı: Ayette oruç ibadeti الصيام (es-sıyâm) şeklinde belirlilik takısı ile kullanılmaktadır. Bu durum oruç ibadetinin herkes tarafından bilindiğini gösterir. Nitekim ayetin tamamından da orucun önceki ümmetlerde de aynı şekilde tutulduğu ve farz bir ibadet olduğu net bir biçimde anlaşılmaktadır.

2. Ki kendinizi koruyasınız: Oruç insanı koruyan bir ibadettir. Allah’ın oruç tutma emrini yerine getiren bir kimse aynı zamanda kendini korumuş olmaktadır. Bu korumanın hem maddi hem manevi olması gerekir. Diğer bir deyişle oruç tutan kişi, Allah’ın bir emrini yerine getirmekle manevî olarak korunduğu gibi bedensel bir ibadet olması sebebiyle sağlığını da korumuş olmaktadır.

Bakara Suresi 184. Ayet:

(Size yazılan oruç) sayılı günlerde tutulur. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Orucu tutabilecek olanların bir çaresizi doyuracak kadar fidye (fitre) vermesi de gerekir. Kim bir iyiliğin fazlasını yaparsa onun için iyi olur. Oruç tutmanızın ne kadar iyi olduğunu bilseniz, (hasta ve yolcu olmanıza rağmen) tutarsınız.

3. (Size yazılan oruç) sayılı günlerde tutulur: Oruç ibadeti başı sonu belli olan sayılı günlerde yapılan bir ibadettir. Bu günler sayılı olduğuna göre oruç tutulacak gün sayısı kişinin kendisine bırakılmamış, Allah tarafından belirlenmiş demektir. Nitekim 185. ayette bu sayılı günlerin Ramazan ayı olduğu belirtilmektedir.

4. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun: Hasta veya yolcu olan kişi için oruç tutmama ruhsatı vardır. Eğer kendisi isterse oruç tutmayabilir. Hitap direkt olarak hasta ve yolcu olan kişiye yönelik olduğundan, hastalık veya yolculuk durumu orucu tutmayacak ya da bozacak kişinin kendisinin vereceği bir karardır. Bir kişinin hasta ve yolcu olduğunu en iyi kendisi ve Allah bilir. Kimseden onay alması gerekmez.

5. Tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun: Hasta ve yolcu olup orucunu tutmayan ya da bozan kişi daha sonra diğer günlerde tutacağına göre demek ki orucun tutulması gereken günler bellidir ve bilinmektedir. Bu yüzden “diğer” günler ifadesi kullanılmıştır. Oruç tutulması gereken “asıl” günler belli olacak ki bunun dışındakilere “diğer günler” denilebilsin. Yani birilerinin iddia ettiği gibi oruç Ramazan dışında belli mevsimlere sabitlenemez. Hastalık ve yolculuk hali dışında başka günlerde tutulamaz.

6. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa: Hastalık ve yolculuk hali dışında oruç tutmamayı gerektirecek hiçbir mazeret yoktur.

7. Orucu tutabilecek olanların bir çaresizi doyuracak kadar fidye (fitre) vermesi de gerekir. Kim bir iyiliğin fazlasını yaparsa onun için iyi olur: Hasta veya yolcu olduğu günlerin orucunu Ramazan sonrasına erteleyen kişiler de dahil olmak üzere oruç tutmaya gücü yeten herkes ayrıca bir çaresiz kişiyi doyuracak kadar fidye verir. Bu fidye bir kez verilir ve oruca gücü “yeten” herkes verir. Dolayısıyla tutulamayan günler adedince fidye vermek diye bir şey yoktur. Zaten hastalık ve yolculuk hali dışında oruç tutmamak diye bir şey de yoktur. Bu fidyenin miktarı bir çaresizi doyurma miktarından daha fazlasına çıkarılabilir, kişinin kendi imkanına ve isteğine bağlıdır.

8. Oruç tutmanızın ne kadar iyi olduğunu bilseniz, (hasta ve yolcu olmanıza rağmen) tutarsınız: Hasta ve yolcuyken dahi oruç tutulursa bunun daha iyi olduğu kesindir. Ancak istenirse sonradan tamamlamak kaydıyla tutulmayabilir veya bozulabilir.

Bakara Suresi 185. Ayet:

(Sayılı günler) Ramazan ayıdır. İnsanlara rehber olan ve rehberin açıklayıcı âyetlerinden oluşan Kur’ân’ın, o Furkan’ın indirildiği aydır. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bunlar, sayıyı tamamlamanız, (orucun bittiği gün) sizi buna yöneltmesine karşılık (Bayram namazında) Allah’ın yüceliğini seslendirmeniz ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir.

9. (Sayılı günler) Ramazan ayıdır. İnsanlara rehber olan ve rehberin açıklayıcı âyetlerinden oluşan Kur’ân’ın, o Furkan’ın indirildiği aydır: Önceki ayette geçen sayılı günler ifadesinin Ramazan ayı olduğu görülmektedir. Kur’an bu ayda Alâk Suresi’nin ilk beş ayetiyle indirilmeye başlanmıştır.

10. Sizden kim o ayı yaşarsa, oruçlu geçirsin: Ramazan ayını yaşayan herkes onu oruçlu geçirmek zorundadır. Yani oruç ibadeti tüm Ramazan ayını kapsayan bir ibadettir. Hastalık ve yolculuk dışında bu ayda oruca niyet etmemek gibi bir özgürlük yoktur. Tüm Ramazan’ı oruçlu geçirmeyen kişi oruç ibadetini yerine getirmiş olmaz. Dolayısıyla tüm diğer günahlar gibi bunun için de tevbe etmelidir.

11. Kim de hasta yahut yolculuk halinde olursa, o günlerin sayısı kadar diğer günlerde oruç tutsun. Bunlar, sayıyı tamamlamanız..: Hasta ve yolcu oruç tutmadığı günler sayısınca daha sonra tutmalıdır. Bu Allah’ın eksik günleri tamamlayabilmeleri için o kişilere verdiği bir ikram ve sağladığı bir kolaylıktır. Eksiği tamamlamaktan bahsediliyor olması ancak tüm Ramazan oruçlu geçirilince oruç ibadetinin tamamlandığının diğer bir delilidir.

12. (orucun bittiği gün) sizi buna yöneltmesine karşılık (Bayram namazında) Allah’ın yüceliğini seslendirmeniz ve ona karşı görevinizi yerine getirmeniz içindir: Ramazan ayının sonunda bayram namazında getirilen tekbirler ayetin bu bölümünün hükmüdür.

Bakara Suresi 187. Ayet:

Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişki size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah kendinize ihanet ettiğinizi bildi de yüzünüze baktı ve sizi affetti. Artık onlarla birleşebilirsiniz. Allah’ın sizin için yazacağını (çocuk sahibi olmayı) isteyin. Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için; sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâf halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, onlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini korusunlar.

13. Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişki helal kılındı: Bu ayete kadar orucun nasıl tutulacağı tanımlanmamıştır. Çünkü ilk okuduğumuz ayette “Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı” denilerek orucun zaten bilindiği ve önceki ümmetlerce de uygulandığı vurgulanmıştır. Bu ayetten itibaren oruç ibadetinde bir değişikliğe gidildiği için tüm ibadet tarif edilmiştir.

14. Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişki size helal kılındı: O değişikliğin oruçlu geçirilen günlerin gecelerinde imsak vaktine kadar eşlerle cinsel ilişkiye girilebilme olduğu demek ki öncesinde bunun mümkün olmadığı görülmektedir.

15. Allah kendinize ihanet ettiğinizi bildi de yüzünüze baktı ve sizi affetti. Artık onlarla birleşebilirsiniz: Oruçta bu yeni düzenleme gelmeden önce müslümanların geceleri eşleri ile ilişkiye girme konusunda zayıflık gösterdikleri ve dolayısıyla oruçlarını bozdukları anlaşılmaktadır. Böylece oruç burada tarif edilen son halini almış ve iftardan sonra imsak saatine kadar yeme, içme ve cinsel ilişki serbest bırakılmıştır.

16. Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için: İmsak vaktinin özel bir vakit olduğu yapılan tariften anlaşılmaktadır. Bu vakitte doğu ufkunda üstte beyaz bir aydınlık hattı çizgi halinde, altta ise siyah bir karanlık hattı çizgi halinde oluşmalıdır. Bu hatlar oluşana kadar yeme, içme ve cinsel ilişki serbesttir.

17. Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için: “Size göre” ifadesinden ufukta oluşan bu görüntünün herkes tarafından her koşulda tesbit edilebilecek bir görüntü olması gerekir. Yine bu ifadeden, hiçbir kurumun sözüne uymanın gerekli olmadığı ve kurumlara güvenilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Kurumların sözü bizi bu konuda Allah’a karşı sorumluluktan kurtarmaz.

18. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın: Orucun tamamlandığı saat Arapça’da güneşin batması ile başlayan “gece” vaktidir. Yani güneş batar batmaz oruç açılır.

19. Fecrin olduğu tarafta, ak çizgi kara çizgiden size göre tam seçilinceye kadar yiyin, için: İmsak vaktine kadar yiyin için dendiğine göre oruç tutarken yapılan şey yeme ve içmeyi kesmektir. Ayetin başından da eşlerle ilişkinin kesilmesi gerektiğini görmüştük. O halde orucu bozan şeyler yeme, içme ve cinsel ilişkidir. Bunlar evrensel ve fıtrî eylemlerdir. Yani herkes neyin yeme, içme ve cinsel ilişki olarak anıldığını bilir. Basit bir kaç örnekle; kimse iğne yaptırmaya, burun spreyi sıkmaya, diş çektirmeye yeme, içme demez. Dolayısıyla bu ve benzeri fiiler orucu bozmaz. İlke, yapılan eylemin yeme, içme ve cinsel ilişki olup olmadığının değerlendirilmesidir.

20. Mescitlerde itikâf halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin: Mescitlerde itikâfa girmek de Kur’an’da yeri olan önemli bir ibadettir. İtikâf esnasında eşlerle ilişki yasaktır.

21. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, onlara yaklaşmayın: Tüm bu ayetlerde Ramazan ve oruç ile ilgili bu sayılanlar Allah’ın sınırlarıdır. Ne vakitleri, ne günleri ne de şartları konusunda bu sınırları değil aşmak, onlara yaklaşmak bile düşünülemez.

22. Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar ki kendilerini korusunlar: Ayetlerini bizzat Allah açıklamıştır. Oruçla ilgili en ince ayrıntısına kadar tüm detaylar ve akla gelebilecek her sorunun cevabı bu ayetlerle verilmiştir.

Bize düşen oruç ibadetini Allah’ın bizden istediği şekilde yerine getirmek, Ramazan ayını Rabbimizin emirlerine uygun olarak geçirmektir. Herkese Allah’ın bu emirlerine uygun bir şekilde geçirecekleri huzurlu bir Ramazan ayı dilerim. Ramazan boyunca Fıtrat TV youtube kanalımızda hafta içi her akşam 19:00’dan itibaren değerli konuklarla yayında olacağımızı da belirtelim. Fıtrat TV’yi https://www.youtube.com/channel/UCTd9zefnNteNAgloqTtTjVw adresinden izleyebilirsiniz.

Erdem Uygan

 

 

Diğer Yazıları