Kraldan çok kralcı olmak

Yazı başlığımızdaki deyim hepimizin malumudur. Bunu neden söyledim?

Değerli okuyucularım bu alandan ekonomimizin zorlu bir süreçten geçtiği kritik dönemde Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal ve bürokratlarının, toplumda hemen hemen herkesi ilgilendiren ve özellikle mükelleflere yönelik pek çok teşvik yasalarını hayata geçirmeyi başardıklarını ve çok başarılı işlere imza attıklarını dile getirdim. Her yapılan olumlu işleri takdirle ifade ettim.

Vergisel anlamda sorunlu konuları veya eksiklikleri de bu alandan sizlerle paylaştım. Gündeme getirdiğimiz pek çok konunun daha yazımızın mürekkebi kurumadan torba yasalarla çözüme kavuşturulması ayrıca takdire şayandır.

Ancak geçtiğimiz günlerde Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü tarafından; 2016 Aralık ayına ait sigorta primlerinin 2016 yılı kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı şeklinde mukteza verilmiştir.

OLAY NEDİR

Hepimizin malumu olduğu üzere; ülke ekonomisinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle işverenlerin istihdam üzerindeki yükü hafifletmek ve belirli bir süre için prim bedellerinden vazgeçerek finans desteği vermek amacıyla, 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun (Torba Kanun) 28 inci maddesinde;

“2016 yılı Aralık, 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta prim tutarlarını, sırasıyla 2017 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları içerisinde Kurumca belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılır.”

şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenleme neticesinde kamu oyunda söz konusu uygulamaya istinaden ertelenen 2016/Aralık 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta primlerinin geçici vergi ile gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde gider olarak indirime konu edilip edilemeyeceği konusu tartışılmaya devam ediyordu.

HATALI KARAR

Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü tarafından ödemesi ertelenen SGK primlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı konusunda 11.04.2017 tarih ve 18008620-125[2017-721-1]-16071 sayılı özelgede;

“Aralık 2016 dönemine ilişkin sigorta primlerinin 2017 takvim yılının Ekim ayında ödenmesi mümkün olsa da, 5510 sayılı Kanunun geçici 72 inci maddesi ile yapılan düzenlemeye ve 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde Aralık ayına ilişkin primler ancak ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabileceğinden, 2017 yılı Ocak ayı içinde ödenmeyen 2016 Aralık ayına ait sigorta primlerinin 2016 yılı kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.”

şeklinde bir görüş bildirmiştir.

Kanaatimize göre bu görüş hatalı ve 6770 sayılı kanunla yapılan düzenlemenin ruhuna ve hukuka aykırıdır.
Zira yukarıda belirttiğimiz üzere torba kanun ile yapılan erteleme neticesinde sözü edilen primler bu tarihlerde ödenmiş olması halinde; süresinde ödenmiş sayılır, ifadesiyle ödeme yerine geçen ifade kullanılmıştır. Kanun bu kadar açık iken kanuna aykırı mukteza teşekkül edilmiştir.

Ayrıca vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesi;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.

87 nci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yükümlüler, her aya ait primleri ilgili ayı takip eden ayın sonuna kadar kuruma öderler.

Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz.” şeklindedir.

Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü tarafından verilen özelgede baz alınan 174 nolu gelir vergisi genel tebliğinde ise bu konu aşağıdaki şekilde yer almaktadır.

“C – SSK PRİMLERİNİN GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN GİDER YAZILMASI:

8.12.1993 gün ve 21782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3917 sayılı Kanunla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun bazı hükümleri değiştirilmiştir.

506 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden, bu kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." denilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında da "Kuruma ödenmeyen prim Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılmaz." hükmü yer almıştır.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde, ticari kazancın tespitinde, işverenlerce hizmet erbabı için ödenen SSK primlerini gider olarak indirileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.

Ancak, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereğince bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden, Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabilecektir.”

Ancak, 6770 sayılı yasanın 28. maddesi ile getirilen düzenlemede ise şu şekildedir.

“GEÇİCİ MADDE 72- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinden, 2016 yılı Aralık ayı için geçici 68 inci, 2017 yılı Ocak ve Şubat ayları için geçici 71 inci madde kapsamında Hazine katkısına müstahak olanların, anılan maddeler uyarınca Hazine katkısı hesabında ilgili aylarda dikkate alınacak prim ödeme gün sayısının günlük 60 TL ile çarpımı sonucu bulunacak sigorta primine esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak 2016 yılı Aralık, 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta prim tutarlarını, sırasıyla 2017 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları içerisinde Kurumca belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılır.

Bu maddenin uygulamasında, 2016 ve 2017 yılı içerisinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerleri için sigorta primlerini yasal süresinde ödeme şartı aranmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”

Bu maddede yer alan “Kurumca belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılır.” düzenlemesi bu primlerin dönemlerinde gider yazılması için başkaca yoruma mahal vermeyecek derecede açıktır.

Hal böyle iken konu çok net iken böyle bir karar verilmiş olması hatalıdır.

ZAMANLAMASI MANİDAR

Bilindiği üzere 16 Nisan 2017 Pazar günü referandum söz konusudur. Ayrıca 2016 yılı Kurumlar Vergisi Beyanı ise 25 Nisan 2017 tarihinde verilecektir. Bu kadar kritik bir süreçte böyle hatalı karar zamanlaması bakımından da ayrıca düşündürücüdür.

Mükelleflerin neredeyse tamamı Aralık 2016 döneminde 6670 sayılı Kanun kapsamındaki SGK Primlerini gider yazdılar. Bahsi geçen mukteza ile bu haktan mükellefleri mahrum bırakmak ve mağdur etmek hem hakkaniyete uygun değil hem de yasal değildir.

Hükümetin mükelleflere finansal olarak destek amaçlı çıkarılmış 6770 sayılı yasa, bahse konu edilen yönüyle destek yerine adeta köstek olmuştur.

Maliye Bakanlığı bu konuda ivedilikle bir açıklama yaparak hatalı durumu düzeltmelidir. Bakanlığın bugüne kadar olduğu gibi, bu konuda da doğru karar vereceğinden hiç kuşkum yok.

SON SÖZ

Hayatta değerli olan hiçbir şey mücadelesiz kazanılmaz.
( H. Jackson Brown)

Diğer Yazıları