Sağlık

Kovid-19 sıkıntısı çenemizi vurdu, son bir yılda Bruksizm vakaları arttı!

Koronavirüs pandemisi nedeniyle 1 yılı aşkın süredir hayatımız evlerde geçiyor. İşlerimizi, okulumuzu, alışverişimizi dahi evlerimize taşıdık. Bu durum pek çoğumuzda stres ve sıkıntı düzeyini artırırken stres etkeni son bir yılda diş kliniklerine çene sıkması ve diş gıcırdatma şikayetleri nedeniyle başvuruların artmasına neden oldu.

Diş Hekimi Dr. Engin Aksoy, “Çene sıkması, diş gıcırdatma gibi sorunlar stresi sever. Üzerimizdeki stres yükü yükseldikçe genetik yatkınlığında etkisiyle vücudumuz bunun bir dışavurumu olarak “bruksizm” dediğimiz çeneyi sıkmaya, dişleri gıcırdatmaya başlar. Toplum üzerinde genel olarak büyük stres etkeni olan koronavirüs ortadan kalkmadığı için bruksizme yönelik uyguladığımız tedavi süreçlerini de etkiliyor” uyarısında bulundu.

KORONAVİRÜS STRESİ

Kovid-19’un Türkiye’de ilk görülmeye başladığı tarihten bu yana dünya ile eş zamanlı daha önce benzeri yaşanmamış bir sürecin içinden geçtik ve geçiyoruz. Evlerimize kapandık, okulumuzu-işimizi evimize taşıdık. Eskiden yaşadığımız sosyal hayatı özlemenin yanı sıra dört duvarlar arasında yeni bir yaşam stili oluşturmaya başladık. Bu yaşam stilini ruhumuzun, özellikle de dişlerimizin pek sevdiğini söyleyemeyiz.

Koronavirüsün diş sağlığını doğrudan etkilemediğini söyleyen Diş Hekimi Dr. Engin Aksoy, “Burada dolaylı olarak etkilenme söz konusu. Neden çünkü; kaygı, stres, korku gibi duygular üst noktaya çıktığında vücudumuz bu duyguları istemsiz davranışlarla dışarı yansıtıyor. Bunlardan biri de “bruksizm” olarak adlandırılan çene sıkması, diş gıcırdatma davranışıdır. Kişiler dişlerini sıktığının farkında olmaz çoğu zaman. Diş sıkma eylemi genellikle gece uykusu sırasında gerçekleştirilir. Saatlerce süren bu eylemin ardından sabah kalkıldığında şiddetli çene ağrısı ortaya çıkar. Maalesef hastalarımız çene ağrısını da sıklıkla diş sıkma eylemine yormadığı ve beklemeyi tercih ettiği için tedaviye ulaşma süreleri oldukça uzar” diye konuştu.

HASTALAR DİŞ HEKİMİNE GİTMEK YERİNE AĞRI KESİCİLERE YÖNELİYOR

Bruksizm sendromunda hastaların sıklıkla yaptığı hatalara değinen Diş Hekimi Dr. Engin Aksoy,

“Uzun süreli diş sıkma eylemi çene ağrısının yanı sıra baş ve boyun ağrılarına da neden olur. Hastalarımız çene sıkma eyleminin farkında olmadıkları ya da kime başvurulacağını bilmedikleri için çoğu zaman diş hekimine gitmek yerine ya ağrı kesicilere yükleniyor ya da nöroloji kliniklerine başvuruyor. Hekim arkadaşlarımız yapılan detaylı incelemelerde bruksizmi fark edip biz diş hekimlerine yönlendiriyorlar” dedi.

Bruksizm hastalarında yaşanan bir diğer problemin dişler üzerindeki aşınma ve kırılma olduğunu belirten Dr. Engin Aksoy, “İstemsizce sıkarak ya da gıcırdatarak çenenize ve dişlerinize tonlarca ağırlıkta kuvvet uygulamış oluyorsunuz, bu durumun yıllar sürdüğünü düşünürsek siz fark edene kadar ki süreçte dişlerde kırılmalar, aşınmalar ortaya çıkıyor” diye konuştu.

BRUKSİZM'DE İKİ AŞAMALI TEDAVİ UYGULANIYOR

Düzenli diş hekimi kontrollerinin bruksizmin erken dönemde tanısının konmasında en büyük etken olduğunu belirten Diş Hekimi Dr. Engin Aksoy, “Dişlerdeki bruksizm belirtilerini biz diş hekimleri muayene sırasında fark edebiliyoruz. Dolayısıyla 6 ayda bir yapılan diş kontrolleri bu anlamda büyük önem taşımakta. Hastaya tanı konulduktan sonra tedavide iki aşamalı bir yol izliyoruz. Bunlardan birincisi masseter botox uygulamasıdır. Yüzdeki çiğneme kaslarından biri olan masseter kasına botoks uygulanır. Bu sayede hastamızın çenesi üzerinde istemsizce uyguladığı baskı sona erdirilir. Masseter botox uygulamasının 4 ila 6 ayda bir tekrar edilmesi gerekebilmektedir. Bruksizme yönelik değerlendirdiğimiz tedavilerden bir diğeri de gece plağı ya da silikon dişlik olarak adlandırılabilir. Hastalarımız diş sıkma eylemini genellikle gece uyku sırasında gerçekleştirdiği için kişiye özel hazırlanan dişlik ya da plaklar gece takılır, sabah çıkarılır. Genellikle 2 yıl süreyle kullanılabilen bu plaklar sayesinde hastamızın dişlere uyguladığı baskının şiddeti azaltılır. Hastamızın istekleri de göz önüne alınarak tedavide botox ya da gece plağı ayrı seçenekler olarak değerlendirilebileceği gibi eş zamanlı olarak da kullanılabilir. Bizim için en ideal tedavi yöntemi botox ve gece plağını kombine edip uygulamak en ideal tedavi yöntemidir” dedi.