Gündem

Korona tablosu ağırlaşırken Dilipak'tan 'namaz' çıkışı

İngiliz varyantı koronavirüs Avrupa genelinde tüm normalleşme süreçlerine balta vururken, yaklaşan ramazan ayı da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bu yıl da koronavirüsün gölgesinde geçecek ramazan ayına ilişkin tedbirleri değerlendirdi. Dilipak, "İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum" diyerek durumu eleştirdi.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, “Teravih namazı, fetva ve maslahat” başlıklı yazısında, Diyanet'in teravih namazının, koronavirüs nedeniyle camilerde değil evlerde kılınması kararını eleştirdi.

AK Parti kongrelerini hatırlatan Dilipak, “Parti kongresi yapılıyor, ama cemaatle namaz kılınamıyor. İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum” dedi.

Dilipak’ın yazısında teravih namazıyla ilgili bölümü şöyle:

"Hay Allah, Ayasofya’da terâvih namazını Boynukalın hocanın arkasında kılma planı yapanlar vardı! Ama olmadı. Birileri ondan ve onun mesajlarından rahatsız oldu. O da geldiği gibi gitti. Onun yerine gelecek olanın, yerini doldurması kolay olmayacak. Kudüs’te Doğuş ve Kıyamet kiliselerinin anahtarı hâlâ bizde ama, Ayasofya’nın anahtarını eline verdiğimiz zatın elindeki anahtarı koruyamadık!

"BAYRAM NAMAZI NE OLACAK BİLMİYORUM"

 Bu Ramazan’da cemaatle terâvih namazı kılınamayacak olması, mütedeyyin insanlar arasında üzüntüye sebeb oldu. Parti kongresi yapılıyor, ama cemaatle namaz kılınamıyor. İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum.

"SİZ İNSANLARI PARTİ KONGRESİNDE BİR ARAYA GETİRMEDİNİZ Mİ!"

Sahi, yatsı ile vitir arasına terâvih kılınıp kılınmadığını nasıl anlayacaksınız. İçeriye muhbir mi sokulacak, kamera mı koyacaksınız. İmam fiilen engelleyecek mi. İmam mı ceza yazacak, imama mı ceza yazılacak. Cemaat camiden zor kullanılarak mı çıkarılacak. Cemaatle baş etmek için polis gücü mü kullanacaksınız. Yapmayın! Bill’in adamlarına kanıp, Diyaneti de böyle şeylere zorlamayın. Bırakın insanlar Allah’ın evine sığınsın, ibadetini yapsın, duasını etsin. Vakit namazında bulaşmayan mikrop, terâvihde mi bulaşacak. Zaten bu caydırıcı baskılar, namazda huşuyu, cemaati bitirme noktasına getirdi. Cemaat o mahallede bir şekilde sık sık bir araya geliyor. Siz tüm il ve ilçelerden gelen insanları parti kongresinde bir araya getirmediniz mi!

Bir de bu işler ne zamana kadar böyle devam edecek! Zaten bu işler tüm dünyada tartışma konusu.

Aslında lokanta ve pastahaneler 19.00 değil 21.00’e kadar açık olmalı. Sokağa çıkma yasağı da 23.00, hatta 24.00 olmalı. Hiç olmasa daha iyi de, madem yapıyorsunuz, zaten her yer 21.00’de kapanacaksa insanlar özellikle İstanbul gibi bir şehirde ancak 2 saatte eve gidebiliyor."

DİLİPAK'IN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ