Gündem

Kılıçdaroğlu'ndan Ali Erbaş'a tepki: Tarihini bilmeyen koltuğunu haketmiyordur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Erken seçime ilişkin Kılıçdaroğlu, "Yeter ki önümüze sandığı koysunlar. Bir kişi karar verecek ona, cesareti varsa sandığı koyar" diye konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın tartışılan Cuma hutbesiyle ilgili de Kılıçdaroğlu, "Tarihini bilmeyen koltuğunu haketmiyordur. O kişi bilmeli Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmasaydı bugün o camilerin hiçbirinde 5 vakit ezan okunmazdı. Bunu biliyor musun sen" dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Pandemi sürecinde tarih yazan, mücadele eden, engelleri aşan belediye başkanlarımıza her ortamda bir tarih yazdıkları için teşekkür ettim. Bunun arkasındaki güç CHP'lilere aittir. Yani hepimize aittir.

ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI: CESARETİ VARSA SANDIĞI KOYAR

Önümüzdeki süreç parlak bir süreçtir, yeter ki önümüze sandığı koysunlar. Bir kişi karar verecek ona, cesareti varsa sandığı koyar.

CUMARTESİ ANNELERİ

Bir ayıbı dünya görmesin diye izin vermiyorlar. Dünya görüyor zaten. Bir karanfil bırakmayı engelliyorsan, o ülkede demokrasinin olmadığını, bütün dünya görüyor. Bizi üzen bu tablo.

OSMAN KAVALA'NIN TUTUKLULUĞU

Osman Kavala, tam bugün 1001 gün oldu içeride... 3 kez tahliye edildi. Mahkemeden beraat kararı verildi, her tahliyeden sonra tekrar tutuklandı. Bunlar olmaz, devlete yakışmaz. Beraat etmişse, beraat etmiştir. Yeni bir suç uyduruyorsanız siz Osman Kavala'dan intikam alıyorsunuzdur. Olay intikama dönüşmüştür, tıpkı Selahattin bey gibi. Sanıyorlar ki bunlar biz ettik, siz etmeyin falan diyecekler, niye desin, bunlar suçlu değil ki.

Gazeteciler de aynı şekilde. Müyesser Yıldız, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç, hapiste tutuluyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, kalemini satmayan hiçbir gazeteci zorun karşısında diz çökmez.

“BARIŞ PEHLİVAN, MÜYESSER YILDIZ NİYE TUTUKLU?”

Barış Pehlivan niye tutuklu? Müyesser Yıldız niye tutuklu? Kalemini satmayan hiçbir gazeteci zorun önünde diz çökmez. Haksız yere içeride yatan her arkadaşa selamlarımızı gönderiyoruz.

“DEMOKRATİK YOLLARDAN DİKTA YÖNETİMİNİ SONLANDIRACAĞIZ”

37. Kurultay'ımızı yaptık. Kurultayın ana teması 'İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi''dir. İşsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği, kayırmacılığı, yolsuzluğu, yok etmeliyiz. Bunları kimlerle yapacağız? Dostlarımızla yapacağız dedim, havuz medyasında titreme geldi. Bizim 13 maddemize evet diyen herkes bizim dostumuzdur. İşçilerle, çiftçilerle, konteynerden çöp toplayan vatandaşımızla, şoförlerimizle yani halkımızla bir araya geleceğiz. Biz demokratik yollardan bir dikta yönetimini sonlandıracağız.

"CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLACAK"

En son anayasa değişikliği OHAL döneminde, baskı döneminde yapıldı. Biz öyle yapmayacağız. Tüm kesimlerle bir araya gelip demokratik anayasa yapacağız. Bu demokratik parlamenter bir anayasa olacak. Cumhurbaşkanı tarafsız olacak. TBMM'de gece yarısı kanunu olmayacak. Kanun mu görüşülecek, bütün taraflar komisyonlara davet edilecek. Çiftçilerle ilgili bir düzenleme mi çiftçi temsilcileri, kadınlarsa kadın temsilcileri komisyonlara temsil edilecek. Bu çerçevede parlamenter sistemi güçlendireceğiz.

"HABERLER ENGELLENİYOR"

Bugünkü yargı sarayın vesayeti altındadır. Türkiye Tarım Kredileri Kooperatifleri Merkez Birliği var, başında da AKP'li bir milletvekili var. Bu beyefendilere milletvekili maaşı yetmiyor, birkaç yerden maaş alıyorlar. Bu kurumun sorunları haberlere konu alınıyor. Kurumun başvurusu üzerine aynı gün mahkeme erişim yasağı getiriyor. Bu haberler arasında Saadet Partisi milletvekilinin soru önergesi haberi de var. Bu hakime siz hakim der misiniz?

"KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEĞİME SÖZ VERİYORUM"

40 yıldır Kürt sorunu tartışılıyor. 40 yıldır bu sorunu çözmeyen siyasi otoritedir. Şimdi batının egemen güçleri bunu Türkiye'ye karşı manevra olarak kullanıyor. Ben bu sorunu demokratik standartlar içerisinde, Türkiye'nin bağımsızlığı çerçevesinde çözeceğime söz veriyorum.

Devlet kadın erkek eşitliğini çözmek zorundadır. Biz bir şey daha önerdik. Terör örgütleri ve yeraltı suç örgütleriyle mücadele edeceğiz. Neden siyasi parti liderleri suç örgütlerinin liderleriyle hapishanede görüşüyorlar?

"LİYAKAT ÖNCELİK OLACAK"

İşi ehline vermek bir inanç, insanlık, yönetim meselesi midir? Evet. İşi ehline vermediğinde kul hakkına fırsat açıyorsun. İşi ehline vermezsen yolsuzluğa, haksızlığa çanak tutuyorsun demektir. Bir kişinin liyakatli olması sonradan olmuyor. Önce eğitim, tecrübe, deneyim bunların olması lazım. İşi ehline teslim etmek aynı zamanda ehil insanın devleti yönetirken tarafsız olmasını sağlar. Liyakat sahibi kişi vatandaşlarına eşit davranır. Oturduğu makamı vatandaşa işkence etme yeri olarak göremez. Eğer bunu yapmazsanız sorunları çözemezsiniz.

(ALİ ERBAŞ'IN TARTIŞILAN CUMA HUTBESİ)
"TARİHİ BİLMEYEN KOLTUĞUNU HAK ETMİYORDUR"

İstanbul işgal edildiğinde İngiliz Muhipler Cemiyeti kuruluyor. Bir sürü yandaşlar geliyor oraya, dönemin sarayı her türlü desteği veriyor. Mustafa Kemal için idam fermanı çıkarılıyor. 'Neden Türkiye'yi kurtarıyorsun, bak ne güzel keyfimiz yerinde' diye. Sevr anlaşmasını imzaladılar. Rıfat Börekçi de dönemin Diyanet İşleri Başkanı'ydı. O da şeyhülislamın tam aksine fetva verdi. Tarihi bilmeden belli koltuklara oturursanız kendi tarihinizi reddetip yabancıların size dayattığı tarihi öğrenirseniz siz o koltuğa layık değilsiniz.

 

"ATATÜRK OLMASIYDI BUGÜN CAMİLERİN HİÇBİRİNDE 5 VAKİT EZAN OKUNMAZDI"

Çıkacaksınız öyle bir konuşma yapacaksınız ki haddinizi aştığınızı bilecek ve geri almak için çaba harcayacaksınız. Bu o koltuğun hakkını veremiyorsun demektir. Sen erdemli, dürüst değilsin. O kişi bilmeli Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmasaydı bugün o camilerin hiçbirinde 5 vakit ezan okunmazdı. Bunu biliyor musun sen.

"LANET SÖZCÜĞÜNÜ BİR DİN ADAMININ KULLANMASI DOĞRU DEĞİLDİR"

Lanet sözcüğü, sevgi, hoşgörü varken kullanılır mı? Belki lanet sözcüğünü Erdoğan için kullanmış olabilir onu da söylesin. Buna rağmen bu sözcüğü bir din adamının kullanması doğru değildir. Dua okunur, e okusaydın o zaman. Ağzını kapatan mı vardı? Bunlar tarihin de gerçeğin de ne olduğunu bilmiyorlar. O koltuğun kendisine paye vereceğini sanıyorlar. O koltuğu sadece ve sadece kirletiyorsunuz.

"SEÇİM YASASI DEĞİŞECEK"

Rüşvet alan bir kişinin büyükelçilikte ne işi vardır? Seçim yasası değişecek dedik. Bütün vatandaşlarımız milletvekillerini mi seçiyorlar, yoksa önüne konan listeye mi mühür basıyorlar? Bunu 12 Eylül darbecileri yaptı. Darbecinin getirdiği kanunu niye uyguluyorsunuz? Söz veriyorum bunu yapacağım. Bütün dostlarıma söz veriyorum. Milletin vekilini millet seçecek.

"BARAJI KALDIRACAĞIZ"

Seçim barajını kaldıracağız. Makul bir baraj konabilir. Kadınlar her seferinde siyasette yer almak istiyorlar erkekler izin vermiyor. Meclise cinsiyet kotası verilmeli. Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız.

Biz siyasi ahlak yasasını çıkararak Meclis’in itibarını yükselteceğiz. Cebini düşünen değil, milleti düşünen milletvekili olacak. Uzun süredir bu olmadı, ama inşallah biz bunu yapacağız. Kamu ihale kanununu değiştireceğiz. Kul hakkı yemek en büyük günahsa kul hakkı yiyenlere nasıl oy veriliyor? O zaman sen de kul hakkına ortak oluyorsun.

Kütahya havalimanının maliyeti 50 milyon euro. Yolcu garantisi vermiş hükümet. 29 yıl 11 ay çalıştıracak burayı. 205 milyon 281 bin 118 euro vereceğiz. Kimin parasını veriyoruz? Bunu da değiştireceğiz." 

Yorumlar
Günün Videosu
İstanbul'da Kartal merkezli meydana gelen 3.9'luk deprem sonrası paniğe kapılan vatandaşlar kendini sokağa attı. İşte yaşanan panik anları...