Gündem

Katar'dan kimler rahatsız? Yatırımları zannedildiği kadar büyük değil

"Katarlı öğrenciler Türkiye'de tıp fakültelerinde sınavsız okuyacak" yalanı sonrası Katar'ın Türkiye'deki yatırımlarının boyutu merak konusu oldu. Sabah gazetesi yazarı Hasan Basri Yalçın, Türkiye'de Katar sermayesine yönelik tepkilere dikkat çekerek, Katarlıların yatırımlarının zannedilen kadar büyük olmadığını söyledi.

Muhalefet bir yandan "Yabancı sermaye Türkiye'den kaçıyor" derken diğer yandan ise özellikle Katar'dan gelen yatırımlara tepki gösteriyor. Bunun son örneği ise "Katarlı öğrenciler Türkiye'de sınavsız tıp fakültesinde okuyacak" yalanı oldu. Ortaya çıkan bu tartışmalar sonrası Katar'ın Türkiye'deki yatırımlarını boyutu merak konusu oldu.

Sabah gazetesi yazarı Hasan Basri Yalçın Katar fonlarının büyük ölçüde Avrupa ülkelerine aktığını belirterek, Türkiye'deki yatırımlarının zannedildiği kadar büyük olmadığını yazdı.

Hasan Basri Yalçın'ın Katar'dan kimler rahatsız? başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:

"Bunların çoğunun yalandan ibaret olduğunu kendileri de biliyor. Katar'ın Türkiye'deki yatırımlarının rakamları ortaya çıktı. Hiç de zannedildiği gibi büyük değil. Aksine Türkiye ve Katar birçok konuda işbirliği geliştirmeye çalışsa da yatırım ve ticaret rakamları hala beklenen düzeyde değil. Katar'ın devasa fonları var ve bu fonlar çoğunlukla Avrupa ülkelerine akmış. Avrupalılar böylesi bir parayı kendi gelişimleri ve ortak ticaret anlaşmaları için kullanmakta hiçbir sorun görmezken bizde tuhaf bir sermaye ırkçılığı kendini gösteriyor.

Hadi Suriyelilerin Türkiye'ye maliyeti olduğunu düşünüyorsunuz. Ama Katar'ın pozitif katkısı olmasından da rahatsız olmak biraz saçma değil mi? Nihayetinde ortada bir ticaret ilişkisi var. Ve bu ticaretten Türkiye'nin büyük oranda kar etme şansı var. Eğer ırkçılık motivasyonuyla hareket etmiyorsanız bundan rahatsız olmak için bir sebep yok.

Katar'a karşı özel bir ilgim yok. Sanırım Türkiye'de pek az insanın özel bir ilgisi vardır. Ama bir düşmanlığım da yok. Düşmanlık etmek için ortada bir gerekçe de yok.
Türkiye her ülkeyle olduğu gibi Katar'la da daha az sorun daha çok ticaret ilişkisi geliştirmeyi tercih eder. Muhalefet her kriz anında daha barışçıl ve bölgesel ticarete odaklanmış bir dış politika öneriyor olmasına rağmen konu Katar olduğunda tüyleri diken diken oluyor. Halbuki Katar'la ticaret yapmanın İngiltere ile yapmaktan hiçbir farkı yok.

Dahası Katar'la Türkiye'nin jeopolitik çıkarları tarih boyunca uyum içindedir. Vahhabi ayaklanmaları döneminden bu yana Katar'ın yüzü hep İstanbul'a dönük olmuştur. Bölgedeki dengeler adına Türkiye için de Katar iş yapılabilecek önemli bir ortaktır.

En son örneğini Katar'a Suudi Arabistan ve BAE tarafından uygulanan baskı esnasında gördük. Onlar da Türkiye ile Katar'ın yakın ilişkisinden rahatsız. Konunun uzun boylu tartışması tabii ki yapılabilir. Ancak çok daha basit bir akıl yürütme mümkün. Türkiye ile Katar'ın ilişkisinden rahatsız olanlar listesine bir bakın. Suud, BAE ve İsrail. Ha, bir de bizim muhalefet. Daha fazla söze gerek var mı?"