Gündem

Karagül'den şok sözler... O siyasi partiler "kurumsal casusluk" için mi kuruldu?

Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül, İYİ Parti'li Metin Gürcan'ın casusluk iddiasıyla tutuklanmasına geniş pencereden baktı... Meselenin Gürcan ile sınırlı olmadığını ve daha büyük bir tehditle karşı karşıya olunduğunu belirten Karagül, "Siyasi parti liderleri, siyasi partiler ve benzeri yapılar bunu daha kurumsal şekilde yapıyorlar. Casusluğun çok ötesi bir tehlike ile karşı karşıyayız!" dedi.

Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül, İYİ Parti'li Metin Gürcan'ın casusluk suçundan tutuklanması üzerine çok ilginç değerlendirmeler yaptı.

"Birkaç dolarlık adamlar! - Ali Babacan’ın kaç tane daha Metin Gürcan’ı var? -Casusluktan ötesi de var!" başlığını taşıyan köşe yazısında "Bu, sadece bir kişinin “birkaç dolara” kendini ve vatanını satmasıyla sınırlı bir durum mu? Değil." yorumunu yapan Karagül sorunun daha derin olduğunun altını çizdi.

Yaşananların artık çok tehlikeli bir hale gelmiş genel bir eğilim olduğuna dikkat çeken Karagül, "Bireylerin çok ötesinde; kurumların, oluşumların, siyasi partilerin, siyasi liderlerin irdelenmesine kapı aralaması gereken çarpıcı bir örnek." dedi.

"BABACAN’IN MİSYONU TEHLİKELİDİR!"

Deva Partisi'ne bu noktada özel bir parantez açan Karagül, "Deva Partisi lideri Ali Babacan, böyle bir adamı parti kurucusu yapabiliyorsa kendisinin siyasi parti kurma amacı da, partisinin genel hedefleri de sorgulanabilir hale gelmiştir. Birkaç dolara kendini satan “ucuz adamlar”ı barındıran bir siyasi partinin, bu adamları en merkezde toplayan bir siyasi figürün maslahatı ve misyonu tehlikelidir." dedi.

Metin Gürcan olayının çok yaygın olduğunu ifade eden Yeni Şafak yazarı, "Bireylerin ötesinde. İstihbaratın, emniyetin çok ötesinde bir iç tehdit haline geldi. Bıraktık bireyleri, bıraktık örgütleri, siyasi partiler bunu yapıyor artık. Bir milli güvenlik meselesi halini almış." diye yazdı.

Casusluktan tutuklanan Gürcan'ın, Babacan’ın partisini de şaibeli hale getirdiğini vurgulayan Karagül, "Meselemiz bireysel casuslukla sınırlı değil. Büyük bir kötülük fırtınası, büyük bir ülkeye ihanet furyası, içeriden saldırı cepheleridir. İşte bu milli mücadeledir." ifadelerini kullandı.

"SİYASİ PARTİLER BUNU KURUMSAL ŞEKİLDE YAPIYOR"

Karagül sözlerine şöyle devam etti;

"Metin Gürcan olayı bu odaklarda, devletin sinir sisteminde barındırılan bireysel casusluğun çarpıcı bir örneğidir. Bu adamların ne kadar ucuza satıldığının göstergesidir.

Ama ben daha korkunç bir şeyden söz ediyorum. Siyasi parti liderleri, siyasi partiler ve benzeri yapılar bunu daha kurumsal şekilde yapıyorlar. Casusluğun çok ötesi bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bir “iç işgalci” saldırıdır bu.

Bu millet, tarihin belli dönemlerinde bu tür büyük ihanetlerle sınandı. İmparatorluklar çökerten, devletler yıkan, milleti paramparça eden bir kötülük fırtınasıdır bu."

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN