12 Ağustos 2020
32 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 17 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 04:26 Güneş 06:04 Öğle 13:14 İkindi 17:04 Akşam 20:14 Yatsı 21:46

Merve Şebnem Oruç

Kadın dayanışması sadece CHP/HDP’liler için geçerli

Pazar gününün sosyal medyayı çalkalayan gündemi Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yapılan cinsiyetçi hakaretti. CHP/HDP cephesinin bu iğrençliği AK Parti cenahına mal etme kampanyası başlatmasıyla söz konusu tweet’ten herkesin haberi oldu.

Adalet Bakanından çok sayıda milletvekiline ve siyasetçiye, AK Parti tarafından bu paylaşım lanetlendi. Devlet bu konudaki hassasiyetini ortaya koydu, o tweet’in sahibi hızla bulundu ve göz altına alındı.

Provokatör müdür yoksa bu dili kullanmayı normal bulan, elinin altındaki klavyeyle sadece sağa sola küfretmeyi becerebilen bir aptal, kadınlara ahlaksız hakaretler etmeyi kendine hak gören bir alçak mıdır bilinmez; söz konusu müptezelin yazdıkları her kesimden tepki çekti.

Olması gereken buydu. Öyle de oldu.

Amma velakin…

Dün bir kez daha görüldüğü üzere…

Kadınların gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medyada da cinsiyetçi kötülüğe, tacize ve aşağılanmaya maruz kaldığı gerçeği ortadayken,

CHP/HDP’liler için sanki kadın bir tek AK Parti’ye muhalif olduğunda kadın oluyor; CHP/HDP’li değilse bir kadına edilen küfürler, küfürden sayılmıyor; CHP/HDP’li kadınlar için ortalık ayağa kalkıyor ama AK Parti’ye muhalif olmayanlara edilen hakaretler, ağza alınmayacak küfürler yok sayılıyor.

Oysa her gün, farklı siyasi görüşlerden yüzlerce, binlerce kadın cinsiyetçi hakaretlerle karşı karşıya kalıyor, mide bulandırıcı küfürler duyuyor, tecavüz tehditleri okuyor. Cinsiyetçiliğin partisi yok. Tehdidin, tacizin iktidarı, muhalefeti yok. Kadın olmanın siyasetle hiçbir alakası yok.

Bize şöyle öğretilmedi mi: Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın… Sana söylenmesini istemediğin şeyi sen de başkalarına söylemeyeceksin…

Gel gör ki, bırakın ne idüğü belirsiz birinin söylediklerini topyekün bir kesimin sırtına yüklemeyi, CHP/HDP’liler, tıpkı Türkiye’nin eski dominant kadın örgütleri gibi, kendi cephelerindeki kadınlara edilen küfürler için kadın dayanışmasından, cinsiyetçilikle mücadeleden bahsediyor ama bunu sadece “muhalif” şemsiyesi altında toplayıp diğer kadınları denklem dışı bırakıyor; kadın olmayı muhalefetin bir aracı haline getiriyor. CHP/HDP’nin kadınları esasen bu siyasete alet oldukları için hemcinslerine, kendi cinsiyetine en büyük kötülüğü ediyor.

İnsanın en iyi sözü, ağzından çıkan değil, yaptıklarıyla anlattığıdır.

Muhalefetin CHP amblemi kullanan, profiline Atatürk resmi koyan, HDP/PKK propagandası yapan hesaplar, takma isimlerle ve hatta kendi kimlikleriyle Cumhurbaşkanının eşine, kızlarına, Ak Parti’de siyaset yapan, CHP/HDP’li olmayan gazeteci kadınlara yönelik körlüğünü, sağırlığını bir yana koyalım…

Ne yazık ki, CHP/HDP’li olup hakaret edenler ödüllendiriliyor, partinin çeşitli kollarında pozisyon buluyor. Bunların içinde, ne acıdır ki, ağzı bozuk kadınlar da var. Öyle ki bu kadınlar, kendilerine edilse asla göz yummayacakları küfürleri başkaları için kullanmaktan asla rahatsız olmuyor.

AK Parti sosyal medyada etik kuralları belirleyip partisinin tüm mensuplarını bu kurallara uymaya teşvik ederken, CHP/HDP bırakın böyle bir girişimde bulunmayı, küfrü, hakareti, linçi normal buluyor, teşvik ediyor.

 Başka kadınlara galiz küfürler edip sonra kadın hakları savunucu kesilen kadınların başını ise, ne acıdır ki, dün örneklerini bol bol gördüğümüz üzere, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu çekiyor.

Yorumlar
Diğer Yazıları