21 Mayıs 2018
18 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 30 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 03:45 Güneş 05:34 Öğle 13:07 İkindi 17:02 Akşam 20:27 Yatsı 22:09
Yaşam

Efsane hekimi bir de ondan dinleyin...

İzzet Çapa'nın gözünden 'Kolsuz Agop'

Türkiye'nin en önemli cilt uzmanlarından Prof. Dr. Agop Kotoğyan bu sabah 79 yaşında hayata gözlerini yumdu. Birçok ünlü ismin doktoru olan Kotoğyan'ı İzzet Çapa anlattı.

İzzet Çapa'nın gözünden 'Kolsuz Agop'

Tek kolu olmadığı için "Kolsuz Agop" lakabıyla tanınan ünlü profesör, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Türkiye'de birçok ismin doktoru olan Agop Kotoğyan'ı SuperHaber yazarı İzzet Çapa bu sözlerle anlattı:

“Gümüş atölyesindeki tüm çalışanlar donup kalmıştı. Daha ilkokul çağındaki ufak çocuğun kolu gümüş kalıpları plaka haline getiren prese sıkışmış, yavrucağın çığlıkları ancak şoktan ve acıdan bayıldığında dinivermişti... Ufaklığı apar topar Cerrahpaşa’ya götürdüklerinde doktorlar "Yaşamaz" diyerek aileyi can evinden vurdu. Yine de Agop ameliyata alındı ve fakat günlerce komada kalması umutların yavaş yavaş erimesine sebep oldu.

Derken bir gün küçük Agop, Cerrahpaşa'daki odasında gözlerini açtı ve hayata bir kez daha sarıldı. Bu koca yürekli ufak çocuk öylesine bağlıydı ki yaşama, yaz sonuna kadar kendini toparlayıverdi.

Tek derdi etrafındakilerin ona acıyarak bakmasıydı. Anne ve babasından okula gitmemek için izin istedi. Amacı derslerine evden devam etmekti... "Her ne pahasına olursa olsun okumalıyım!" diyordu ve öyle de yaptı.
Evde geçen bir yıldan sonra okula gitmeye karar verince belki de en çok annesi tedirgin olmuştu. Fakat Agop ortaokulu ve liseyi takdirnamelerle bitiren pırıl pırıl bir öğrenciydi. Hatta "Oynayamaz" diyenlere inat tek koluna rağmen çok da başarılı bir futbolcu olmuştu.

Tıp fakültesini kazandıktan sonra kendini "Bu hastane zamanında beni kurtardı, şimdi nöbet sırası bende" dediği Cerrahpaşa'da buldu. Zaten o günden sonra da emin adımlarla bir efsane olma yolunda ilerleyip bugünlere kadar geldi.
Efendim yukarıdaki ilham verici yaşam öyküsü Prof. Dr. Agop Kotoğyan, nam-ı diğer Cildiyeci Kolsuz Agop'a ait.
Azimle, aşkla ve tutkuyla kaderin tüm engellerine karşı duran bu adam yıllar içinde dalında dünyanın en önemli doktorlarından biri haline gelmiş düşünsenize! Böyle hikayeleri duydukça çoğumuzun 'şımarıkça' çabuk pes eden insanlar olduğunu görüp utanıyorum doğrusu.

O meşhur sözdeki gibi hayat bazılarına limon bile vermiyor ama Agop gibi özel adamlar her şekilde limonata yapmayı becerebiliyorlar galiba...“ Bundan yaklaşık 5 yıl önce Agop Kotoğyan için kaleme almıştım ama yayınlamak bir türlü kısmet olmadı. Hastası muayenehanesinden girip koltuğuna oturuncaya kadar teşhisi koyan efsane bir hekimdi. Sabah vefat haberiyle uyandım... Üzerimde çok emeği vardır; toprağı bol olsun...