Gündem

'Millet İttifakı adayını açıklarsa kıyamet kopar, kavga başlar. İttifaklar dağılır korkusu var!'

Gazeteci Dr. Hulki Cevizoğlu ve Hukukçu-Yazar Fikri Akyüz ile 'Dualite' ilk bölümüyle SuperHaber YouTube kanalında yayında...

Gazeteci-yazar ve Sosyolog Dr. Hulki Cevizoğlu ve Hukukçu-yazar Fikri Akyüz ile 'Dualite'nin yeni bölümünde, Hollanda'nın Covid tedbirleri kapsamında uygulanan sosyal mesafe kurallarını kaldırılması, Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı ile muhalefet içindeki gerilim ve CHP'li İzmir Belediyesi'nin çıplak semazen gösterisi konuşuldu.

"PCR TESTİ SADECE AŞI OLMAYANLARDAN DEĞİL, HERKESTEN İSTENMELİ"

Dr. Hulki Cevizoğlu, "Hollanda 25 Eylül'de fiziki mesafe kuralları kaldırılıyor. Türkiye de o aşamaya gelse en kısa zamanda, sınıflarda tedbir alarak oturmak değil, fiziki mesafeyi kaldırarak oturmak önemli. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri toplantı yapıyor. Dikkatimi çeken şey şu, üyeler bir araya gelmiyor ve Zoom aracılığı ile uzaktan toplantı yapıyorlar. Akıllara yoğun oldukları gelebilir ama herkesin işi var. Okullar açılmışken ve yüz yüze eğitime başlamışken Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri neden yüz yüze toplantı yapmıyor? O zaman öğrenciler eğitime uzaktan katılsın. En fazla 50 kişi bir araya gelip, fiziki mesafe kuralları çerçevesinde bir araya gelse. Bundan daha önemli bir şey yok. Hayat memat meselesi. Küresel salgın ilk çıktığında bilinmiyordu, yeni tanınmaya çalışıyordu. Şimdi bilinir hale geldi. O zamanlar fiziki mesafeye daha dikkat ediliyordu. Okulları, sosyal yaşam alanlarını açtınız ama Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri siz neden hala kapalısınız, neden uzaktan toplantı yapıyorsunuz? Eğer hala bir risk görüyorsanız, bir araya gelip birbirimize bulaştırmayalım diyorsanız üniversitelerde binlerce kişi bir araya geliyor. Neden buna izin verdiniz? Covid ile mücadele başarılı olsa ama dünyada bir kişide bile kalsa bitmiş olarak sayılmaz. O kişiden yine buluşur diyor DSÖ. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca okullarda öğrencilere PCR testi yapılmasıyla ilgili 'Veli izni olmadan bedene dokunamayız' dedi. İnsanın bedensel ve ruhsal bütünlüğünü bozacak her hareket işkenceye girer, eğer izin verilmiyorsa. PCR testi aşısızlardan isteniyor ama test o anda hasta olup olmadığını gösteriyor. PCR testi sonucu negatif çıkabilir ama aşı olanda belki virüs var ve başkasına bulaştırıyor olabilir. PCR testini herkesten istemek gerekiyor. Koronavirüs Bilim Kurulu üyelerinin bu olaydan daha önemli işleri varsa bilim kuruluna girmeyin. Hollanda'da bakan zorunlu aşılama yapılmayacağını açıkladı. Dünyada da yapılmıyor. Zorunlu yaptığınızda işkence sınıfına girer. Hollanda'da vefat sayısı 7, Türkiye'de 248 kişi. İsrail ile ilgili tamamına aşılama yapıldığı açıklanmıştı. Mutasyon, varyantlar ortaya çıktı ve riskli ülkeler grubuna girdi. Aşılamakta yetmiyor. Herkesten PCR testi istenmeli, aşılı olan taşıyorsa o kişi topluma girmeyecek ve kendini korumaya alacak.


"CHP'DE ATATÜRK'E KÜFÜR EDEN ÇOK KİŞİ VAR. KÜFÜR EDENLERİN 'ATATÜRKÇÜYÜM' DİYEN PARTİDE NE İŞİ VAR?"

Millet İttifakı'nın adayı bir türlü neden açıklanmıyor? Millet İttifakı'nın adayı bugün açıklanırsa dağılır ve aralarında kavga çıkacağını düşünüyorum. Millet İttifakı aylardır tartışılıyor. Neden açıklanmıyor. Bana göre açıklarsa kıyamet kopar. CHP içinden aday açıklanırsa parçalanır ve kavga başlar. Aynı zamanda Millet İttifakı'nın içinde de kavga başlar. İYİ Parti neden senden oldu, o değil bu olsaydı der. İttifakın paydaşları da başka birisini düşünüyorduk diyebilir. Abdullah Gül çatı adayı diye açıklansa kavga çıkar. Bence Millet İttifakı'nın aday bence hep içinde belirlenemiyor hem de belirlense de içeride şimdiden kavga çıkar ve ittifaklar dağılır korkusu var. Parti de dağılır, genel başkanlar da zor duruma düşer. Çünkü partisini bir arada tutamayacak olur. Millet İttifakı'nın içinde en sonunda kavga çıkacak ama bunu ötelemiş oluyorlar. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağına dair her gün yeni bir açıklama yapıyor. Meral Akşener 'Millet İttifakı ortak bir adayda anlaşsın ve girsin' diyor. Muharrem İnce 'İttifakta 6 parti varsa, 6'sı da aday göstersin' diyor. Akşener'e başbakanlık sözü tutmaz. Geçmişe gidelim, Erbakan hükümetinde Tansu Çiller başbakan yardımcısı iken, Demirel cumhurbaşkanı iken 28 Şubat döneminde 'Erbakan başbakanlığı bıraksın. Yardımcısı olsun' dediler. Olmadı, tutmadı, tutmazda. Vatandaşın önüne seçimle gidildiğinde zaman kişi ve parti olarak oy isteniyor. Türkiye'nin üzerinde durmadığı çok ciddi bir konu var. 'Benim adayım kazansın'. Sizin ya da ötekinin adayı halkı ilgilendirmiyor. Toplum için önemli olan cumhuriyete nasıl fayda sağlanacağı. Biz cumhurbaşkanlığının niteliklerini konuşmuyoruz. İmamoğlu gelirse 'Yaşasın biz kazandık' diyecek bir kesim var. Kılıçdaroğlu gelirse biraz daha düşük düzeyde yine 'Yaşasın' diyecek kesim var. Erdoğan kazanırsa 'Yaşasın yine biz kazandık' diyecek. Biz bir cumhurbaşkanında aranması gereken özellikleri konuşmuyoruz. Üniversite mezunu mu olmalı, yabancı dil mi bilmeli, mesleğinde önemli işler başarmış birisi mi olmalı, sanattan mı anlamalı diye bakmıyoruz. Özellik hiç önemli değil, adayım kazansın diyoruz. İmamoğlu'nu İBB Başkanı olmadan önce tanımıyordum. Türkiye'nin çoğu da tanımıyordu. Bu kişinin yetenekleri ne? İlçeyi yönetmiş ama devlet yönetmek daha farklı bir şey. İstanbul'da ne yaptığı da tartışılıyor. Hangi politikacıya sorsanız kitap dolduracak kadar icraat sayar. İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı yaptık diyelim, bu kişi kimdir, özellikleri neler, Atatürkçü müdür, CHP'den tepe adayı oldu Atatürkçü müdür? İki şeyi ayıralım, Atatürk'ün partisi olmak ile Atatürk'ün kurduğu parti olmak arasında dünya kadar fark var. Atatürk'ün kurduğu bir partidir ama Atatürk'ün partisi değildir. Atatürk'ün partisi 1938'de 09.05'te bitti. Bu Kılıçdaroğlu'nun partisi. Atatürk'ün kurduğu bir partidir ama önemli olmak onun ilkelerine sahip olmak. Atatürk'ün partisi nasıl olur, cumhurbaşkanı adaylarının niteliği nasıl olmalı: Atatürk'ün partisi olmak için adının CHP olması gerekmiyor. Ak Parti de olursun Atatürkçü partisi olursun. Başka parti de olursun Atatürkçü olursun. Kimsenin tekelinde değil. Özelliklerine bakılmalı. Örneğin ben parti genel başkanıyım, Atatürk'ün partisiyim diyorum, ilkelerine sahip çıktım. Siz de bana vatandaş olarak 'Atatürkçülük adına ne yaptın?' sorusunu sorma hakkına sahipsin. Atatürk'e küfür edenleri yanıma yardımcı olarak yanıma alırsam, 'Hadi oradan Atatürk'e küfür edenlerin 'Atatürkçüyüm' diyen partide ne işi var?' dersin ve böylece o partinin iddiası sona erer. CHP'de Atatürk'e kızan ve küfür eden çok sayıda kişi var. Atatürk'ü sevmiyorsanız başka partiye gidin. 'Atatürk'ün partisiyim' diyorsanız Atatürk gibi davranıp, ilkelere sahip çıkacaksınız.


"İMAMOĞLU FATİH SULTAN MEHMET'İN İTALYA'DA TABLOSUNU DÜNYANIN PARASINA SATIN ALARAK SANATSEVER DEĞİL, ŞOVMEN OLUYORSUN"

İmamoğlu cumhurbaşkanı seçildi diyelim, geçmişinde Atatürkçülük mücadelesinde göremedim. Geçmişte ne yaptı? 51 yaşından sonra da icraatıyla Atatürkçü olabilir. Cumhurbaşkanı olacaksan seçmene Atatürkçülükle ilgili ne yapacaksın? Bir şey açıklamadı, açıklayacağını da sanmıyorum. Çünkü Atatürk dediği zaman HDP'li seçmeni kaybedecek. HDP'li seçmen Atatürk adından ürküyor. HDP'li seçmen İmamoğlu'na İstanbul'da oy verdi. Atatürk'ü anmadığı için İBB seçimlerinde HDP'liler oy verdi. Orada Atatürk'ün adını ansaydı alamazdı. O yüzden Atatürk'ü sansürlüyorlar. Atatürkçü gözüküp Atatürk'ü sansürleyen bir kesim var. Bir de Türkiye'de Atatürkçü bir ruhban sınıfı oluştu. Atatürkçülükte ve dinimizde böyle bir sınıflaşma yoktur. Cumhurbaşkanı olacak kişinin niteliklerine bakmalıyız. İmamoğlu yabancı dil biliyor mu? Tartışalım. Sanat sadece Fatih Sultan Mehmet'in İtalya'dan kimin yaptığı bilinmeyen bir resim atölyesinden dünyanın parasına alınan tablosunu almakla sanatsever olmuyorsun, şovmen oluyorsun." sözlerini kullandı.

"VELİLER ÇOCUKLARIYLA İLGİLİ KARAR VERME HAKKINA SAHİPTE NEDEN KENDİ BEDENLERİYLE İLGİLİ KARAR VERME HAKKINA SAHİP DEĞİL?"

Fikri Akyüz, "Koronavirüs Türkiye'yi ve dünyayı sarsan bir durum. Koronavirüs Bilim Kurulu üyelerinin tek işlerinin bu olması lazım. Koronavirüs Bilim Kurulu'nun uzaktan toplantı yapması ve okulların açılması çok çelişkili. O kadar çok soru var ki bununla ilgili... Hemen 'Aşı karşıtı' diye yazıyorlar. Hollanda fiziki mesafeyi kaldırdı, gerekçe olarak yüzde 81 oranında aşı olunduğunu belirttiler. Yüzde 19 risk var. Koronavirüs bir kişiden dünyaya yayılmadı mı? Sayın Fahrettin Koca, okullardaki öğrencilere tarama yapılacağı tepki çekince 'Veli izni olmadan taramayacağız, PCR testi yapmayacağız' dedi. Aşılılar da taşıyor ve bulaştırıyor. Madem aşılılar taşıyabiliyor, onlar neden arada bir test yaptırmıyor? PCR testi olacaksa herkesten istenmeli. Koronavirüs Bilim Kurulu'nun başka işi varsa uzaktan bir araya geliyorsa da en önemli ve tek büyük iş budur. Bu konuda soruların yöneltilmesi gayet doğaldır, cevapların aranması lazım. Sağlık bakanımız 'Veli izni olmadan çocuklarda PCR testi yapılmayacak dedi'.


"KILIÇDAROĞLU'NUN MİLLET İTTİFAKI'NIN CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAĞINI VE AKŞENER'E DE BAŞBAKANLIK VERİLMESİ KONUSUNDA UZLAŞMA SAĞLANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

Muharrem İnce'nin partisi yeni kuruldu. Yeni kurulan ve belli bir oranı yakalayamayan partinin pazarlık gücü ikinci turda artsın diye bu tür söylemlerde bulunması stratejik bir hamledir. Muhalifler çatı adayda birleşiyor demek. Bütün hepsi tek çatı aday içinde mütabakat sağlanırsa küçük partinin lideri mecburen oraya yönelmiş olacak. Ancak ayrı ayrı aday gösterildiğinde, ilk turda kazanılamayacağı ortaya çıkacağı için ikinci tura kadar olan 15 günlük süreç Türk siyasi hayatının hararetli ve sıcak gündemini teşkil edecek. Büyük tartışmalara vesile olacak. Puzzleın parçalarını yan yana koyduğumuzda ortaya şu fotoğraf çıkıyor, Kılıçdaroğlu'nun kesinlikle Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünüyorum. Ancak Akşener ile birlikte şu anda kesinlikle kapalı kapılar ardında bir ön uzlaşmayı oluşturmuşlardır. Kılıçdaroğlu çatı aday olmak şartıyla cumhurbaşkanlığına seçildi diyelim, belli süre sonra önceki sisteme değil de ara güçlendirilmiş parlamenter siteme geçiş suretiyle yani başbakanlık makamının yeniden olması suretiyle Akşener'e başbakanlık verilmesi konusunda bir uzlaşma olacağını tahmin ediyorum. Öteki türlü Akşener 'Neden benim liderim aday değil de Kılıçdaoroğlu aday?' der mutlaka. Ancak böyle bir pazarlık olduğunda iki taraf için de uzlaşma sağlanabilir.


"İMAMOĞLU FATİH SULTAN MEHMET'İN TABLOSUNU ALINCA SADECE ŞOVMEN DEĞİL AKŞENER'İN BENZETMESİYLE FATİH SULTAN MEHMET BİLE OLDU"

HDP'li seçmen İmamoğlu'na İstanbul'da oy verdi. Erdoğan karşıtlığı böyle bir mekanizmayı ortaya çıkardı. İmamoğlu İtalya'da Fatih Sultan Mehmet'in tablosunu alınca sadece şovmen olmuyor, Akşener'in benzetmesiyle Fatih Sultan Mehmet bile oluyor." dedi.

Hulki Cevizoğlu ve Fikri Akyüz ile 'Dualite'nin tamamını SuperHaber YouTube kanalından izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

Sitene Ekle