Kültür Sanat |

İT Mİ KÖPEK Mİ?

Tarihçi Prof. Dr. Metin Hülagü'nün SuperHaber izleyicilerini çıkarttığı tarih yolculuğu SuperHaber YouTube kanalında…

Prof. Dr. Metin Hülagü, tarihe farklı bir pencere açarak hep merak edilen ve tartışılan konuları anlatacağı yeni programında sizleri sıra dışı bir yolculuğa çıkaracak.

Sizi Abdülhamid dönemi, Sultan Vahdettin dönemi, Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk kurulduğu zamanlara götürecek olan Prof. Hülagü ile hiç bilmediğiniz tarihi gerçekliklere tanıklık edeceksiniz.

Prof. Dr. Metin Hülagü, SuperHaber izleyicilerini çıkarttığı sıra dışı tarih yolculuğun ilk programında Türk kültürünün önemli bir parçası olan İstanbul’un sokak köpeklerini ele aldı.

İstanbul’un köpeklerinden bahseden Prof. Dr. Metin Hülagü, 'it' ve 'köpek' ayrımına dikkat çekerek, "Ben özellikle 'köpek' demeyeceğim, 'it' diyeceğim. Kulağınızı tırmalayabilir ama doğru olanı kullanmak istiyorum. Çünkü yanlış olanlar bizi şekillendirmiş durumda. Doğrusu 'it' olduğu için ben bütün konuşmalarımda ve makalelerimde it kelimesini kullanıyorum. Türk tarihine baktığımız zaman özellikle yakın dönem tarihe baktığımız zaman İstanbul’daki veya Türk kültüründeki sokak köpekleri için “it” kelimesinin kullanıldığını görüyoruz. İlk olarak 'it' kelimesi vardır, ikinci olarak 'köpek' kelimesi vardır, bir de Arapça’dan bize geçmiş olan 'kelp' kelimesi vardır. Bazen de bu kelp yani köpek-it anlamındaki Arapça kelimenin çoğulu da kullanılarak 'ilap' yani köpekler olmuştur. Kelp kelimesi, Arapça bir kelimedir. İt ve köpek dememek için birazcıkta kibarlık emaresi olarak belli zümre ve belli kesimler tarafından daha çok entellektüel dünyada kullanıldığını görüyoruz. Resmi yazışmalarda it denmez de kelp kelimesi kullanılır. ‘Köpek’ kelimesi, aslında 15. yüzyılda yani 1400’lerin başında ilk defa bizim toplumumuzda kullanılmaya başlanmıştır. Yani köpek kelimesinin mazisi 1400’lerdir daha öncesinde yoktur, it kelimesi vardır. Diğer bir ifadeyle it kelimesi, sokakta yaşayan hayvanları ifade etmek için kullanılan en eski kelimedir. Geçen yıllar içerisinde maalesef 'it' kelimesi başka anlamlar kazanmaya başlamıştır. 'İt' kelimesi sokakta yaşayan hayvanı yani köpeği ifade etmekten büyük oranda çıkmış ve insanların birbirine hakaret etmek için kullandığı bir söz haline gelmiştir. Birine kızdığınız zaman, sinirlendiğiniz zaman, öfkelendiğiniz zaman kinimizi hakaretimizi nefretimizi ifade etmek üzere it diyoruz. Hatta daha da uzatarak “it oğlu it” diyoruz, çok daha sinirlendiysek… Köpek oğlu köpek demiyoruz, köpek biraz daha kibar. Oysaki köpek=it. Doğru kelime ittir, ben it kelimesini özellikle vurgulamak istiyorum ve sizden rica ediyorum; lütfen köpek kelimesini kullanmayın, it kelimesinin kullanın. Ricamın nedeni de şu; bizim toplumumuz Türk toplumu hayvanlarla bütünleşmiş bir toplumdur. Atıyla, itiyle, ayısıyla, eşşeğiyle, devesiyle, koyunuyla, keçisiyle hepimiz haşır neşir bir durumdayız. Türk tarihi belki biraz göçebe yaşantısından ötürü belki bozkırlarda çadır kurarak göçebe kurarak yaşamasından ötürü hayvanlarla haşır neşir olmuştur. Aynı zamanda Türk toplumunun şöyle bir de yanlışı var; biz insanlarla konuşurken hayvanların ismiyle konuşuyoruz. İnsanlara hitap ederken hayvanlar üzerinden hitap ediyoruz. Özellikle sevmediğimize ama bazen sevdiğimize de yapıyoruz ‘aslanım benim’ diyoruz, aslana benzetiyoruz. Kanaryam diyoruz, çok seviyorsak. Sevmediğimizi de at, eşşek, ayı, öküz kelimelerini yapıştırıyoruz. Çok sinirliysek daha da katmerli teşbihlerde ve hakaretlerde bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Metin Hülagü ile tarihi yolculuk SuperHaber YouTube kanalında yayında...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle