Ekonomi

İşte Sabah yazarının mutlaka izleyin dediği "Banker Bilo" sahnesi...

Türkiye'nin bu kez de "stokçular" ile başı dertte... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki katı ve net tavrının bugün toplanan kabine toplantısında alınacak kararlara yansıması bekleniyor... Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör de stokçuluk konusunu bir Türk filmi üzerin izah etti. İşte Güngör "mutlaka izleyin" dediği o sahne...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hedefinde uzun süredir, son dönemde ekonomide yaşanan çalkantıları fırsat bilerek kâr elde etmeye çalışan stokçular var.

Katar’a hareketi öncesinde Atatürk Havalimanında bu konuda bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bedelini ağır ödeyecekler. Çünkü vatandaşımıza hele hele gıdada bu tür zulmü yapanlara biz 'Buyur yoluna devam et diyemeyiz." diye konuştu.

Ayrıca konunun, bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde ele alınması da bekleniyor.

Diğer yandan Sabah yazarı Dilek Güngör bugünkü köşe yazısında stokçuluk konusunu hem güldüren, hem de düşündüren örneklerle detaylandırdı.

Güngör, "Yağ var mıdır? Yoktir…" başlığını taşıyan köşe yazısında Ertem Eğilmez'in yönetmenliğini yaptığı "Banker Bilo" filmini hatırlatı ve günümüzde yaşananların filmin senaryosunda yer alan hikaye ile bire bir aynı olduğunu belirtti.

"Filmde bir 'yağ' sahnesi var ki, tam da bugün yaşananları özetliyor. " diyen Sabah yazarı şöyle devam etti;

"Maho (Şener Şen), köylüsü Bilo (İlyas Salman) ile ortak ticarethane kuruyor. Yağ satacaklar. Fakat dükkâna gelenler yağ alamıyor. Kimine 'yağ var', kimine 'yağ yok'… En sonunda mali polis ticarethaneyi basıyor.

Yağ tenekeleri bodrum kattan çıkıyor. Stokçuluk yaptıkları için emniyetin yolunu tutuyorlar.

Tabii, dükkâna gelenlerle diyaloglar müthiş…

Seyretmediyseniz bence internetten bulup, izleyin.

Bugün yaşadıklarımızı düşününce, ne farkı var Allah aşkına?

Stokçuluk zihniyeti yıllardır maalesef değişmiyor."

MARKETLERDE NEDEN YAĞ YOK?

Şu anda marketlerde 5 litrelik yağ bulmakta sorun yaşandığını dile getiren Dilek Güngür, bunun sebeplerini ise şöyle anlattı;

"Sorsan, "Toptancı malı sınırlı veriyor" diyor. Toptancıya gitsen "Fabrikadan gelmiyor" diyor. Fabrikanın kapısını çalsan "Ayçiçeği ithal ettiğimiz Ukrayna, Bulgaristan, Arjantin malı sınırlı veriyor" diyor. Anlayacağınız, herkes zeytinyağı gibi üste çıkıyor. Biraz inceleseniz tabloyu görürsünüz.

İstanbul Bayrampaşa'daki toptancıların önüne her akşam yabancı uyruklu TIR'lar yanaşıyor.

Türkmenistan, Gürcistan, Azerbaycan plakalı… Adam 3 TIR bulguru ya da yağı yolluyor Türk Cumhuriyetleri'ne… İç piyasaya satacağı fiyattan en az yüzde 15-20 daha fazlasına… Toplam kazancını düşünün… Bir de devlet cebine ihracat teşviki koyuyor.

Uğraşır mı iç piyasaya mal vermeye… Ne güzel memleket!

Hakeza, fabrikanın da pek farkı yok.

Sadece yağcı, bulgurcu mu yapıyor?

Öyle dersek diğer stokçu abilerimize ayıp etmiş oluruz!

Peynirde durum farklı mı sanıyorsunuz… Geçenlerde mahalledeki esnafla konuşuyorum. 20 yıldır ilk defa peynircisinden mal alamadığını söylüyor.

Niye mi?

Üretici fiyata yüzde 50 daha zam çakacakmış, o yüzden malı istiflemiş de ondan…"

CEZALANDIRILMALI

Stokçuluğun Osmanlı döneminden bugüne zaman zaman ortaya çıktığını ifade eden Güngör, "Ülke ekonomisinde her sıkıntıda stokçular ve karaborsacılar baş gösterdi. Bugünün de dünden farkı yok. Önemli olan bunların bir an önce tespit edilip, cezalandırılması… Yoksa birileri köşeyi dönmeye, vatandaşın da canına okumaya devam eder…" dedi. 

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN...