Yaşam

İstanbul ve Ankara alarm veriyor! Daha kirli hava soluyacağız!

Dünya Sağlık Örgütü, 15 yılın ardından hava kalitesi rehberini güncelledi. DSÖ rehberine göre İstanbul’da yıllık hava kirliliği ortalaması, limit değeri yaklaşık 3.4 kat; Ankara’da ise 3.8 kat aşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından hava kirliliği limit değerleri güncellendi. 15 yıl aradan sonra güncellenen hava kalitesi rehberinde temel kirleticiler arasında bulunan PM10 için yıllık limit değer 20 mikrogramdan 15’e; DSÖ’nün kanserojen madde olarak da tanımladığı PM2.5 için ise 10 mikrogramdan 5’e çekildi. Yeni değerlere göre İstanbul’da yıllık hava kirliliği ortalaması, limit değeri yaklaşık 3.4 kat; Ankara’da ise 3.8 kat aşıyor.

SAĞLIK BAKIMINDAN CİDDİ RİSKLER SÖZ KONUSU

Ortaya çıkan yeni durumu Milliyet’ten Mert İnan'a değerlendiren Uluslararası Hava kirliliğini önleme ve Çevre Koruma Birliği Başkanı Prof.Dr. Selahattin İncecik, “DSÖ’nün bu hamlesi COP 26 taraflar toplantısı öncesinde ülkelerin hava kalitesi standartlarını yeni kılavuz değerlerini esas alarak yeniden güncellemeleri için bir uyarı niteliğinde. Bu duruma göre başta Hindistan olmak üzere pek çok ülkenin hava kalitesi görünüşü daha da olumsuz hale gelecek. İstanbul ise su an uygulanan standartlar çerçevesinde PM bakımından sorunlu bir şehir. Trafik özellikle dizel araçların yol açtığı PM kirliliği şehir içerisindeki inşaat tozlarının da katkısı ile sağlık bakımından ciddi riskler söz konusu” dedi.

İstanbul ve Ankara’da özellikle kış aylarında zaman zaman ciddi kirlilik tablosu oluştuğunu da sözlerine ekleyen Prof.Dr.İncecik, “İstanbul’un havasında çok ciddi oranlarda partikül madde kirliliği var. Kışın bu oranlar daha da artıyor. İstanbul’da yılın yüzde 70’lik diliminde hava kirliliği oranları standartların üzerinde seyrediyor. Kışları kömür kullanımı hala çok yaygın. Avrupa’nın hiçbir şehrinde kömür yakılmıyor. Hava kirliliğinin birinci nedeni kömür kullanımı. Dar gelirli insanlara kömür yerine doğalgaz yardım ödeneği oluşturulmalı. İstanbul’daki araçların yüzde 60’ı dizel. Dizel araçlar da ciddi partikül madde kirliliği yaratıyor. Ağır tonajlı araçlar dahil olmak üzere çok ciddi emisyon kontrol ve ölçümleri yapılmalı. Almanya’daki kriterler aynen uygulanmalı, denetimler kağıt üzerinde kalmamalı” diye konuştu.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Gökhan Ersoy da, “Trafiğin yoğun olduğu karayolları, organize sanayi bölgeleri ve kömür gibi fosil yakıtların kullanıldığı enerji santrallerinin bulunduğu sıcak noktalarda tüm dünyada kirlilik değerleri limitlerin kat be kat üstünde olduğu görülüyor. Bu nedenle kömürü, dizel ve benzinli araçları geride bırakacağımız bir takvimi hemen planlamalı ve geçiş döneminde de fosil yakıtların halk sağlığı etkilerini minimize edecek limit değerlere göre temiz hava eylem planlarını uygulamalı, koruma bölgeleri ilan etmeliyiz” dedi.

EN KİRLİ HAVA İSTANBUL’DA ÖLÇÜLDÜ

Türkiye’de 1980-1990 yılları arasında ısıtma ve sanayide kalitesiz kömür kullanılması sonucu dramatik hava kirliliği olayları yaşanmış, kükürdioksit ve Partikül Madde konsantrasyonları rekor seviyelere ulaşmıştı. 17-18 Ocak 1993 tarihinde İstanbul’daki kükürtdioksit oranı 24 saatlik ortalamada 4070 mikrogram metreküp, Partikül Madde ise 2662 mikrogram metreküp olarak ölçülürken, bu oran dünyada ölçülen en yüksek kirlilik olarak kayıtlara geçmişti. Hava kirliliği erken ölüm ve astım, inme, akciğer kanseri, depresyon, şizefreni, erken doğum gibi pek çok sağlık sorunu riskini yükseltiyor.