22 Mayıs 2019
26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 17 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 03:44 Güneş 05:34 Öğle 13:06 İkindi 17:03 Akşam 20:28 Yatsı 22:10
Röportaj

FETÖ'ye direnişin simge semti

"Çengelköy Direnişi olmasaydı FETÖ'cüler köprüdeki herkesi katledecekti!"

Çengelköy semti, 15 Temmuz FETÖ’cü hain darbe girişiminin en önemli direniş merkezlerinden biriydi. Destansı bir mücadele ortaya kondu, 17 şehit verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçtiğimiz günlerde Çengelköy’ü ziyaret ederek bir anlamda semt sakinlerine vefasını göstermiş oldu. Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi'nin işletmecisi İsmet Morgül Çengelköy'ü, Çınaraltı'nı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretini SuperHaber'den Ertuğrul Acar'a anlattı...

"Çengelköy Direnişi olmasaydı FETÖ'cüler köprüdeki herkesi katledecekti!"

Çengelköy İstanbul’un en güzel semtlerinden birisi…

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü en güzel açıdan görmesinin yanında, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii ve Ayasofya’yı tek kareye sığdıran ender yerlerden.

Bu manzaraya 830 yıllık çınar ağacı da eşlik edince bambaşka bir resim çıkıyor ortaya… 

Çengelköy ayrıca, 15 Temmuz FETÖ’cü hain darbe girişiminin en önemli direniş merkezlerinden biriydi. Destansı bir mücadele ortaya kondu. 17 şehit verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçtiğimiz günlerde Çengelköy’ü ziyaret ederek bir anlamda semt sakinlerine vefasını göstermiş oldu.

Bütün bu yaşananların merkezinde ise Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi bulunuyor.

Her hafta yaklaşık 30 bin kişinin misafir edildiği "Çınaraltı" aynı zamanda Çengelköy’ün her açıdan merkezinde yer alıyor. Çengelköy’e gelenlerin yüzde 80’inin mutlaka uğradığı, çay içmese bile fotoğraf çektiği bir mekân.

İsmet Morgül Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi'nin ortaklarından. 50 yıllık Çengelköylü… Aileden Rizeli olmasına rağmen hayatının neredeyse tamamı Çengelköy’de geçmiş. Hemen hemen her şeyine şahit.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan grup konuşmasında 31 Mart yerel seçim startını Çınaraltı’ndan verdiğini ilan ederek, bir kez daha gözlerin buraya çevrilmesine neden oldu.

Superhaber'den Ertuğrul Acar da İsmet Morgül’le buluştu ve Çengelköy’ü, Çınaraltı’nı, destansı 15 Temmuz direnişini ve Cumhurbaşkanı'nın ziyaretini konuştu… 

 İsmet Bey Çengelköy maceranızı anlatabilir misiniz? Kaç yıllık Çengelköylüsünüz?

Tarihi Çınaraltı’ndan herkese selamlar. 1969 yılında Çengelköy’e geldik ailece. Aslen Rizeliyiz. 50 yıldır Çengelköy’de yaşıyorum. Çengelköy’ün ve Çınaraltı’nın son 50 yılına şahidim.

“ÇENGELKÖY BADEMİ ARTIK KALMADI”

Çengelköy eskiden bostanlarıyla meşhur bir yerdi değil mi?

Biz 1969 yılında buraya ilk geldiğimizde bostan işleriyle daha çok Rumlar uğraşıyordu. Salatalık, kıvırcık, şalgam çok ekilirdi. Çengelköy’ün en meşhur ürünü Çengelköy bademi, Trabzon hurması ve Çengelköy İnciri’ydi. Dut, erik, kızılcık dahi vardı. Meyve de boldu eskiden. Şimdi tabii o ürünler kalmadı. 70’li ve 80’li yıllarda yapılaşma artınca bostanlar yok olmaya başladı.  

Çengelköy’ün bademi meşhur biliyorsunuz; ama artık Çengelköy Bademi de kalmadı. Şimdi başka yerlerden getirip Çengelköy bademi diye satıyorlar. 

Çınaraltı’nı sizden dinleyelim? 50 yılda burada nasıl değişim oldu?

Eskiden şu anda Tarihi Çınaraltı’nın olduğu yerden denize girerdik. Burada yine o zamanlar bir kahve vardı ancak biz işletmiyorduk. Sonra ben ortaklarımla birlikte açtım burayı. 25 senedir de işletiyorum.

Eskiden de insanların çok geldiği bir yerdi ancak burada diziler çekilmeye başladıktan sonra daha da tanındı.

Eskiden Çengelköy iskelesinin olduğu yere Hamallar İskelesi denirdi. Esnafın Eminönü’nden malları kayıklarla ve maunalarla bu iskeleye getirilir, aynı  şekilde burada yetişen meyve ve sebzeler de İstanbul’un değişik yerlerine bu iskeleden taşınırdı. Hamallar taşırdı her şeyi…

“12 EYLÜL DARBESİNDE KAPATILDI, UZUN SÜRE KAPALI KALDI”

Kimler gelirdi 1970’li yıllarda buraya?

1980 darbesinden önce İslami camianın önemli isimleri Çınaraltı’na gelmeye başladı. Bahri Zengin ve İsmet Özel sürekli gelirdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da o zamanlarda geliyordu.

Burası bir toplanma ve görüşme yeri gibiydi. Mesela İsmet Özel’in sevenleri gelip onu burada dinliyorlardı.

Çınaraltı daha önce de meşhur bir yerdi yani. 12 Eylül İhtilalinde kapatıldı. 14 sene kapalı kaldı. O arada burası içki içenlerin mekânı oldu. İlk zamanlarda bu hale gelmesin diye çok mücadele verdiler… Bizi istemediler. 

Bize karşı çıkanların başka bir derdi de, İslami camianın önemli isimlerinin burayı mekân edinmesinden rahatsızlık duymalarıydı. 

Tarihi Çınaraltı’nı 1994 yılında biz tekrar açınca İslami Camianın abileri buraya yeniden gelip gitmeye başladılar. İsmet Özel gelirdi buraya. O zamanlar İsmet abi bana “Mücahit İsmet” derdi. 

Birileri o günlerde burayı daha çok halkın gelip gittiği yer olmaktan çıkarıp belli kesimlerin gelip gittiği bir yere çevirmeye çalışıyorlardı. Ama biz buranın her kesimden insanın geldiği, ailelerin rahatça oturup çayını içip sohbet ettiği bir yer olsun istiyorduk. Şükür ki bunu başardık. 

“DIŞARIDAN İÇECEK VE KABUKLU YEMİŞ HARİÇ HER ŞEY GETİRMEK SERBEST”

Peki buranın biraz da işletmesinden bahsedelim isterseniz. Nedir Çınaraltı’nın özelliği…

Buraya yiyecek dışardan getirilebiliyor. Sadece içecek ve kabuklu kuruyemiş getirilemiyor. 25 yıldır aynı sistem devam ediyor.

Ekonomist bir abimiz vardı. Mustafa Özel… Bizim camianın abilerinden biridir. O da sık sık gelirdi eskiden. Bana bir gün; “Bu şekilde bir işletme yok, üniversitelerde tez konusudur” demişti…

Şu anda İstanbul’da böyle bir yer yok. Zaten her yerde de Tarihi Çınaraltı bu özelliğiyle örnek gösteriliyor. 

“SÜPER BABA DİZİSİ BURADA ÇEKİLDİ”

1993-1997 yılları arasında ATV’de yayınlanan Süper Baba dizisi Çengelköy’de çekilmişti. Dizinin ana mekânlarından biri de Çınaraltı’ydı. Süper Baba’nın ne gibi katkısı oldu Çengelköy ve Çınaraltı’na…

90’lı yıllarda Süper Baba dizisi Çınaraltı’nda çekilmeye başlayınca duymamış olanlar da öğrendi ve insanların ilgisi daha da artmaya başladı tabii ki.  Süper Baba’nın çekimleri Çengelköy’de sokak aralarında da yapılıyordu. Ana mekânlardan biri de Çınaraltı’ydı.

Çınaraltı’nı ilk açtığımız zamanlarında biraz önce anlattığım tartışmalar da dizide işlendi.

“MEVSİMİNE GÖRE HAFTADA 20-30 BİN KİŞİ GELİYOR”

Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’ne günde kaç kişi geliyor?

Mevsimine göre, haftada 20-30 bin arasında değişiyor buraya gelen insan. Yazın biraz daha çok ilgi var tabii ki.

Çınaraltı’na gelenlerin profillerine baktığınızda kimler geliyor daha çok?

Daha çok orta gelir gurubu geliyor. Üst kesimden de geliyorlar ancak daha sınırlı.

Gelenler içerisinde maddi imkânı az olan insanlar için yapmış olduğumuz yemeklerden onlara ikram ediyoruz. Gün içerisinde burada 150 kişilik 3 öğün yemek çıkarıyoruz, hem personelimiz hem de bu tür misafirlerimiz için…

Burası 24 saat açık. Gecenin herhangi bir saatinde tek başına bir bayan da gelse kimse rahatsız etmez. Böyle bir rahatlığı da var buranın. Herkes birbirine saygı gösterir. Rezervasyon yoktur. İlk gelen güzel yere oturur. Kimseye de kalkması için müdahale edilmez.  

“HAİNLERE GEÇİT VERMEDİK”

Şimdi 15 Temmuz gecesi burada yaşananlara gelelim. Çengelköy o gece destansı bir mücadele vermişti. Siz de bütün olaylara şahitsiniz. Neler yaşandı burada?

Çengelköy savunmasına yapan burasıdır. Burası 15 Temmuz’da 20.30 civarında hareketlenme başladı. Biz buradaydık.

O gece şehit olan gazeteci arkadaşımız Mustafa Cambaz, gazeteci Hikmet Gök ve buraya sürekli gelen arkadaş grubumuz aynı masada oturuyorduk.

Baktık köprüde arabalar gitmiyor. O arada bazı arkadaşlar geldi. Beylerbeyi Sarayı’nın önünde otobüslerden insanların askerler tarafından indirildiğini söyleyince biz de dedik ki bu bir darbe girişimi.   

Olayı anlayınca biz hemen Çengelköy Karakolu’nun önüne gittik. O sırada Kuleli tarafından askerler gelmeye başladı. Karakolu teslim almak istediler. Darbe olduğunu ve karakolu teslim etmemizi istediler. Bize gözdağı vermeye çalıştılar. Karakolu teslim etmedik onlara. Bir yandan da insanlar gelmeye başlamıştı. Orası kalabalıklaşınca geri çekildiler.

Karakolu onlara vermeyince kudurdular tabii ki. Onlar gidince, çöp konteynırlarını, arabaları çektik, yolu kapattık.

Saat 22.00 sıralarında geri döndüler, insanların üzerine ateş açmaya başladılar.

Onlar ateş etmesine rağmen kimse yoldan çekilmedi. Protesto etmeye devam ettik o asker kılıklı teröristleri…

O gece toplam 17 şehit verdik. Şehitlerin 8’i Çengelköylü, diğerleri başka yerlerden gelip direnişe katılan arkadaşlarımızdı. Toplam 197 tane gazimiz var burada.

“15 TEMMUZ GECESİ DARBECİ HAİNLER KAFAMA SİLAH DAYADI”

Çınaraltı’na da girdiler mi?

Çınaraltı’na 01.15 gibi girdiler. Burada kimse kalmamıştı zaten. En son ben kalmıştım. Darbecilerden biri kafama silah dayayıp “Sen beni ciddiye almıyorsun vururum seni kimse de görmez. Burası artık bizim, sizden çıktı burası” dedi. Buraya el koydular. En son beni de karakolun önüne götürdüler, sabah 6.40’a kadar yerde yatırdılar herkesi.

Özel harekat gelirse bizi canlı kalkan olarak kullanmak için tuttular bizi orada.

O terörist okul komutanı bize ağza alınmayacak laflar söyledi. Bunlar başarılı olamayacaklarını anladıkları anda bize “Serbestsiniz, biz gidene kadar ayağa kalkmayın” dediler. Gün de aydınlanmıştı o sırada. Sokak aralarına baktığımda her taraf kan gölüne dönmüştü. Bir sürü insanı katletmişlerdi.   

“MUSTAFA CAMBAZ’I GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE ŞEHİT ETTİLER”

Gazeteci arkadaşımız Mustafa Cambaz da o gece burada şehit oldu. Siz her anına şahitsiniz?

Çınaraltı’nda beraber oturuyorduk. Karakolun önündeki ilk hadiselerde o da ordaydı. Evi yakındaydı. Eve çıktı. Sonra geri döndüğünde karakolun önünde teröristlerin insanları katlettiğini görünce tepki gösterdi.

Mustafa kardeşimiz gözümüzün önünde vuruldu. Yanına bile yaklaştırmadılar. Sürekli ateş ediyorlardı. Diğer şehitlerde de aynısı oldu. Vurulanların yanına yaklaşanlara da ateş ediyorlardı.

Bir gün önce Çınaraltı’nda yine birlikteydik. Bize ‘Şehit olmak istiyorum’ demişti.

Benim de üç çalışanım yaralandı. Birisi çok ağır yaralıydı. Onları yaralılara yardım ederken vurdular. Bu kadar cani ve gözleri dönmüştü işte. Sanki düşmana ateş ediyorlardı. 

“ÇENGELKÖY DİRENİŞİ OLMASAYDI KÖPRÜDEKİ HERKESİ KATLEDECEKLERDİ”

Çengelköy Direnişini 15 Temmuz’un büyük fotoğrafında nasıl değerlendiriyorsunuz?

FETÖ’cü hainlerin hedefi buradan köprüye gitmekti ve orada darbecilere direnen insanları arkadan vurmaktı. Büyük bir katliamı engellemiş olduk aslında burada.

Buradaki komutan köprüdeki hainlere de da emir veriyordu sürekli. Savaş uçağına emir veriyordu. “Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü yak” diyordu. Kulaklarımla duydum. Şükür ki Rabbim bu memleketi onlara bırakmadı. Buna da 'Çengelköy Direnişi'nin büyük katkısı oldu.  

Çengelköy davası da sonuçlandı? Siz de katıldınız bütün duruşmalara. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sonuçlandı ancak istediğimiz gibi olmadı. Çok eksik bilgiler vardı. Deliller yeterince toplanamadı. İnsanlar deliller karartılmasın diye mermi kovanlarını topladı; ancak kayıtlara bu mermiler geçmedi.

“CUMHURBAŞKANIMIZIN BURAYA GELMESİ PLANLI DEĞİLDİ”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde burayı ziyaret etti. Nasıl gerçekleşti, neler yaşandı ziyaret esnasında? 

Cumhurbaşkanımız hem gençlik yıllarında hem de daha sonraları gelirdi Çengelköy’e… Çeşitli vesilelerle görüşmelerimizde davet etmiştik kendisini Çınaraltı’na. Bu seferki gelmesi planlı değildi. Gelerek bizi onore etti. Misafirlerimiz de çok ilgi gösterdi. Çok memnun olduğunu ve tekrar geleceğini söyledi. 

Yaklaşık bir buçuk saat kaldı burada. Kendisine yemek ve çay ikram ettik. İnsanlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi. Çok renkli görüntüler oldu. 

Cumhurbaşkanımız sonrasında katıldığı bir televizyon programında buradan bahsetti, grup konuşmasında bahsetti… Ayrıca “Seçim çalışmasını Çınaraltı’ndan başlattık” dedi.

Bu çok onore edici bir şey tabii ki. Çengelköy için güzel bir olay. 15 Temmuz direnişinin merkezlerinden biri olan Çengelköy, yeni bir şahlanışa vesile olur inşallah.

Cumhurbaşkanımız geldikten sonra Çengelköy ve Çınaraltı’na gelen insan sayısında bir artış gözlemlediniz mi?

Tabii Cumhurbaşkanımız buraya geldikten sonra insanların da ilgisi arttı. İstanbul’un uzak yerlerinden burayı merak edip görmek isteyenler çoğaldı. Hatta şehir dışından gelenler de var. 

“BURADA EŞİTLİK VAR, KİMSE KİMSEYİ OTURDUĞU YERDEN KALDIRAMAZ”

Türk siyasetine “Çınaraltı Kriterleri” diye bir kavram yerleşir mi sizce? Çünkü buranın yazılı olmayan bazı kuralları var bildiğim kadarıyla çeşitli alanlara uyarlanabilecek…

Mesela eşitlik var, ayrımcılık yok. Hangi kesimden olursa olsun gelip burada aynı ortamda yan yana insanlar sohbet edebiliyor. Kimse kimseyi masasından kaldıramaz burada. Rezervasyon da yoktur. Deniz kenarına oturmak isteyen sırasını beklemek zorundadır. 

 Peki denize yakın oturmak için hangi saatlerde daha rahat yer bulunuyor?

İnsanlar deniz kenarına oturmak istiyorsa, masanın boşalmasını beklemeleri lazım. Özellikle hafta sonları en iyi masaya oturmak için bayağı bir rekabet oluyor. Ben bile kendime, dostlarıma torpil yapamıyorum maalesef.

Ancak sizin okurlarınıza bir torpil yapabilirim. Sabah namazından sonra deniz kenarındaki masalar müsait oluyor. O saatte gelirlerse kesinlikle istedikleri masaya oturabilirler. Ben öyle yapıyorum mesela… 

“ÇINARALTI EKONOMİK BİR MODEL”

'Çınaraltı Modeli'ni Türkiye’ye yaymak gerekiyor...

Buranın en önemli özelliği yiyecek getirmek serbest ancak içecek getirilemiyor.  Bu sayede Çengelköy esnafına da katkı sağlamış oluyoruz. Çınaraltı’nın bereketinden çok sayıda esnaf yararlanıyor. Aslında ekonomik bir model burası.

İnsanlar, böreğini, ekmeğini, simidini, peynirini, zeytinini dışardan alıp buraya gelir, ya da evinde yapıp burada yer. 

Şu anda 70 personelimiz var. Büyük de bir istihdam oluşturuyoruz aynı zamanda. Çınaraltı İşletme Modeli’nin Türkiye’ye yayılmasını çok isteriz.