Gündem

İş yerinde aşı zorunluluğu tartışması: Hastalığı yayan aşı karşıtına yaptırım gelmeli mi?

Türkiye'de koronavirüs salgınına karşı aşılama çalışmaları sürerken hâlâ bir doz bile aşı olmayan milyonlarca kişi var. Aşı karşıtlığı ve aşıdan kaçınmaya karşı alınacak önlemler tartışma konusu olmaya devam ederken iş yerinde aşı zorunluluğu da önemli bir seçenek olarak masada. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun yaptığı son araştırmada aşı olmayarak hastalığı yayanların kusurlu sayılması gerektiği sonucu çıktı.

Koronavirüs salgınına karşı yapılan aşılama çalışmaları tüm hızıyla devam ederken aşı karşıtlarına yönelik bir yaptırım uygulanıp uygulanmaması ve aşı zorunluluğu tartışmaları sürüyor. Özellikle iş yerlerinde çalışanlara aşı konusunda bir zorunluluk uygulanması için nasıl bir yasal düzenleme yapılması gerektiği hem işverenlerin hem de hukukçuların tartıştığı en önemli konulardan biri durumunda.

Aşı konusunda farklı çıkışlar yer alırken işveren tarafında dikkat çeken bir çalışma ortaya çıktı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun yaptığı araştırmada aşı karnesine büyük destek çıkarken ankete katılan 10 kişiden 8'i ise aşı olmayarak hastalığı yayanların kusurlu olduğunu savundu. Öte yandan katılımcıların yarısı ise bunun vicdani değil, kanuni kusur sayılmasını istiyor.

Söz konusu araştırmayı Milliyet gazetesindeki köşesine taşıyan Prof. Dr. Cen Kılıç çalışmanın geniş bir coğrafyada yapıldığının altını çizerek "Bu ve benzer çalışmalardan elde edilecek sonuçlara göre aşının geniş toplumsal kesimler tarafından uygulanmasına ilişkin politika önerileri geliştirilebilir. Diğer yandan kanuni bir zorunluluk ile bu sürecin çok daha hızlanması da sağlanabilir" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Cem Kılıç'ın "Hastalık yayan aşı karşıtı yargılanır mı?" başlıklı yazının ilgili bölümü şöyle:

"TİSK’inki kapsamlı bir çalışma. Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde 11 - 17 Ağustos’ta 2 bin katılımcıyla düzenlenen anket, telefon ve dijital panel üzerinden gerçekleştirilen çalışmanın sonuçları önemli. Katılımcıların büyük bölümünü hizmet ve imalat sektörlerindeki saha çalışanları oluştururken, ofis çalışanları ve uzaktan çalışmaya devam eden katılımcılar da çalışmada temsil edilmiş."

BİLİMSEL KANITLARA RAĞMEN KAYGI VAR

"Çalışmaya göre aşı olmayı reddeden her 10 kişiden yaklaşık 7’si, tüm bilimsel çalışma ve kanıtlara rağmen, halen güvenlik ve yan etkilere ilişkin kaygılarla aşı olmayı kabul etmiyor. Her 10 kişiden 1’i ise çevresindeki söylemlerden etkilenerek aşı olmadığını dile getirdi. Aşı karşıtlığının altında çevre söylemi güvenlik gibi bilimsel olmayan bilgilere dayanan argümanların bulunması aşı karşıtlığının engellenmesi için hangi faaliyetlerin yürütülmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir veri."

AŞIYI REDDEDENİN SORUMLULUĞU NEDİR?

"Her 10 katılımcıdan 8’i aşı olmayı reddederek başkalarına hastalığı bulaştıran kişilerin kusurlu olduğunu düşünüyor. Ankete katılanların yaklaşık yarısı ise bu kusurun vicdani bir kusurdan öte kanuni anlamda da bir kusur sayılması gerektiğini savunuyor. Bu çerçevede aşı karşıtlarının koronavirüs bulaştırma noktasındaki kusurunun açıkça ortaya konulması çok güç. Ancak bu noktada önemli olan böyle bir sorumluluğun varlığının bilinmesi ve vicdani ve hukuki bir sonucunun bulunduğunun ifade edilmesidir.

Ankette, gerekli tüm imkanlar ve bilgilendirmeler sunulduğu halde aşı olmayı kabul etmeyen çalışanlara yönelik iş yerlerinin yaptırım uygulanmasına gitmesi katılımcılarca destekleniyor."

YAPTIRIM GELİR Mİ?

"Her 10 kişiden yaklaşık 7’si toplum sağlığı için aşı olmayı kabul etmeyen çalışanlara yönelik yaptırımların uygulanması gerektiği fikrinde. Bu konuda hukuki çerçeve bu yaptırımın niteliğini tartışmaya açıyor. Ancak işyerlerinde huzurlu bir çalışma ortamının sağlanması için bu konuda bir yaptırım dizisinin belirlenmesi gerekli olabilecektir."

KISITLAMAYLA İKNA

"Ankete katılanların yarısından fazlası aşılanmamış kişileri ikna etmek için en etkili yöntemin resmi yaptırımların ve kısıtların başlatılması olacağı düşüncesinde. Bu konuda en fazla verilen ikinci cevap ise resmi rakamlarca bilimsel içerikli açıklama ve yayınların artırılması şeklinde. Aşı karşıtlarının fikrinin değiştirilmesi için teşvik ve yaptırım bileşenlerinden ikisinin birden sunulması gerekli olabilecektir."

AŞI KARNESİNE BAKIŞ OLUMLU

"Ankette, pek çok ülkede kamuya açık alanlara veya iş yerlerine girişlerde uygulanan dijital aşı karnesi uygulamasına olumlu bakıldığı sonucu çıkmış. Her dört katılımcıdan üçü aşı karnesi uygulamasının Türkiye’de de hayata geçirilmesini istemiş.

Katılımcıların aşı karnesini yararlı bulması ve salgının önünün kesilmesinde önemli rol üstleneceğini düşünmesi son derece olumlu. Bu şekilde aşı karşıtlarının aşı olmasının sağlanması mümkün olabilecektir.

Aşı karnesi uygulamaları restoran, AVM, kültür-sanat etkinlikleri ve diğer tüm sosyal etkinliklere girişte kişilerin aşılı olduğunu veya geçerli bir Kovid-19 negatif sonucu olduğunu belgelemesini sağlıyor. Araştırmaya katılan her 10 kişiden 8’i aşılı veya Kovid-19 negatif olduğunu belgeleyemeyenlerin kamuya açık alanlara alınmaması görüşünde. Aşı karnesinin uygulanması yaygınlaştığında aşı karşıtlarının aşı olmak zorunda kalması sağlanabilecektir."