Dünya |

İranlıların ABD Büyükelçiliğini basmasının 42. yıl dönümü kutlandı!

İran’da ABD’nin Tahran Büyükeçiliğinin işgalinin 42. yıldönümü eski ABD Büyükelçiliği önünde kutlanırken, işgalin yıl dönümü nedeniyle konuşan Devrim Muhafızları Genel Komutanı Hüseyin Selami, “Siyonist İsrail rejiminin yok olma korkusu ABD’nin kabusu” dedi.

İran’da ABD’nin Tahran Büyükeçiliğinin işgalinin 42. yıl dönümü ülkenin farklı kentlerinde düzenlenen gösterilerle kutlandı. Başkent Tahran’daki gösterilere katılan İranlılar, “Kahrolsun ABD ve İsrail” sloganları attı.

Gösterilerde, eski ABD Başkanı Donald Trump’a ait resim ve kuklalar da yerlere atılarak çiğnendi.

'SİYONİST İSRAİL'İN YOK OLMASI, ABD'NİN KABUSU'

Etkinliğe katılan Devrim Muhafızları Genel Komutanı Hüseyin Selami yaptığı konuşmada, “Siyonist İsrail rejiminin yok olma korkusu ABD’nin kabusu” dedi.

ABD’nin dünyaya diktatör üreten bir merkez olduğunu söyleyen Selami, “Dünyadaki en büyük katliamlar ve işkenceler ABD tarafından yapıldı. 40 büyük savaş ve 8 milyon insanın hayatını kaybetmesi ABD’nin küresel siyasetinin bir sonucudur. ABD, 750 askeri üssüyle kendi siyasetini dünyaya dayatmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

ABD ile Umman Denizi’nde dün yaşanan gerilime de değinen Selami, ABD’nin İran petrollerini çalmaya çalıştığını ileri sürdü. Selami, “ABD petrolümüzü çalmaya geldi. Bizim çocuklarımız tüm ihtimalleri hesaba katarak karşılarına çıktılar ve petrolümüzü çalmalarına izin vermediler” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni’nin "casusluk yuvası" ilan ettiği ABD'nin Tahran Büyükelçiliği, İran İslam Devrimi’nden 9 ay sonra 4 Kasım 1979'da devrimi destekleyen bir grup İranlı üniversite öğrencisi tarafından işgal edilmişti. Devrim lideri Humeyni'nin "1’incisinden daha büyük bir devrim" şeklinde nitelendirdiği büyükelçilik işgalinde, ABD'li 52 diplomat 444 gün boyunca rehin tutulmuştu.

Olaydan sonra İran ile ABD arasındaki tüm diplomatik köprüler atılırken, Tahran yönetimi, söz konusu ABD Büyükelçiliğinde kendilerine karşı hazırlanan 70 casusluk belgesi ele geçirildiğini ileri sürmüştü.