Gündem |

İmamoğlu'nun gittiği balıkçıdaki sobanın borusu...

Turgay Güler: Balıkçıdaki yemeğin faturası elli bin lira civarındaymış. Cenevre tatilinin fiyatını bilen yok. Sahi Cenevre tatilinin faturası nasıl ödenecek? Tuz ihalesi iptal edilmiş hesabını kim verecek? İlçe belediyelerine tuz yerine 'kum' vermek de nedir? Bir tek icraatı yok.

İstanbul’da yolların karlarla kaplandığı ve vatandaşların yollarda saatlerce mahsur kaldığı dakikalarda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi’yle balıkçıda çekilen fotoğrafı büyük tartışma yarattı.

Önce sosyal medyada CHP'liler tarafından ‘eski’ denilerek yalanlanan fotoğraf için İmamoğlu “Bir saatlik yemek molasıydı” itirafında bulundu. Ancak daha sonra yemeğin 3 saat kadar sürdüğü öğrenildi.

Bu büyük skandal günlerdir kamuoyunda tartışılırken konuyu bugünkü köşesine taşıyan Akşam yazarı Turgay Güler'den de İmamoğlu'na sert eleştiriler geldi.

Güler, yoğun kar yağışı sırasında balıkçıda yemek yiyen İmamoğlu'na şu sözlerle yüklendi;

"Bir elinde cımbız bir elinde ayna umurunda mı ki dünya? Oh maşallah size. Yamağını Cenevre'ye göndermiş, kayak tatili yaptırıyor. İstanbul'a böylesine kar yağacağını bilse Cenevre'ye kadar gider miydi? Ne diyor beyimiz? 'Aniden bastıran kar...'. Yuh artık! Nesi aniden? Meteoroloji, valilik günlerdir uyarıyor."

Akşam yazarı "Balıkçıdaki sobanın borusunu görecektiniz" başlığını taşıyan yazısında şunları kaydetti;

"Kardır yağar, yoldur kapanır, balıktır yenir, tatildir yapılır.

Beyimizin yaklaşımı bu.

Otobüstür bozulur, belediyedir borçlanır...

Ne var bunda?!

Ne diyor?

'Üç beş aklı evvelin gündemi değiştirme çabasına hiç alet olmadık biz işimize baktık'.

Üç beş aklı evvel diyerek aşağıladığının 16 milyon İstanbullu olduğunun farkında değil sanırım. Ajans yazmış üç beş satır vermiş eline o da okuyor.

'Alet olmamış işine bakmış'mış!

İş nerede?

Balıkçıda!

Başka?

Cenevre'de.

Bir elinde cımbız bir elinde ayna umurunda mı ki dünya?

Oh maşallah size.

Yamağını Cenevre'ye göndermiş, kayak tatili yaptırıyor. İstanbul'a böylesine kar yağacağını bilse Cenevre'ye kadar gider miydi?

Ne diyor beyimiz?

'Aniden bastıran kar...'.

Yuh artık! Nesi aniden? Meteoroloji, valilik günlerdir uyarıyor.

Dünyadan haberleri yok.

İstanbullu yollarda mahsur kalmış, millet perişan olmuş, evlerine gidememiş...

Hal böyle iken sen balıkçıda sefa sür. 'Sonra da ne var bunda' de?

Yahu 'ne var bunda' olsaydı paralı trollerin, besleme sanatçıların, fonladığın gazetecilerin balıkçıdaki o fotoğrafı yalanlamak için haysiyetlerini, şereflerini, onurlarını satar mıydı?

Eğer öyle olsaydı sözüm ona koca koca sanatçılar 'utanın' diye söze başlayıp 'eski bir fotoğraf üzerinden sevgili, çok kıymetli, biricik başkanımıza operasyon çekiyorlar' yalanına sığınırlar mıydı?

Trollerin balıkçıdaki sobanın borusunu görmeyip, atkılı, montlu adamları hiçe sayıp içeride kısa kollu bir herifin tişörtü üzerinden 'bu fotoğraf yazın çekilmiş' diye orasını burasını yırtar mıydı?

Cenevre'de tatil yapmak matah bir şey olsaydı yamağın çıkıp da 'özel hayatımızın gizliliği' der miydi?

Balıkçıdaki yemeğin faturası elli bin lira civarındaymış.

Cenevre tatilinin fiyatını bilen yok.

Sahi Cenevre tatilinin faturası nasıl ödenecek?

Tuz ihalesi iptal edilmiş hesabını kim verecek?

İlçe belediyelerine tuz yerine 'kum' vermek de nedir?

Bir tek icraatı yok.

Ya ne var? Şov var, demagoji var, iş bilmezlik var, çapsızlık var.

Beyimizin eleştirilere de tahammülü yok!

Neymiş 'cumhurbaşkanı olacakmış'!

Eeeee?

'Bu yüzden saldırıyorlarmış'!

Bak sen!

Beyimizi de şöyle kandırıyor yamakları; 'efendim size ne kadar saldırılırsa o kadar büyürsünüz'!

Millet salak ya, aklı evvel ya! Yer numaranızı.

Hiç aklıma gelmezdi ama oldu, CHP'liler bile isyan etti! Algıyla da bir yere kadar.

Ve son bir not.

Hepsini geçtim de şu sanatçı tayfasının rezilliğine nasıl içim yanıyor bilemezsiniz.

Ne hallere düştüler? Rezil kepaze oldular. Değer miydi yahu? Bu kadar alçalmaya, haysiyetinizi, onurunuzu, şerefinizi ayaklar altında peş paralık etmeye değer miydi?

O sobanın borusunu da mı göremediniz?

Sanırım gördünüz de ama artık çok geçti!

Di mi?"

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN...