Gündem

İMAMOĞLU’NA 'EL BAĞLAMA SORUŞTURMASINDA' ALGI OPERASYONU İZLERİ!

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve SuperHaber programcısı - Hürriyet yazarı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü SuperHaber YouTube kanalında yayında…

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ‘el bağlama soruşturmasıyla’ planlanan algı operasyonunun izlerini konuştu.

ŞENER: TÜRK YARGISINA, KAMU İDARESİNE BÜYÜK BİR İTİBARSIZLAŞTIRMA OPERASYONU ÇEKİLİYOR!

Nedim Şener, “Manipülasyonları gördüğüm için, insanların bilgisizliğinin nasıl kullanıldığını, bir yalanın nasıl ağır ağır enjekte edilerek toplumun etkilendiğini görüyorum. Türkiye’nin en önemli gazetelerinden birinde ‘İmamoğlu’na türbede ellerini arkadan bağladı diye soruşturma açıldı’ denildi. Tarihi kişiliklere hakaret’ gibi garip bir soruşturma olmaz. Ancak işin içinden bazı kokular da gelmiyor değil. İBB Başkanı Basın Danışmanı Murat Ongun bunu ‘Maalesef doğru’ diyerek kendine has üslubuyla, inandırıcılığı arttırmaya yönelik bir çabası olduğunu hissediyorsunuz. Haberin kaynağının da o olduğu belli, hissettiriyor. Haberi teyit ediyor. Ancak bunun bir ön inceleme olduğunu söylemiyorsun. Asıl mesele, algı operasyonları size bir miktar gerçek ve daha büyük bir yalan algı enjekte ediliyor. İmamoğlu türbeye gitmiş, birisi şikayette bulunmuş saygısızlık yaptı diye. İhbar gitmiş, CİMER’den savcılığa ulaşmış, savcılıkta soruşturma araştırılmaya gerek yok önce bir müfettişler incelesin demiş. Onlar da incelemeyi başlatmış ve İmamoğlu’ndan da savunma istemişler. Biz bunun haberini gazetede ‘soruşturma açıldı’ olarak okuyoruz. Bunun CİMER’den kaynaklanan bir ihbar olduğunu,  savcılığa ulaştığını, savcılığın soruşturma açmadan ön inceleme için mülkiyeye gönderdiğini, oradan gelecek rapora göre savcılık takipsizlik kararı da verebilir. Burada eleştiri konusu olabilecek şey, böyle bir ihbarın yapılabiliyor olması. Ekrem İmamoğlu’nun türbe ziyaretinde ellerini arkasına bağlamış olmasının şikayete konu oluyor olması ve şikayetin kimin yaptığı önemli. Yargı üzerinde öyle bir algı oluşturuldu ki, bunun devamını göreceğiz. Türk yargısını itibarsızlaştırma konusunda öyle senaryolar kuruluyor ve oynanıyor ki, böylece Avrupa Birliği ve diğer ülkeler sürekli Türk yargısının verdiği kararı sorguluyorlar. Bu tür soruşturma açıldı haberleri buna sebep oluyor. Biz okuduğumuz zaman gerçeğin ne olduğunu görüyoruz. Türk yargısına, kamu idaresine büyük bir itibarsızlaştırma operasyonu çekilmiş oluyor. Haberi servis eden İBB Basın Müşavirliği buna hizmet ediyor. Gerçekten ismi cismi belli birisi bu ihbarı yapmışsa bu nasıl bir zihniyettir? İnsan böyle bir hakaret suçu işlemiş olabilir mi? Nasıl böyle bir ihbarda bulunulabilir? Bu ihbarda bulunan kişinin kimliğinin açığa çıkmasıyla belki de tamda bu kaosu amaçlayan kötü niyetli kişi olabileceği. Hatta bu kişinin başka bir gruba hizmet ediyor oluşu aklınıza gelmiyor mu? Çok kolay bir durum bu. Bugün Türkiye’de FETÖ ile mücadele eden önemli kamu görevlileri hakkında FETÖ’cü ihbarında bulunan FETÖ’cüler var. Bunu bakanlıklara doğrudan gönderiyorlar, bakanlıktaki hukuk müşavirleri incelemeye sevk ediyor. Türkiye’de FETÖ ile mücadele etmiş en önemli insanlar aklında FETÖ’cüler onun FETÖ’cü olduğuna dair ihbar ediyor. Devlet idaresi buna mecburen soruşturma açıyor. Mesela Cihat Yaycı. Belediyenin bir basın müşaviri sistemi, gazeteciyi nasıl manipüle ediyor. Haber kaynaklığı yapıyorsunuz, gazeteciyle paylaşıyorsanız ‘Bu bir ön incelemedir, soruşturma değildir’ diye belirt.” sözlerini kullandı.

YARAR: NASIL MANİPÜLASYONLAR YAPILDIĞININ EN ÇARPICI ÖRNEĞİ SAHA İSTANBUL İLE İLGİLİ OLANDIR!

Mete Yarar, “Geçmişteki örneklerle nasıl manipülasyonlar yapıldığının örneklerini verelim. İstanbul’da SAHA diye bir teknoloji yapısı vardı. Burası gençlere yazılım alanında yerler veriyorlar. İlk gelindiğinde ‘Bu gruba para yardımı yapıldı’ denmişti. Belediye de bunu söyledi. Grubun başındaki Selçuk ve Haluk beyler dahil bütün grup hukuki mücadelesini başlattı. ‘Bizim aldığımız bir tane nakdi yardım var mı? Tam tersi cebimizden harcıyoruz. SAHA İstanbul bugüne kadar dışarıdan tek bir yardım almadı. İçinde yer alan teknoloji firmalarının katkılarıyla ayakta durdu’ diyerek dava açtılar. Kazandılar. O günkü olayda, SAHA İstanbul’un İstanbul’da açmış olduğu çocuklara yönelik yazılım yerleri vardı, belediyeyle koordine ettikleri. Gelir gider bütün masraflarının karşıladıkları şeyler iptal edildi. O günden beri, belki İstanbul’da yüzbinlerce öğrenci böyle bir yere gidemedi. Yalnızca söylemle kalmıyor. Bunun sonuçları eyleme de dönüşüyor.” dedi.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN 

Sitene Ekle

Yorumlar