Yaşam

İkinci dalga daha ölümcül geldi!

Tarihçi-Yazar Erhan Afyoncu, Sabah gazetesindeki bugünkü köşesinde, dünyanın en öldürücü grip salgın olan 'İspanyol Gribi'ni kaleme aldı. Afyoncu, o salgının ikinci dalgasının daha ölümcül olduğuna dikkat çekti.

Dünya koronavirüs salgınında ikinci dalga endişesi taşırken, Sabah gazetesi yazarı Erhan Afyoncu'dan çarpıcı bir yazı geldi. 

Bugünkü köşesinde 1918’in bahar aylarında ortaya çıkan “İspanyol Gribi”ni kaleme alan Afyoncu, salgının ikinci dalgasının daha ölümcül olduğuna vurgu yaptı.

İşte Afyoncu'nun ''Tarihin en büyük salgını Avrupa’yı baştan aşağı değiştirmişti'' başlıklı o yazısı;

 Dünyanın en öldürücü grip salgını olan "İspanyol Gribi", 3 dalga halinde seyretti. 1918 baharında çıkan ve yaz aylarına kadar süren ilk dalga, ikincisine göre daha hafif seyrederek tüm dünyaya yayıldı. Yaz sonu itibariyle hastalığın yayılması zayıfladı. Fakat salgın, 1918'in Ağustos ayının sonunda ikinci ve daha çok gençleri etkileyen ölümcül bir dalgayla geri geldi.
102 yıl önce ilk olarak Kansas'ta başlayan ve İspanyol Gribi adıyla anılan büyük salgınla ilgili Türkiye'nin en önemli enfeksiyon uzmanlarından Recep Öztürk, Kemal Temel, Murat Yolun, Niall Johnson, John Barry, Milorad Radusin gibi araştırmacıların önemli incelemeleri vardır.

Amerika'da bir hastane.

BİRİNCİ DALGA

İlk dalga 1918 baharında Kansas'ta ortaya çıktı. 1918 Mart'ında Haskell County'de bulunan kışladaki askerlerin çoğunda grip görüldü. Hızla yayılan grip, Amerikalı askerlerle Avrupa'ya taşındı. Yaz aylarına kadar süren bu ilk dalga, ikincisine göre daha hafif seyrederek tüm dünyaya yayıldı. İlk dalga döneminde hastalığın belirtileri hafifti ve öldürücülük oranı da mevsim griplerinden çok farklı olmadığı için ülkeler salgının üzerinde fazla durmadı. Hasta sayısında yaz sonu itibariyle ciddi bir düşüş görüldü. Fakat grip, 1918 Ağustos'u sonunda ikinci ve çok daha ölümcül bir dalgayla geri geldi.

Kızılhaç görevlileri hasta taşıyor (Kongre Kütüphanesi).

İKİNCİ DALGA

1919 Ocak ayına kadar süren bu ikinci dalga, en çok ölümün yaşandığı dönem oldu. Özellikle ikinci dalgadan sonra genç ve sağlıklı askerler hastalandıklarında önce burun kanamasıyla karşılaştılar ve bir kısmı 48 saat içinde nefes almaya çalışarak öldüler. İlginç bir şekilde hastalığın önceki ve sonraki örneklerinden farklı olarak bu salgından gençler daha fazla etkilendi. Muhtemelen yaşlılar, 19. yüzyılda geçirdikleri griplerden dolayı şanslıydılar.

Hastalığın ilk belirtileri: Üşüme, titreme, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, kusma, iştah kaybı, nezle, öksürme, göz kanlanması ve bazen de boğaz ağrısıydı. Hastalık, genellikle ilk belirtiler çıktıktan 2-3 gün sonra insanları öldürüyordu.

İlk olarak askerî üsler ve kışlalarda başlayan hastalık, askerlerle temasın sonucu olarak sivillere bulaştı. Birbirlerini aylarca görmeyen eşlerin birbirlerine sarılmaları, savaştan dönen babaların çocuklarını öpmeleri gibi durumlar sebebiyle virüs yayıldı.

Salgın, Amerika'dan Hindistan'a, Japonya'dan İspanya'ya birçok ülkeyi etkiledi. İspanyol Gribi'ne neden olan virüsün geçirdiği mutasyon, savaş şartları, sağlık hizmetlerinin bugünkü imkânların çok gerisinde olması gibi sebepler salgının ölümcül etkilerini hızlandırdı. İkinci dalgada hastalığa yakalananların ölüm oranı yüzde 3 olarak verilir.

Kızılhaç görevlileri (Kongre Kütüphanesi).

ÜÇÜNCÜ DALGA

Ocak 1919 itibariyle görülen üçüncü dalga ise ikinciye nispetle daha hafif seyretti ve hazirana kadar sürdü. Salgın her yere yayılmadı. Yalnızca belli yerlerde görüldü ve ikinci dalgaya nazaran daha az cana mâl oldu. Birinci dalgadan fazla etkilenen yerleri hastalık vururken, ikinci dalganın etkili olduğu yerlerde ise fazla bir mesele yaşanmadı. Örneğin, 1918'de

İspanya'da gripten 147 bin kişi ölürken 1919'da ise 21 bin kişi ölmüştü.

Daha sonraki yıllarda Japonya gibi bazı ülkelerde 1920'ye kadar epidemik bazı salgınlar görülmesine rağmen pandeminin genel seyri yaklaşık bir yıllık bu süreçte yaşanmıştı.

Maske takan beyzbol oyuncuları.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ