Dünya

IKBY 2003 sınırlarına dönecek! SuperHaber-Özel

Gazeteci Mete Sohtaoğlu, IKBY’nin kararını SuperHaber’e değerlendirdi.

IKBY, Irak Federal Yüksek Mahkemesi’nin bağımsızlık karşıtı kararına uyacaklarını açıkladı. Irak Federal Yüksek Mahkemesi, Anayasa’nın bölgelere Irak'tan ayrılma hakkı tanımadığına 6 Kasım’da hükmetmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan IKBY, sorunların çözümü için her zaman anayasaya bağlılığı savunduklarını öne sürerek, “Bu yöndeki her öneri konusunda tavrımız nettir, her şeyden önce Ayetullah Uzma Seyid Sistani ve Iraklı bazı şahsiyetler ile Irak halkının dostu olan ülkelerin sorunların Irak anayasasına göre çözülmesi konusunda. Federal Mahkeme’nin anayasanın ilk maddesini şerhine saygı duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili SuperHaber’den Arzu Erdoğral’a konuşan Gazeteci Mete Sohtaoğlu, bunun aynı zamanda referandum sonuçlarının iptal edilmesi anlamına da geldiğini söyledi. Softaoğlu bundan sonraki sürece ilişkin ise sahada PKK’ya yönelik ortak operasyonların olabileceğini ifade etti.

maxresdefault_1

REFERANDUM SONUÇLARININ İPTAL EDİLMESİ ANLAMINA DA GELİYOR

-Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin bağımsızlık karşıtı kararı kabul etmesi nasıl değerlendirilebilir?

Referandumda bunlar bir açıklama yaptılar. Irak federal mahkemesi bir süre önce Anayasa’da bileşenlerin ayrılma hakkının olmadığına dair bir karar vermişti. Erbil’de bunun anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Bu aslında diyalog ve müzakere sürecini açmanın, o tıkanmayı engelleyecek bir durum. Fakat burada Irak özellikle iptaline yönelik bir hamle yapacaktır. Özellikle Mesut Barzani’nin referandum sonuçlarına yönelik ya da iptal edilmesi yönündeki taleplere sessizliği vardı. Bu sessizliği de gidermiş oldu. Aynı zamanda baktığınızda referandum sonuçlarının iptal edilmesi anlamına da geliyor. Bu şekilde de okunabilir.

IKBY 2003 SINIRLARINA DÖNECEK

-Peki bu süreçten sonra Irak Kürt Bölgesel Yönetimine karşı da tavır değişir mi? Örneğin Türkiye’nin tavrı?

Önümüzdeki dönemde bu açıklama geldikten sonra zaten sınır bölgelerinin havalimanlarının devredilmesinden sonra Bağdat hükümeti müzakere yapacaktır. Ama bu müzakere için Irak anayasası çerçevesinde ve daha önce dediğim gibi artık o 140.’ıncı madde artık Irak’ta söz konusu değil. Tartışmalı bölgeler olarak belirtilen bölgeler artık tartışmalı bölge statüsünde değil. En azından Bağdat’ın gözünde bu şekilde. Artık IKBY 2003 sınırlarına dönecek ve bu şekilde devam edecek. İki yönetimli ortak yönetim gibi bir durum önümüzdeki dönemde olmayacak. Böyle bir beklentide olmamalı. Bağdat merkezi hükümetine bağlı havalimanları ve sınır kapılarından bahsediyor olacağız. Sadece KBY için değil Basra içinde diğer federal bölgeler içinde geçerli artık Bağdat’ın nezdinde federal bölgeli bir durum olmayacak. Ya da federasyon anlamında bir yapı olmayacak bunu anlıyoruz.

PKK KAMPLARI HEDEF ALINACAK

-Böyle olduğu için referandumdan çok daha kötü bir durum söz konusu IKYB için diyebilir miyiz?

Türkiye bölgeyi yakından takip ediyor. Ama burada dikkat çekmemiz gereken bir nokta var ki özellikle Kuzey Irak’ta askeri hamleler dışında Ankara’nın diplomatik ve diyalog ile bir çözümü desteklediği yönünde bir izlemimim var. Askeri hamleler dışında Türkiye bu noktada Habur sınır kapısı da dahil olmak üzere karşılıklı diyalog çerçevesinde konuşulması yönünde bir takım telkinlerde bulunduğunu ya da yönlendirme yaptığını en azından Bağdat’ı bu şekilde yönlendirdiğini düşünüyorum. Diğer dikkat çeken nokta var ki bu deprem meselesinden itibaren Bağdat merkezi hükümetinin üzüntü ve taziyelerini belirten açıklamalarına karşın bölgeye her hangi bir yardımı sevk etmeden Türkiye’nin ilk andan itibaren Süleymaniye ya da Erbil’den AFAD ve Kızılay vasıtasıyla bölgeye direk müdahale ettiğini söylersek aynı zamanda Bağdat’ın da buna ses çıkarmadığını düşünürsek Ankara tahmin edilenden daha yakın bölgeyi takip edip hem maddi hem de manevi olarak müdahale zemininin Kuzey Irak’ta olduğunu görüyoruz. Türkiye önümüzdeki dönemde bir şekilde Kuzey Irak’taki gelişmeleri kendi lehine olacak şekilde ve kendi belirlediği kırmızı çizgilere aykırı olmayacak politik liderler ile ve hareketler ile devam ettirecektir. Burada siyasi partileri arasında çatışma ya da rekabet olması mümkün. Bir dağılmada mümkün. Kandil’de bu anlamda kendi çizgisinin güçlenmesi ya da askeri anlamda bir şekilde kendini dahil etme çabaları olacaktır. Önümüzdeki günlerde sahada bir takım uygulamalar olacak. Özellikle bahara doğru İran’ın Irak’ın ve aynı zamanda Türkiye’nin bu bölge ile ilgili özellikle PKK’ya yönelik kendi sınırlarının etrafında ya da ortak bir şekilde yeni bir planlama yaptığı da söylenebilir. Türkiye’deki terör ile mücadele operasyonları Türkiye sınırları dışında sınır ötesinde artık icra ediliyor. Bu noktada İran’ın da benzer operasyonları var. Irak’ta DAEŞ ile olan çatışmaları bir yerlerde halledip alan hakimiyetini sağlayıp eğer Irak’ın kuzeyine yönelebilirse o zaman İran, Irak ve Türkiye ortak bir çalışması olacaktır. Bu kandil olur mu derseniz Kandil çok dağlık bir bölge alan hakimiyeti olarak çok geniş bir yüzölçümü var. Ben bundan ziyade daha çok PKK kamplarının özellikle Zap gibi Mahmur gibi diğer kampların bu üç ülke tarafından dönemsel olarak hedef alınacağını düşünüyorum. Dikkat çekici bir nokta vardı. Geçtiğimiz günlerde PKK’nın İran kolu PJAK’ın sınır muhafızlarına yönelik bir saldırısı oldu. Bu saldırıda 8 İran muhafızı hayatını kaybetti. Fakat İran ordusu operasyon düzenlerken ilgi çekici bir nokta var ki Türk Hava Kuvvetleri de sınırdaki operasyona havadan destek verdi. Yani bir koordinasyonun olduğunu görüyoruz.

BİRBİRİYLE BAĞLANTILI ASKERİ HAMLELER YAPILIYOR

Burada ortak bir operasyondan mı söz ediyoruz?

Yani muhtemelen sahada gündeme gelecek. İran destekli milislerin ya da TSK’nın harekatlarına baktığımız zaman aslında bir operasyonun parçaları olarak okunmalı. Bu çok önemli bir nokta. Birbirinden bağımsız değil artık. TSK’nın Kuzey Irak’taki operasyonu, İran’ın PJAK’a operasyonu ya da Irak’ın kuzeyindeki İran destekli milislerinde harekatına PKK’ya yönelik konumlanmalarına baktığımız zaman bunların pek birbirinden bağımsız olduğunu ben düşünmüyorum. Birbiriyle geçişli birbiriyle bağlantılı bir takım askeri hamleler olduğunu söylemem mümkün.

Yorumlar
Günün Videosu
Çin'in Shiyan kentinde korkunç bir doğal gaz patlaması yaşandı. 12 kişinin hayatını kaybettiği ve 138 kişinin yaralandığı kazanın görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Ortalığın savaş alanına döndüğü görüntülerde camları kırılan binalardan dumanların yükseldiği, mahallelinin acı içinde yerlerde kıvrandığı görülüyor. İşte o dehşet anlar...