Popüler Haberler |

İclal Aydın Üç Kız Kardeş kitap özeti! Üç Kız Kardeş sonu nasıl bitiyor?

Üç Kız Kardeş kitabı İclal Aydın'ın aynı adlı romanından senaryoya aktarılan bir dizidir. Birbirine çok bağlı olan Türkan, Dönüş ve Derya isimli kız kardeşlerin hikayesini konu alır. Peki, Üç Kız Kardeş dizisinin sonu nasıl bitiyor? İşte, İclal Aydın'ın Üç Kız Kardeş kitap özeti…

Kanal D ekranlarının yeni sezon dizilerinden olan başrollerinde de İclal Aydın ile Reha Özcan’ın yer aldığı Üç Kız Kardeş, izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Aile ve kardeşlik bağlarını konu alan, samimi ve sıcak bir aile öyküsünü barındıran, Türkan, Dönüş ve Derya isimli kız kardeşlerin hikayesini anlatan Üç Kız Kardeş dizisi merakla bekleniyor.

Üç Kız Kardeş Kitap Özeti

Üç Kız Kardeş romanı buz gibi soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak bambaşka bir kitap gibi. İçerisinde güzel günlerden acılı saatlere, hastalıklardan sırlara, hayallerden unutulmaz aşklara, ihanetten sevgiye, iyiliklerden merhamete, dostluktan kardeşliğe kadar her şeyi içerisinde barındırmakta. Kısacası İclal Aydın’ın Üç Kız Kardeş kitabı hayatın içerisinde insana dair ne varsa her duygundan söz edilen Ayvalık’tan başlayarak Ayvalık’ta sona eren samimi bir hikayenin sadece ana teması.

Defne’nin New York’a geleceği gün teyzesi Dönüş tarafından uçağa binmeden hemen önce sırt çantasına bir kitap koymasıyla birçok gerçek bambaşka hayatları da beraberinde getirir. Artık o defterde yazan her şey sadece Defne’ye aittir.

Kardeşlerin en büyüğü olan Türkan, ortancaları Dönüş ve en küçükleri Derya’nın hikayesi olan Üç Kız Kardeş’in anneleri ilkokul öğretmeni babaları ise PTT müdürüdür. İlk çocuk olmakla birlikte oyuncak bir bebek gibi büyütülen Türkan, o dönemlerde Eskişehir’de ikamet etmektedir. Babaları Sadık’ın tayini Ayvalık’a çıkınca annesi de tayinini oraya aldırmak durumunda kalır. Ancak asıl bilinmeyen hadise annelerinin hamile olmasıdır. Kocasından ve kızından ayrı bir hayat yaşamak durumunda kalan anne zor bir hamilelik döneminden sonra Dönüş’ü dünyaya getirir. Ancak doktorlar bebeğin yaşama şansının az olduğunu söylerler. Ayvalık’ta bulunan çocuk doktoru Metin Bey’in de yardımlarıyla Ankara’ya götürülmesine rağmen kısa zamanda her şey yoluna girer. Ve nihayet Nesrin Hanım’da tüm zorluklardan sonra Ayvalık’a gelir. Haftalarca Dönüş için uğraşan Metin Bey’inde Serdar adında bir çocuğu olur.

Bir süre sonunda iki kız kardeşe Derya adına bir kardeş daha katılır. Liseden mezun olduktan sonra Türkan’a İstanbullu zengin bir aile talip olur. Rüçhan Hanım özellikle Türkan’ın zarifliğine, güzelliğine ve iş bilmesine hayrandır. Oğlu da tahsilini Avrupa’da tamamlamış daha sonrasında İngiltere’ye gitmiş ve sonunda Türkiye’ye geri dönmüştür. Ancak gerçekler aslında hiçte öyle değildir. Defne Türkan’ın kızıdır. Dünyaya geldiği zaman hastane ziyaretinden bir gün sonra anneleri Nermin Hanım hayatını kaybeder. Geride kalan büyük sır ise Türkan’ın vicdan azabı ile gün yüzüne çıkar.

Erkek çocuğu havasında korkusuz ve başına buyruk olan Derya’da İstanbul’da Mimarlık Fakültesi’ni kazanarak üniversiteye gider. Dönüş çocukluk aşkı olan Serdar’a aşıktır. Serdar’da Ankara Tıp’ta okumaktadır. Dönüş’ünde en büyük korkusu onu sonsuza kadar kaybetmektir. O da çok uğraşmasına rağmen panik atak yüzünden o çok istediği Edebiyat Fakültesi’ni kazanamaz. Serdar’da Dönüş’e aşık olmasına rağmen ona yıllarca mektup yazmasına rağmen ne bir haber alabilir ne de karşılık duyabilir. Gizli aşk senelerce kimseden habersiz devam eder.

Bu güzel ailede birde Mesut vardır. Mesut’ta kimsesiz bir şekilde Ayvalık’ta dolanırken Sait Bey tarafından himaye altına alınır. Sait Bey’in ona sırtındaki paltoyu hediye etmesi ile Mesut ölene kadar o paltoyla gezer ve ona ‘Baba’ diye hitap eder. Yaş olarak ne kadar büyük olsa da zekası gelişmeyen bir birey olan Mesut bir gün sobada tomarla para yakar. O para aslında onların evi, barkı tüm geleceğidir ve beş parasız kalmalarına neden olur.

Derya ise üniversitede tanıştığı Erdem ile evlenir ve ondan bir kızı dünyaya gelir. Halası Dönüş için birçok kısmet bulsa da onun aklı hala Serdar’dadır. Nihayet halası bir kısmet bulur ve Dönüş bir anda karşısında Serdar’ı bulunca neye uğradığını şaşırır. Serdar ve Dönüş aile arasında düzenlenen sade bir törenle evlenir.

Türkan’da kocası Somer’in yıllarca çilesini, yokluğunu, çapkınlığını, ihanetlerini, kaynanası Rüçhan’ın hakaretlerini, dayaklarını yaşadıktan sonra kızı Defne’yi de yanına alarak boşanır. Yıllar sonrasında ise karşısına çıkan kendi hayat mücadelesini verdiği şirketin sahibi ve patronuna aşık olarak onunla evlenir. Artık O’da yaşantısında mutludur.

Derya tüm hırsını, ilgisini, enerjisini iş hayatına yöneltip kızını ve kocasını ihmal edince evliliğinde çatırtılar başlar. Kocası Erdem boşanmak istediğini ve O’nu aldattığını söyler. Oysa attığı bu yalana kendi bile utanırken tek isteği Derya’nın dikkatini kendisinde toplamaktır.

Hayatı kitaplar, şiir olan, kendi halinde naif ruhlu Dönüş çocukluk aşkına kavuştuktan sonra Can adında bir erkek çocuk dünyaya getirir. Her şey tamda yolunda giderken Dönüş’ün kanser olduğu ortaya çıkar. Ve ailesinin de desteğiyle o günleri atlatır.

Sırları ve hatıralarıyla birlikte bildikleri, sonradan öğrendikleri ile hastalık döneminde yazmaya başladığı defter bir gün Derya’nın eline geçer ve bu ortaklığa Türkan da şahit olur. İşte tüm bilinmeyenlerde o vakit ortaya çıkar. Dönüş’ün yeğeni Defne’ye eğitim için giderken gizlice tutuşturduğu hayat hikâyeleri artık tamamen ona emanettir.