21 Ekim 2020
17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 30 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 05:51 Güneş 07:15 Öğle 12:54 İkindi 15:52 Akşam 18:22 Yatsı 19:42
Gündem

'İlaç kullanıyorum' savunması

Hrant Dink Vakfı'nı tehdit edenlere tahliye

Hrant Dink Vakfı'na üç farklı tarihte e-posta ile tehdit mesajları gönderen Hüseyin Ateş ve Ersin Başkan, çıkarıldıkları ikinci duruşmada tahliye edildi. Mahkemede söz hakkı isteyen Ateş, psikolojik ilaçlar kullandığını ve o e-postaları o ilacı kullanmadığı zaman attığını söyledi.

Diken'den Canan Coşkun'un haberine göre, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmaya 2 sanık tutulduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Sanık Ersin Başkan, "Hrant Dink Vakfı’nın basın açıklamasını gördüğüm için tepki amaçlı e-postayı attım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatımı istiyorum” dedi.

'GÖRDÜĞÜM VİDEOLARDAN SARSILDIM'

Başkan’dan sonra söz hakkı sanık Hüseyin Ateş’e verildi. Ateş şunları söyledi:

"Ben bu olaylar yaşanmadan önce internette gördüğüm videolar nedeniyle sarsılmıştım. Üyelerin bu durumdan haberleri olsun diye bilgi vermek istedim. Psikolojik ilaçlar kullanıyorum. O gün ilaç kullanmamıştım. Tehdit etmek istemedim, Türk bayrağına yapılan hakareti görünce yazmak istedim. Burada da ilaç kullanıyorum, hatta dozu da yükseltildi. “

Sanıkların avukatı da müvekkillerinin beyanına katıldığını söyledi. Ardından Hrant Dink Vakfı avukatlarına söz hakkı verildi.

Avukat Deniz Dink, sanık Hüseyin Ateş’e soruşturma aşamasında Fethiye Çetin’in fotoğrafını gördüğünü söylemesi ile ilgili sorular sordu.

Dink, Ateş’e Çetin’in fotoğrafını kimin gösterdiğini, onu en son ne zaman gördüğünü ve neden özellikle Çetin’i hedef aldığını sordu. Sanık Ateş de, Çetin’i şahsen tanımadığını kaydederek şunları söyledi:

"Televizyonda, internette gördüğüm açıklamalarından dolayı kendisini biliyorum. Kendisine mektup yazıp özür de diledim. Onu en son Instagram’da gördüm. Sürekli onun açıklamalarını gördüğüm için onun adını verdim. Benim hiçbir terör örgütüyle de ilgim yoktur.”

'HRANT DİNK VAKFI'NIN NASIL GÜZEL İŞLER YAPTIĞINI CEZAEVİNDE ÖĞRENDİM'

Ardından Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu söz aldı. Hrant Dink cinayeti öncesinde de benzer tehditler yapıldığını anımsatan Bakırcıoğlu, şöyle konuştu:

"Bir atmosfer yaratılmış ve Hrant Dink öldürülmüştü. Bu tehditler ciddi tehditlerdir. Sanıklardan şikayetçiyiz ve davaya katılmak istiyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili yürüttüğü soruşturma belgelerini de inceleyip beyanda bulunacağız.”

Bunun üzerine sanıklar tekrar söz aldı. Sanık Hüseyin Ateş "Hrant Dink Vakfı’nın nasıl güzel işler yaptığını cezaevinde öğrendim. Onlardan özür dilemeye hazırım” dedi.

Sanık Ersin Başkan da "Bu kadar ciddi bir tehditse basınla ve kamuoyuyla neden paylaşılıyor da savcılıkla paylaşılmıyor” diye sordu.

DÖRT AYDIR TUTUKLUYDULAR

Duruşma savcısı da sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Hakim ara kararında sanıklarla katılanlar arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi için dosyanın bir suretinin Uzlaştırma Bürosu'na gönderilmesine karar verdi.

Sanıkların ruh sağlığının yerinde olup olmadığını tespiti için Adli Tıp Kurumu'na yazı yazılmasına hükmeden hakim, sanıkların tutuklu kaldıkları süre, suç vasfının değişme ihtimali, tutuklamanın bir tedbir olması ve ölçülülük ilkesi dikkate alınarak tahliye edilmelerine karar verdi.

Hüseyin Ateş 31 Mayıs’ta, Ersin Başkan ise 2 Haziran’da tutuklanmıştı.

Yorumlar