24 Mart 2019
9 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
25 dk
Yatsı'ya kalan süre
İmsak 05:29 Güneş 06:55 Öğle 13:16 İkindi 16:42 Akşam 19:26 Yatsı 20:46
Popüler Haberler

Helal disko nedir? Nerede açılacak? Hangi şarkılar çalacak?

Helal disko nedir? Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak'ın bugünkü köşe yazısında bahsettiği Helal diskolar sosyal medyada günün en çok konuşulan konusu haline geldi. "Bizim de eğlenmeye hakkımız yok mu" şeklinde tepkisini dile getiren Dilipak'ın bu yazısının ardından internette de Helal diskolar hakkında araştırmalar başladı. Biz de konu hakkındaki tüm bilgileri inceledik ve haberimize ekledik. Peki Helal disko nedir? Nerede açılacak? İşte Abdurrahman Dilipak'ın helal disko yazısı ve ayrıntılar

Helal disko nedir? Nerede açılacak? Hangi şarkılar çalacak?

Helal disko nedir? Bugün sosyal medyanın gündeminde çok farklı bir konu bulunuyor. Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'ın bugünkü köşe yazısında Helal diskolardan bahsetmesinin ardından konu hakkında araştırmalar başladı. Peki Helal disko nedir? Nerede açılacak? Helal diskolarda hangi şarkılar çalınacak? İşte Abdurrahman Dilipak'ın Helal disco yazısı ve tüm detaylar...

HELAL DİSKO NEDİR?

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, İslamcılara yönelik “helal gıda”, “helal otel” gibi ticari girişimlerden sonra "helal disco"nun da açılacağını duyurdu.

“Helal disco”nun Ankara'da açılacağını söyleyen Dilipak, "Eğlenmek bizim de hakkımız” deyip "Diskotek deyince mütedeyyin hanımlar için ayrı yer, aile için karma, erkekler için ayrı olmalı. Fonda enstrümantal 'telaal bedrü” ifadesini kullandı.

Dilipak'ın "Tereddi ya da" başlığıyla yayımlanan yazısında şunlar yer aldı:

“...Sıra ‘Helal Disco’ya geldi. Ankara’da açılıyor. ‘Eğlenmek bizim de hakkımız’! değil mi! Tabii ki helal. Helal şarap, helal şampanya, helal bira, helal likör! Düğün salonu gibi, ‘kına gecesi salonu’ değil, doğum günü partilerinin verildiği, eğlence partilerinin yapıldığı bir disco’dan söz ediyorlar. Artık Kâbe’nin hemen karşısındaki AVM’de bile satılıyor bunlar. Yan taraftaki kuleye çıkıp, Kâbe’ye tepeden bakarak şampanyanızı yudumlayabilirsiniz. Ee artık bizim ‘Disk Jokey’lerimiz de olur!

Ne var bunda. Kına gecesi yapmıyorlar mı? Onun VIP versiyonu. Daha profesyonelcesi. Hem zaten yöneticisi Kur’an Kursu mezunu, hafize. Tabii ki mahremiyet kurallarına uygun. Erkek giremez. Cep telefonu yasak. ‘Disko, dans müziğinin bir tarzıdır. Funk, soul, pop ve salsa ögeleri içerir’miş.

- Cafeler kesmiyor artık gençlerimizi, Diskotek lazım bize, biraz oynamamız gerek. Dansing lazım. Rock’n Roll eşliğinde zikir çeken dervişlerimiz var artık. Bunlar hayatın gerçekleri. Biraz horon teper, zeybek oynar. ‘Yerli ve Milli’ Kafkas halk oyunları var, halay çekeriz. Gençlik bunu istiyor. Biraz da biz kam alalım dünyadan!

Diskotek deyince mütedeyyin hanımlar için ayrı yer, aile için karma, erkekler için ayrı olmalı. Fonda enstrümantal ‘telaal bedrü’.

- Zaten artık memlekette herkes için her türlü fetva var. Hormonlu, geni ile oynanmış fetvalar herkese her konuda çözüm imkanı sunuyor...”

HELAL DİSKOLARDA HANGİ ŞARKILAR ÇALACAK?

Abdurrahman Dilipak'ın yazısında bahsettiği ve "fonda da enstrümantal 'telaal bedrü'" dediği şarkı türüne bir örnek;

İŞTE ABDURRAHMAN DİLİPAK'IN HELAL DİSKOLAR HAKKINDA YAZDIĞI YAZI

Tereddi ya da
20 Şubat 2019 Çarşamba

Tereddi, soysuzlaşma, yozlaşma, gerilemek. Soysuzlaşmak, aşağı düşmek gibi anlamlara gelir. Terakki ise bunun karşıtıdır. Gelişme, ilerleme, yükselme.

Geriliyor muyuz, ilerliyor mu? Bu biraz da baktığınız yerle ilgilidir. Mesela paranız artarken itibarınızı kaybedebilirsiniz. Ya da para kaybedebilirsiniz ama itibarınız artabilir mesela. İnsanın ikisini birden kaybettiği ve kazandığı da olabilir.

İttihat ve Terakki, birlik ve ilerleme demek. Ama birlik ve ilerleme için “din”den kurtulmak gerek. Bu fikir cumhuriyetle ortaya çıkmadı idi. 1880’de ölen Ziya Paşa, “İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki / Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı” der. Tanzimat sonrası, hatta Lale devrinden sonra bütün fikirler açıktan konuşulmaya başlanmıştı “aydın”lar arasında. İttihat Terakkiciler arasında bu fikirde olanların sayısı da az değildi. Nihayetinde cumhuriyet dönemindeki tek parti zihniyeti de İttihat Terakkinin siyasi ayağı değil mi idi. Daha sonra onlar da aslına rücu etti ve militerleştiler.

Mahmut Esat Bozkurt meclis kürsüsünden haykırmak ister (Şahid Karabekir) “İslam’ın ilerlemeye engel olduğu düşüncesi.İslam kaldıkça kimsenin yüzümüze bakmayacağı düşüncesi” (…) Din ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkumdur.” Bu fikirler siyasete egemen olduğunda bu lakırdıların konuşulduğu zaman 10 Temmuz 1923. Ana fikir şu: “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar. Yoksul kalmaları kaçınılmazdır. Böyle kimselerle ülke zenginleştirilemez. Onun için din ve namus anlayışını kaldırmalıyız. Partiyi bunu kabul edenlerle güçlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz. Böylece kalkınma çabuk ve kolay olur.” (Kazım Karabekir anlatıyor /Uğur Mumcu Ağustos 1990)

Mehmet Akif de Safahat’ta demiyor mu idi: “İrticaın sizin lehçede manası bu mu?” diye

Terakki Vakfı Okulları, 1877 yılında Selanik’te Mekteb-i Terakki adıyla kurulmuştu. Şişli Terakki, Selanik’teki Alatini efendinin sponsorluğunda kurulan Şimon Zwi mektebinin devamı idi. Şimon Zwi mektebi mütegallibenin devamı olan yeni Cumhuriyetin kurucuları daha sonra, Moiz Kohen adını “Tekinalp”e çevirip, “Din yok milliyet var” diye sahne alacaklardır. O da tutmayınca, “Türkün dini Kemalizmdir” diye çıkacaklardır ortaya.

Dün dündür, bugünse bugün. Artık CHP iktidarda değil. Ama o malum aşiret için “giden ağam, gelen paşam” Şamanizm’den başlayıp, NLP ile devam edip, bir nesli dönüştürmek için Transandantal Meditasyon için çıkıyorlar ortaya.

Sıra “Helal Disco”ya geldi. Ankara’da açılıyor. “Eğlenmek bizim de hakkımız”! değil mi! Tabii ki helal. Helal şarap, helal şampanya, helal bira, helal likör! Düğün salonu gibi, “kına gecesi salonu” değil, doğum günü partilerinin verildiği, eğlence partilerinin yapıldığı bir disco’dan söz ediyorlar. Artık Kâbe’nin hemen karşısındaki AVM’de bile satılıyor bunlar. Yan taraftaki kuleye çıkıp, Kâbe’ye tepeden bakarak şampanyanızı yudumlayabilirsiniz. Ee artık bizim “Disk Jokey”lerimiz de olur!

Ne var bunda. Kına gecesi yapmıyorlar mı? Onun VIP versiyonu. Daha profesyonelcesi. Hem zaten yöneticisi Kur’an Kursu mezunu, hafize. Tabii ki mahremiyet kurallarına uygun. Erkek giremez. Cep telefonu yasak. “Disko, dans müziğinin bir tarzıdır. Funk, soul, pop ve salsa ögeleri içerir”miş.

Hay Allah, bizim emekli birkaç eski kafalı hoca gitmişler, belediye başkanını ziyaret etmişler. Sabah namazında bizim camiye de buyurun, dua edelim de Allah bizi korktuğumuzdan emin eylesin demişler. “Eski kafa” adamlar. “Başkan adayı, programımızı tanıtım grubumuz hazırlıyor, onlar reklam ajansları ve halkla ilişkiler uzmanları, kamuoyu araştırma şirketleri ile çalışıyorlar” demiş. Kibarca yolcu etmişler. Sonra kendi aralarında konuşuyorlarmış, 3 nesil geçti onların zamanı ile bugün arasında, bunlar o günlerde kalmış. XYZ kuşağından haberleri yok amcaların” demişler.

Bir emekli Prof. gidip, bazı konularda aday olan zatı uyarıp, nasihat edecek olmuş, “Siz İlahiyat Profesörüydünüz değil mi” diye sormuş. Sonra da arkadaşlarına dönmüş. “İşine bak, bilmediğin şeye karışma” demeye getirmiş kaba bir şekilde.

Cafeler kesmiyor artık gençlerimizi, Diskotek lazım bize, biraz oynamamız gerek. Dansing lazım. Rock’n Roll eşliğinde zikir çeken dervişlerimiz var artık. Bunlar hayatın gerçekleri. Biraz horon teper, zeybek oynar. “Yerli ve Milli” Kafkas halk oyunları var, halay çekeriz. Gençlik bunu istiyor. Biraz da biz kam alalım dünyadan!

Diskotek deyince mütedeyyin hanımlar için ayrı yer, aile için karma, erkekler için ayrı olmalı. Fonda enstrümantal “telaal bedrü”.

Bir arkadaş memlekette bir SPA’ya gitmiş. Tayland masajı da yapılıyor. Erkek masör de var, kadın da. Erkek masörler dolu. Aralarında bir de emekli müftü var. Grub bir işadamı grubu. Müftü fetvayı veriyor. Masörler gayrimüslüm, üstelik sağlık için yapılan bir iş sözkonusu. Caizdir. Helal!

Zaten artık memlekette herkes için her türlü fetva var. Hormonlu, geni ile oynanmış fetvalar herkese her konuda çözüm imkanı sunuyor..

Bir grub işadamı yurtdışında SPA’ya gitmişler. Yine masaj konusu. Bizim eski radikallerden biri, ben kadın masöre gitmem diyor. Erkek masöre gidiyor. Meğer adam gaymiş, Gay’lar gidiyormuş ona!..

Deizm’i geçtik, agnostik oldu insanlar. Yıllarca tekrar tekrar yazıp durdum, bizi önce atomize edecekler. Sonra nötralize, ardından agnostik. Bu gerçekleşti. Bu nasıl mı oldu. Artık aklımız ve imanımız servetimiz ve gücümüze yön veriyor. Servetimiz ve gücümüz aklımız ve imanımıza hükmediyor. İnandığımız gibi yaşamayınca yaşadığımız gibi inanmaya başladık. Bu iş bu kadar basit.

CHP döneminde laikleştiremediler ama AK Parti döneminde AKP’liler üzerinden sekülerleştirildik.

Sonuçta Ahmet Cevdetler kazandılar.

Artık ilahiyatlarda bile namaz kılan %50’lerde. Bunun sorumlusu kim? Kaldı ki, muamelattan yoksun bir ibadet sadece seremoni ve ritüelden ibarettir. İbadetin ruhu yokolur, yapılan iş şekil ve cesetten ibaret kalır. Zaman içinde bu iş “münafıklık alameti”ne dönüşür. Çünkü o iş bir ibadet değil, insanları aldatmaya dönük bir istismara ve aldatmaya dönüşür.

Hadi diyelim ki, necasetten temizleniyoruz da, “Hadesten taharet” ne olacak hiç düşündünüz mü. Sahi “Hades” ne demekti, çevrenizdekilere sorun bakalım. Gençlerin 32 farz seviyesinde bile dinle bağları kalmadı neredeyse. Bağışlayın, sizi gereksiz şeylerle meşgul ediyorum. Biliyorum sizin “para kazanmak” gibi daha ciddi işleriniz var.

Prof. Dr. Fikret Akınerdem’in 14 Nisan 2017’li “İslam Terakkiye Manidir Hristiyan Olmamız Gerekir” başlıklı bir makalesi var. Orada bir olay anlatılır: Kazım Karabekir, 1923 senesinde mecliste yaşadığı ilginç bir olayı şöyle anlatıyor: Tevfik Rüştü Bey konuşuyordu: “Ben kanaatimi millet kürsüsünden de haykırırım. Kimseden korkmam. Teşkilâtı Esasiyemizde dinimiz apaçık yazılmalıdır” diyordu. Ben söz aldım ve sordum: “Teşkilâtı Esasiye’de dinimizin İslâm olduğu yazılıdır. Tevfik Rüştü Bey? Hangi kanaati haykıracaksın? Teşkilâtı Esasiye’ye hangi dini yazdıracaksın? Hıristiyanlığı mı? Mahmut Esat Bey söz aldı ve sertçe cevap verdi: “Evet Hristiyanlığı. Çünkü İslamlık terakkiye (ilerlemeye) manidir. Bu dinle yürünmez mahvoluruz. Ve bize kimse de ehemmiyeti vermez” dedi.

Halide Edip’i dinlemiş olarak Avukat Yusuf Türel de 6 Şubat 1995 tarihli Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan A. İhsan Gülcü ile röportajında Halide Edip’ten naklen bir olay anlatılır: Bir gün Naci Şensoy ve Ferruh İlter ile Halide Hanım’ı ziyarete gittik. Halide Hanım’a, bizde ve diğer devletlerde İslam’a karşı yapılan saldırıların nereye varacağını sordum. Şöyle konuşmuştu: “Bir toplantıda isimlerini vermek istemediğim kişiler bana, ikna kabiliyetim olduğunu ifade ederek, Avrupa devletleri arasına girebilmemiz için İslamiyet’i bir tarafa bırakıp onların inançlarına yakın, daha ziyade Protestanlıka yakın bir çizgiye gelmemiz için yazılar yazsanız iyi olur. Bu hurafelerle hem geride kaldık hem daima geriye itileceğiz dediler. Ben onlara, hayır beyefendiler ben bu kanaatte değilim. Belki çaput bağlama gibi bazı hurafeler olabilir, ama bunlar dinin esasları değildir. İslam en mükemmel dindir. İlim adamları kürsülere çıktığı zaman hurafeler ortadan kalkar dedim”.

“Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım”. Bugünlük de bu kadar! Selâm ve dua ile.