Gündem |

Haşdi Şabi örgütü kimdir? Haşdi Şabi'yi kim kurdu?

Musul'da DAEŞ terör örgütüne yönelik başlatılan operasyonlarla beraber Haşdi Şabi terör örgütü de çokça konuşuluyor. Yaptığı katliamlarla DAEŞ'ten bir farkı olmayan bu örgüt, Şiilerin DAEŞ'i olarak nitelendiriliyor. Son günlerde terör örgütü Haşdi Şabi kimdir, kimler kurdu, amacı nedir? gibi sorular merak konusu oldu. Haşdi Şabi örgütü kimdir? Haşdi Şabi hangi ülkenin örgütü? Haşdi Şabi örgütü hangi gruplardan oluşur? İşte Irak ve Suriye dolaylarındaki karışık grupların arasında adı geçen Haşdi Şabi hakkında ayrıntılar...

Haşdi Şabi örgütü kimdir? Haşdi Şabi terör örgütünü kim kurdu? Haşdi Şabi örgütü arkasında hangi ülke yer alıyor ve kimlere hizmet ediyor? soruları son günlerde merak konusu oluyor. Musul'da DAEŞ terör örgütüne yönelik başlatılan operasyonlar ile birlikte birçok konuda gündeme geliyor... Yaptıkları Sünni katliamları ile tanınan kin ve nefret dolu Haşdi Şabi örgütünü tanıyalım. Haşdi Şabi örgütü kimdir? (Halk Seferberlik Güçleri) IŞİD’in 2014’te Musul’u ele geçirmesi ardından farklı milis grupların bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Haşdi Şabi örgütü Irak'ın Şii dini lideri Ayetullah Sistani’nin fetvasının ardından kurulmuştur. Haşdi Şabi hangi ülkenin örgütü? Haşdi Şabi örgütü hangi gruplardan oluşur? İşte Irak ve Suriye dolaylarındaki karışık grupların arasında adı geçen Haşdi Şabi hakkında ayrıntılar...

haAdi_Aabi1

HAŞDİ ŞABİ'NİN KURULUŞU

IŞİD bölgeyi işgal ettikten bir gün sonra, Irak'ın en güçlü Şii dini lideri, Sistani, kutsal Ehlibeyt türbelerini ve mekanlarını korumak için 'cihat' ilan etti. Bir anda ona bağlı onlarca Şii aşiret ve on binlerce insan sokaklara döküldü. Buna en çok sevinen İran oldu. Ölmeye ve öldürmeye yemin eden, Hz. Hüseyin'e kavuşacağız diye yollara dökülen bu kızgın ve intikam dolu insanları örgütlemek için dini lider Hamaney bizzat devrim muhafızlarını görevlendirdi. Böylece efsanesi kendinden büyük, Kasım Süleymani Irak'ta ortaya çıkmış oldu.
İran kesenin ve silah depolarının ağzını açtı. Sayıları 45'i bulan aşiretleri paraya ve silaha boğdu. Bu aşiretlerin hepsi Kasım Süleymani aracılığı ile askeri eğitimden geçirildi. Ve bunlara askeri isimlerden ziyade Ehlibeyt isimleri veridi. “İmam Ali Tugayı, Seyyid Şüheda Tümeni, Asain El Hakk, Ali Ekber Tugayları, Seraya Aşura… Bu tugayların sayısı tam olarak bilinmiyor. Ancak hepsi bir araya gelerek kendilerine, Haşdi Şabi (Halk gücü) ismini verdi.
Sistani, el Hekim, Sadr gibi, dini liderler de bunları kutsadı. İran'ın eğittiği, Iraklı dini liderlerinin kutsadığı bu öfkeli ve intikam dolu insanlara, ABD, “saygı duyulacak gruplar” diyerek dünyada meşrulaştırdı.

SALDIRI İÇİN HAZIRLIK TALİMATI VERİLDİ

"Ebu Azrail" olarak tanınan Eyyub Falih HASAN, Abadi başkanlığında, Bağdat'ta üst düzey komutanlarla bir toplantı yapıldığını, Abadi'nin Haşdi Şabi, Altın Kuvvetler, Federal Polis ve Irak ordusundan birliklerin, başta Kerkük olmak üzere tartışmalı bölgelere saldırı için hazırlanması talimatı verdiğini söyledi.

7

"KÜRT KANI DÖKMEK İSTEMİYORUZ"

Şii komutan, toplantıya katılan İmam Ali Ketibeleri Komutanı Haci Şıbil Zeydi ile diğer komutanların, Kürtlerle savaşıp, Kürt kanı dökmek istemediklerini söylediğini belirtti.

BÜTÜN GÜÇLER TEYAKKUZDA

Ebu Azrail, "Şu an bütün güçler teyakkuzda. Üstlerimizden gelecek emirleri bekliyoruz. Emir geldiği an saldırıya geçilecek, tartışmalı bölgelere yayılacağız. Ancak hiçbir şekilde Peşmerge Güçleri ve Kürtlere karşı savaşmak istemiyoruz" ifadelerinde bulundu.

"BÖLGEDE BÜYÜK DEĞİŞİMLER YAŞANACAK"

Önümüzdeki 2 gün içinde bölgede büyük değişimler yaşanacağını öngördüklerini söyleyen Ebu Azrail, burayı korumaya hazır olduklarını söyledi.

HAŞDİ ŞABİ KORKUSU HER YANA YAYILIYOR

Haşdi Şabi, Irak ordusuna katılmadı. Üniformaları, bayrakları, flamaları ayrıydı. Emirleri önce aşiretlerinden, sonra dini mercilerinden ve son olarak da İran'ın dini lideri Hameney'den alıyorlardı. Aslında İran'ın Irak'taki ordusu olmuşlardı.
Haşdi Şabi, IŞİD'in elinde olan, Samara, Ramadi, Tikrit, Anbar'ın geri alınması için ABD öncülüğünde başlatılan operasyonlarda en ön safta yer aldı. İşte o tarihten sonra da ünü her yere yayıldı. Zira bu milisler, ölümden korkmuyor, ancak öldürmek için daha büyük şevkle hareket ediyordu.
Yakaladıkları ve IŞİD'li dedikleri Sünnilere yaptıkları işkenceler ve vahşeti cep telefonlarına çekiyor, sonra da bunu her yerde gururla paylaşıyordu. Ortalık kancalara takılmış, uzuvları canlı canlı kesilen, ciğer ve kalbi sökülüp çiğ çiğ yenilen korkunç insan görüntüleriyle doluydu. Bu yetmezmiş gibi, Musul hareketi başladığında bir de kedi, köpekleri dişleriyle parçalayıp yiyen korkunç milis görüntüleri döküldü ortalığa. Haşdi Şabi tıpkı IŞİD gibi, bu vahşi infazları sayesinde büyük bir korku yarattı. Bu da her kentin ele geçirilmesinde çok işe yaradı.
IŞİD'den alınan tüm bu şehirler Sünnilerin şehriydi, ancak oranın yönetimi bir daha Sünnilere verilmedi. Bu şehirlerde Şii nüfusu bir anda arttı. Sünniler ya Haşdi Şabi'ye boyun eğdi ya da orayı terk etmek zorunda kaldı.
En korkunç Haşdi Şabi tugayı Asain El Hakk İmamı, Kays Gazzali geçtiğimiz Cuma hutbesinde, son Sünni şehri Musul'a gireceklerini ve Hz. Hüseyin'in intikamını alacaklarını söyledi. Korku dağlara kadar çıktı böylece.

HAŞDİ ŞABİ’NİN İRAN İLE İLİŞKİSİ VAR MI?

Haşdi Şabi bünyesindeki örgütlerin büyük bölümünün İran'la yakın ilişkileri bulunuyor.
BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji, örgütün İran Devrim Muhafızları tarafından teşkilatlandırıldığını, bünyesindeki grupların liderlerinin genelde, Tahran'la ve de İran'daki kutsal Kum şehriyle yakın ilişkileri olan din adamları olduğunu söylüyor.
Naji, “Danışmak için düzenli olarak İran'ı ziyaret ediyorlar. Ve paranın ve silahların bir bölümü İran'dan geliyor. Bu yüzden ilişkileri ideolojik olarak da, maddi destek açısından da ve diğer diğer bağlamlarda da oldukça güçlü” diyor.

HAŞDİ ŞABİ’Yİ HANGİ ÜLKE DESTEKLİYOR

Bağdat örgüte, para ve silah yardımı yapıyor.
Bununla birlikte Haşdi Şabi'nin tam olarak hükümetin kontrol altında olmadığı düşünülüyor.
Hatta dönem dönem bazı milis gruplarının hükümeti, bazı hükümet üyelerininse milis gruplarını eleştirdikleri durumlar oldu.
BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji Haşdi Şabi ve Bağdat arasındaki ilişkiyi ‘zayıf' olarak değerlendiriyor.
IŞİD'in Irak'ta tamamen yenilmesi durumunda Haşdi Şabi'nin ne olacağı konusu ise belirsiz.

haAdi_Aabi2

İNSAN HAKLARI ELEŞTİRİLERİNİN MERKEZİNDE

Yapılan araştırmalar Irak halkının belli bir bölümünün IŞİD'le mücadelede Haşdi Şabi'yi desteklediğini ortaya koyuyor.
Özellikle Şii Iraklıların önemli bir bölümünün gözündeyse milisler kahraman olarak algılanıyor.
Sünni Iraklıların Haşdi Şabi'yi mezhepçi olarak gördükleri biliniyor.
Irak'ta Şiiler içinde de Haşdi Şabi'yi İran'la ilişkisi üzerinden eleştirenlerin olduğu bildiriliyor.
Örgüt operasyonlarda çok sert olmakla ve insan hakkı ihlallerine yol açmakla da suçlanıyor.
Özellikle 2015'te, Sünnilerin yoğun yaşadığı Tikrit'in IŞİD'den geri alındığı operasyonda Haşdi Şabi'ye yönelik insan hakkı ihlali eleştirileri yöneltilmişti.
Birleşmiş Milletler özellikle bu yaz gerçekleştirilen operasyonlarda örgütü eleştirmişti.
Uluslararası Af Örgütü ve HRW (İnsan Hakları İzleme Örgütü) gibi kurumlar bazı raporlarında, Irak'taki bazı bölgelerde sivillerin önce IŞİD tarafından sonra da IŞİD'i yenilgiye uğratan milisler tarafından baskıya uğradığını' belirtiyor.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden de dönem dönem Haşdi Şabi'yi eleştiren açıklamalar geldi.
Haşdi Şabi ise bu suçlamaları kabul etmiyor ve genelde bunların propaganda olduğunu söylüyor.

BÜNYESİNDEKİ ÖRGÜTLER

Haşdi Şabi'nin büyük bölümü Şii milislerden oluşuyor ancak bünyesinde Sünni milisler de var.

Economist dergisinin, doğruluğu teyit edilmemiş verilerine göre Haşdi Şabi'de savaşan milislerin yaklaşık 120 bini Şii, 16 bini ise Sünni Iraklılar.

Bu rakamların çok daha fazla olduğunu belirten açıklamalar da bulunuyor.

Haşdi Şabi bünyesinde yer alan onlarca örgütlerden öne çıkanlar şunlar: Bedir grubu, Asaib Ahl El-Hak, Barış Tugayları (Mukteda El Sadr'ın grubu), Hizbullah Tugayları, Seyyid El Şuhada Tugayları, Kataib El İmam Ali, Ebu El-Fadl El-Abbas Güçleri, Harakat Hizbullah El-Nucaba.

Haşid Şabi'de, Türkmenlerden oluşan gruplar da bulunuyor.

Irak hükümetiyle ilişkisi

Haşdi Şabi Bağdat tarafından doğrudan destekleniyor.

Bağdat örgüte, para ve silah yardımı yapıyor.

Bununla birlikte Haşdi Şabi'nin tam olarak hükümetin kontrol altında olmadığı düşünülüyor.

Hatta dönem dönem bazı milis gruplarının hükümeti, bazı hükümet üyelerininse milis gruplarını eleştirdikleri durumlar oldu.

BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji Haşdi Şabi ve Bağdat arasındaki ilişkiyi 'zayıf' olarak değerlendiriyor.

IŞİD'in Irak'ta tamamen yenilmesi durumunda Haşdi Şabi'nin ne olacağı konusu ise belirsiz.

IŞİD'İ KURANLAR, HAŞDİ ŞABİYİ DE Mİ KURDU?

Bugün Haşdi Şabi'nin tam sayısı bilinmiyor. 100 ile 150 bin arasında olduğu söyleniyor. Kürt Peşmerge gücünün ve Irak ulusal ordusunun neredeyse iki katı. Irak'ın aslında tek hakimi Haşdi Şabi. Karşısında Peşmerge'den başka direnecek silahlı Sünni güç de bulunmuyor. Zira Irak ordusunun %85'i yine Şiilerden oluşuyor.
Aslında Haşdi Şabi'nin uyguladıkları yöntemler ve taktikler tam olarak IŞİD ile aynı. IŞİD'i kuranlar, eğitenler ve yönlendirenler kimse, Haşdi Şabi'yi de aynı şekilde kurdu ve eğitti dense kimse şaşırmaz. O derece benzerler. İkisi de 'Allah' diyerek öldürüyor, ikisi de sadece Müslüman katlediyordu. Tek farkları birinin Şii, diğerinin Sünni olmasıydı. Sonuçta kaybeden İslam dünyası, kazanan ise batıydı.