19 Ekim 2019
17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
7 sa 14 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 05:48 Güneş 07:12 Öğle 12:54 İkindi 15:55 Akşam 18:26 Yatsı 19:46
Gündem

Dostlar alışverişte görsün!

Halkı kandırdı mı? "İmamoğlu'nun market alışverişi kurguydu" dedi!

İstanbul belediye başkanlığı seçim kampanyasında vatandaşlara "çok çalışacağız" sözü veren Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasını alarak göreve başlamasının üzerinden henüz bir ay bile geçmeden tatile çıkması tepki topladı.

8 gün izin alarak ailesi ile birlikte Bodrum'a tatil yapmaya giden Ekrem İmamoğlu'na bu davranışı nedeniyle hem CHP'ye oy veren vatandaşlardan, hem de iktidar cephesinden eleştiriler geldi.

Ekrem İmamoğlu yoğun eleştiriler üzerine geri adım atmak zorunda kaldı, ailesini Bodrum'da bırakıp tatilini yarıda kesti ve İstanbul'a döndü.

Ayrıca, İstanbul'da bir süre önce gazetecilerin konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Ekrem İmamoğlu adeta vatandaşlarla dalga geçti ve "Bana tatil çok yakışıyor" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan kamuoyundan gelen tepkilere kayıtsız kalamayan İmamoğlu'nun halkla ilişkiler ekibi, bu krizi unutturmak için yeni bir imaj çalışmasına imza attı.

Tatil tartışmasının hemen ardından, muhalif internet sitelerinde, Ekrem İmamoğlu'nun gittiği marketin şarküteri reyonunda alışveriş yaparken görüntülendiği görüntüler yayınlandı.

Haberlerde İmamoğlu'nun markette alışveriş yaptığı videonun "spontane" kaydedildiği savunulurken, bu bilgiye itirazlar da geldi.

Görüntülerin "halk adamı" imajı oluşturulmak için PR çalışması kapsamında çekilip servis edildiği görüşü ortaya atıldı.

Bu görüşü dillendiren isimlerden birisi de Habertürk yazarı Sevilay Yılman oldu. Sevilay Yılman, İmamoğlu'na “Ne gerek var şimdi bu tür şovlara?” tepkisi gösterdiği bir mesajının ardından sosyal medyada İmamoğlu yandaşları tarafından lince maruz kaldı.

Orantısız tepkilere yeni bir köşe yazısı ile yanıt veren Sevilay Yılman, İmamoğlu ile Bodrum'da komşu olduğunu da belirttiği yazısın, "market senaryosunun" perde arkasını anlattı.

İşte Yılman'ın o köşe yazısı;

- Evet! Ne gerek var bu tür şovlara!

Hani derler ya! “Ahh keşke yapmaz olaydım!” 

İşte ben de birkaç gündür Twitter’da gezinirken önüme düşen bir görüntü ile ilgili yazdığım yorumdan dolayı aynı şeyi diyorum…

“Yazmaz olaydım” diyorum, başka bir şey demiyorum! 

Çünkü durmuyorlar… 

Önemsemediğim, fazla ciddiye almadığım için köşeme bile taşımaya lüzum görmediğim...

Sadece Twitter denilen mecrada küçük bir yorum yaparak değindim konu yüzünden hâlâ saldırıyorlar. 

Efendim niye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir markette alışveriş yaparken çekilmiş görüntüsüyle ilgili “Ne gerek var şimdi bu tür şovlara?” demişim…

Niye demişim ki; “Kim ya da kimler danışmanlığını yapıyorsa Ekrem İmamoğlu’nun onlara tavsiyem daha zekice, akıllıca senaryolar üretmeleridir. Olmamış bu! Yapmacık ve tabii çok gereksiz… “ 

Elbette benim yorumuma katılan kullanıcılar da vardı ama büyük çoğunluğu -ki tamamı CHP’li olmaktan çok İmamoğlu fanatiğiydi- yapmış olduğum bu yorum dolayısıyla ellerine geçirseler beni boğma modundaydılar.

Şimdi o bana; “Ne şovuymuş, şov neredeymiş o görüntüde?” diyenler bundan sonra yazdıklarımı lütfen zahmet edip dikkatlice, iyice bir okusunlar!

Bir kere o görüntü bal gibi de şov!

O kadar belli ki İmamoğlu’nun hal ve hareketlerinden ve; “Haberim yokmuş gibi çek panpa!” tarzı bir görüntünün oluşması için elinden geleni yaptığından...

Bunu anlamamak için aşırı saf olmak gerekiyor...

Ayrıca sadece o değil, kendisine hizmet veren marketin şarküteri kısmındaki tezgahtarlar da haberdar kayıt yapıldığından...

Bir vatandaşın elindeki cep telefonuyla İmamoğlu’nu kayda aldığını göremeyecek kadar gözlerine perde inmiş olamayacağına göre o arkadaşların... Ne olduğunu biliyorlar ve hatta onlar da ona göre davranıyorlar filan...

Bu arada herkes sanıyor ki söz konusu görüntüler İmamoğlu Bodrum’da tatildeyken çekilmiş...

Hayır. O görüntüler Bodrum’daki bir marketten değil.

Nerden biliyorum bunu?

Şuradan...

Bu market haberi sebebiyle öğrendim ki meğer Ekrem İmamoğlu ile Bodrum’da komşu olmuşuz.
Ortakent Kargı Koyu veya Yahşi Yalısı olarak da bilinen konumda yeni satın aldığı ev bizim siteyle bitişik.

Aynı mahallenin sakinleriyiz yani. Ve aynı marketlerden, kasaptan, pazardan alışveriş yapıyor ve hatta aynı plajda denize giriyoruz.

Dolayısıyla avucumun içi gibi biliyorum çevredeki tüm marketleri... O görüntüler Bodrum’dan değil, İstanbul’dan... Öğrendiğim kadarıyla da İstinye’de bir market.
Ne olmuşsa işte... Başkan İmamoğlu Bodrum’dan döner dönmez... İstanbul’a varır varmaz...

Ayağının tozuyla marketin yolunu tutmuş ve ne hikmetse de ikamet ettiği Beylikdüzü’ndeki bir marketi değil, oldukça uzak bir marketi tercih etmiş...

Uzatmayayım… Ve Ekrem İmamoğlu’nun market alışverişi görüntüsü ile ilgili öğrendiğim perde arkası detayları aktarayım. 

Bir kere marketin yöneticileri ve çalışanları o alışverişe gitmeden evvel haberdar edilmiş…

Ve hatta ünlü market zincirinin İstinye’deki şubesinin tercih edilmesinin nedeni de en sakin şubelerden olmasıymış...

Bazıları söz konusu görüntüde kasa dışındaki bölümde yani reyonların olduğu bölümde İmamoğlu’ndan başka hiçbir müşterinin olmamasını “Marketi kapattırdı” şeklinde yorumluyor.

Kapattırmamış ama belli ki o alışveriş yaparken etrafta başka müşterilerin olmamasına da özen gösterilmiş...

Şimdi... Diyelim ki buraya kadar her şey normal... Nihayetinde her aile reisi gibi Ekrem İmamoğlu’nun da markete, pazara gitmesi kadar doğal bir şey olamaz.



Ancak sorun şu ki Ekrem Bey için böyle bir durum söz konusu değil.

Böyle bir yaşam tarzı yok.

Yakın tanıyanlar var.

Üstelik kendi mahallesinden, ilçesinden...

Onlara da sordum yazıyı yazmadan evvel...

Mesela Beylikdüzü’nde tek bir defa dahi markette alışveriş yaparken falan görüntülenmemiş kendisi. 

Konuştuğum o yakınları diyor ki; “Başkan çok yoğun. Nasıl gitsin markete pazara. Bu tür işleri genellikle eşi ve yardımcıları yapar”.

Bence bu söylenen doğru ve de normal olan da bu! 

Çünkü değil Ekrem İmamoğlu’nun, onun gibi yoğun iş temposuna sahip -ister kadın olsun, ister erkek- hiç kimsenin marketlerde mutfak için alışverişe vakit ayırması o yoğunluk gereği olanaklı bir durum değil. 

Ben bile çoğu zaman internetten veya telefonla yapıyorum o işi… 

Çünkü market alışverişi dediğiniz iş insanların bayağı bir vaktini alan, fiziken de yoran epey meşakkatli bir iştir.

Hülasa… Ekrem İmamoğlu’nun market alışverişi sadece ve sadece kamuoyuna o tür bir görüntü vermek amacıyla önceden planlanmış bir; “Komşular alışverişte görsün!” senaryosudur.

Daha açık yazayım...

Danışmanlarının ya da ona akıl veren bazılarının yaptığı tatil dolayısıyla yoğun eleştiri alması üzerine; “o bir halk adamı” imajı çizme gayesiyle uydurduğu bir kurgudur. 

Ve benim de; “Ne gerek var bu tür şovlara?” diyerek karşı çıkmamın temel sebebi de işte budur! 

Çünkü İmamoğlu zaten halk adamı, halkın içindeki bir insan imajına sahip olduğu için İstanbullunun tercihi oldu.

Öyle bir imajı olmasaydı 23 Haziran’da herkesi, hepimizi şoka sokan o açık ara farkı yapabilir miydi? 

Hal böyleyken… Yani bu insan zaten halkın teveccühüne halkın adamı, halktan biri olduğundan dolayı mazhar olmuşken… 

Bu tür kurguların, senaryoların gereği ne? Ondan artık beklenen evinin buzdolabını doldurmak için alışveriş yapması değil İstanbul için var gücüyle çalışmasıdır...

Deniliyor ki… Ki bunu da diyen genellikle iktidara yakın, İmamoğlu’na yüzde yüz muhalif medya mensupları ve onların taraftarları oldu… 

“Tatil yaparken çekilen görüntüleri İmamoğlu’nun halk adamı imajını çizdi. Bu algıyı düzeltmek için marketteki o şova başvuruldu!” 

Onlar için bilmem ama benim için İmamoğlu’nun tatil yaptığı sırada çekilen görüntülerde tam da halkın içinde, halk adamı profili çizen bir imaj vardı. 

Adam bizim gibi son derece mütevazı olan halka açık plajda güneşlendi. Orada denize girdi. Akşamları da ailesiyle son derece mütevazı yerlerde yemeğini yedi. 

Ha, gidip 7 yıldızlı bir otelin plajında denize girseydi ya da Yalıkavak Marina’da ultra lüks bir restoranda yemek yerken görüntülenseydi…



Derdim ben de; “Evet! Başkanın halk tipi imajı yerle bir oldu. Derhal düzeltilmesi lazım!”. 

Ama ortada yerle bir olan bir imaj yokken… 

İşgüzarlık yapıp, adamcağızı telaşa düşürüp saçma sapan akıllara ziyan senaryolarla karizmasını çizdirmek niye?

Haksız mıyım? 



NOT: İmamoğlu’na bu aklı da kimin verdiğini, yani alışveriş işini kimin kurguladığını da biliyorum ama yazamıyorum kaynağıma verdiğim söz dolayısıyla… Ancak okuyorsa o zat… Şunu söylemek istiyorum: Bari adamcağızın kılığını kıyafetini de market alışverişine göre kurgulasaydınız. Beyaz gömlek, siyah kumaş pantolon yerine bir jean ve sade bir tişört daha hakikatli olurdu!

YAZININ ORİJİNAL METNİ İÇİN TIKLAYIN