24 Şubat 2020
6 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 40 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:16 Güneş 07:40 Öğle 13:22 İkindi 16:24 Akşam 18:55 Yatsı 20:14
Yaşam

Halası öksürdüğünde içiriyordu! Gizli tarifi bulup yeniden üretti...

Doktorasını moleküler tıp alanında yapan Dr. Hande Karagedik, küçükken öksürdüğünde içmesi için halasının çam ağacından yaptığı şurubu yeniden üretip markalaştırdı. TÜBİTAK’tan da 200 bin TL'lik yatırım desteği alan Karagedik, "Bu şurubu çocuklar dahil her yaştan kişi ve diyabet hastaları da rahatlıkla kullanabilecek" dedi.

Dr. Hande Karagedik, çam ağacından üretilen şurubun soğuk algınlığı ve gribin tedavisinde kullanıldığını söyledi.

İçeriğinde hiçbir kimyasal madde bulunmadığının altını çizen Dr. Karagedik, bu yüzden şurubun rahatlıkla çocuklar dahil her yaştan kişilerle diyabet hastaların da kullanabileceğini söyledi.



TÜBİTAK DA DESTEK VERDİ
Halasının çam ağacından elde ettikleriyle yaptığı şuruba benzeyen ithal ürünler bulunduğunu belirten Dr. Karagedik, “Bu alanda tamamen dışa bağımlıyız. İthal edilmesine rağmen ürün çeşitliliği de yok. Yerli bir ürün olması çok önemli ve değerli. Gün geçtikçe genişleyen bir pazar mevcut” diye konuştu.

Projesinin TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) tarafından da 200 bin TL değerindeki 1512 Teknolojik Sermaye Yatırımı desteği aldığını ifade eden Dr. Karagedik, “Proje şu an Ar-Ge aşamasında ve önümüzdeki yıl seri üretime geçebilecek durumda. İlgisini çektiğimiz yatırımcılar var. Ne kadar kısa sürede yatırım alabilirsek o kadar erken ürünümüzü piyasaya sunabileceğiz" dedi.

Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından çok zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Dr. Karagedik, sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak bu zenginliği kullanabilecek bilgi ve teknolojiyi takip eden, buna uygun çalışmalar yürüten kişi sayısı çok az. Birçok projemiz var. Bu değerlerimizi korumak, ithal ürün bağımlılığından kurtulmak ve ülkemize gelir elde etmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."

Yorumlar