22 Eylül 2019
17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
7 sa 52 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 05:18 Güneş 06:44 Öğle 13:02 İkindi 16:27 Akşam 19:10 Yatsı 20:30

Metehan Demir

Güven için takvime bağlı taahhütler şart

Özellikle altını çizmemiz gereken bir nokta var. Konunun ana hattında yer alan 'Güvenli Bölge' tanımı Türkiye için çok büyük önem arz ediyor. Türkiye öncelikle Güvenli Bölge konusunda bir 'güven' duymak istiyor ve karşısındaki ABD'den bu süreçte güven mekanizmasının çalışmasını bekliyor. Çünkü güven ile ilgili çok ciddi sıkıntıların yaşandığı süreçlerden geçildi. Bunlar Suriye'deki ABD askerlerinin çekileceği söylenmesine rağmen arttırılması, Münbiç mutabakatıyla ilgili sözlerin tutulmaması. Hatta daha da ileriye giderek buradaki terörist unsurlarla ABD askerlerinin devriyeye çıkması gibi bir çok olay yaşandı. Sayın Dışişleri bakanının da söylediği gibi silah tahsisi de sürekli olarak devam etti. Bugün Amerikalı komutan yardımcısının Türkiye'ye gelmesi müzakere trafiğinin bir parçası. Çünkü Türkiye'nin talepleri ile ABD'nin YPG güdümündeki talepleri arasında ciddi farklar var. Ama şunun da hakkını verelim ki Türkiye'nin ABD'yi bu noktaya çekip getirmesi, Harekat merkezi için ilk adımlar, heyetin gelmesi Türkiye'ye gelmesi ve kararın görüşmeden 4 gün sonra hayata geçirilmesi önemli başarı. Ancak Türkiye'nin bundan sonraki süreçte İHA'lar ile uçuşa başlaması da önemliydi. Bundan sonra güvenin sağlanması ve takvime bağlı taahhütler ile bunun gerçekleştirilmesi gerekiyor. Eğer Müşterek Harekat Merkezi devreye girerse önümüzdeki günlerde ciddi bir ABD askeri sevkiyatı da göreceğiz.

ABD VERDİĞİ SÖZLERİ TUTACAK MI?

"ABD aslında Türkiye'nin kararlılığını gördüğü için ilk heyetini apar topar Türkiye'ye göndermişti. Bu şartlarda baktığınız zaman oldukça önemli bu konu. Zeytindalı harekatına da başlanmadan önce birçok şeyler söylenmiş ancak Türkiye bunlara kulak asmadan harekatı gerçekleştirmişti. Bunar hep test edildiğimiz dönemlerdi. Artık ABD bizim sözümüze itibar etmek durumunda, zorunda. Sadece terör örgütünün dalına tutunarak ayakta kalmaya çalışan ABD de biliyor ki oldukça garip bir yapının içerisinde kaldı. Trump'ın 20 mil sözü var ancak Amerika'nın kafasında farklı planlar da var. Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytindalı'nda gerçekleştirdiği müthiş tablo elini oldukça güçlendirdi. Bunlar birikerek ABD'nin köşeye sıkışmasında önemli rol oynadı. Ayrıca ABD, çok güvendiği bazı Arap ülkeleri ve Batı Avrupa ülkelerinden istediği desteği de alamadı. Bunun sonucunda Türkiye'ye yakınlaştı."

BÖLGE TERÖRİSTLERDEN NASIL TEMİZLENECEK?

"Çok zorlu ve sinirlerimize hakim olmamız gereken adımlar atmamız gerekiyor. ABD'nin rahat durmayacağı ortada. Türkiye'nin bu süreçte ABD'ye baskı yapması lazım. PKK/YPG'nin bölgeyi ne şekilde terk edeceği, nereye gönderileceği konularının da sıkı takip edilmesi gerekiyor. Amerika ve Batı, Türkiye'nin buraya operasyon ile bölgedeki insiyatifi tamamen ele almasının önüne geçmesini amaçlıyor."

Diğer Yazıları