Magazin |

Gülben Ergen'e zehir zemberek sözler; Sanki bakkal dükkanı işletiyor..!

Uçankuş yazarı İbrahim Karakuş'un köşe yazısında bugün Gülben Ergen vardı.Gülben Ergen ve Tolga Duğles ile ilgili zehir zemberek cümlelere yer verdi. İşte o yazı; Gerçekten de Gülben Ergen’i severim ben…Vur abalıya olsun istemiyorum.Kimse yol göstermeyince, bir şeyler yazmam gerektiğini için yazıyorum.Ne hakaret etmek, ne dalga geçmek amacım, ne de başka bir şey aramayın lütfen…Köşe yazılarımla bir ışık tutmak istiyorum.Çünkü bana göre, her insanın başına gelebileceği bir dönem, “bir göz kapanması, kulak duymaması” gibi bir dönem yaşıyor bence…

tolga1

GÜLBENGATE”DE BUGÜN 53. GÜN!.. VE GÜLBEN HALA AYNI KAFADA!

“Gülbengate”de 53. Güne vardık artık…Ancak Gülben Ergen maalesef bu kafayla giderse 53 değil, 153. günü de görürüz.

Farkında olmadan olayların büyümesine neden oluyor.(Farkında olmadan diyorum çünkü en başta dediğim gibi Gülben Ergen’i gerçekten severim ve kötü niyetli olmasına ihtimal bile vermek istemiyorum)

Ama…

Madalyonun diğer yüzüne bakarsak…

”YA TOLGA DUĞLES, İN MİSİN, CİN MİSİN, TAMAM GÜLBEN’DEN 12 YAŞ KÜÇÜKSÜN, BÜYÜK SÖZÜ DE DİNLERSİN AMA ARTIK ÇIK ORTAYA!”

Arkadaşlar Tolga Duğles neden çıkmıyor ortaya?..

Gülben Ergen, “Sus, hiç konuşma!..” dediği için mi?..

Tamam Gülben Ergen 45 yaşında, sen ise 33… 12 yaş küçüksün ve büyük sözü dinliyorsun diyelim…

Ama bu kadar da olur mu arkadaş?..

Yahu taş olsa çatlar…

Ne kadar kötü duruma düştüğünün farkında mısın?..

Bizim toplumda bir duruş vardır, erkek, kadına sahip çıkar…

Hiçbir şey yapamıyorsan…

Diyelim Ahmet Hakan bir yazı yazdı, ararsın “İki laf” edersin… Tabi ki hakaretsiz… Ya da Nihat Doğan’a, “Siz bu kadını sahipsiz mi zannediyorsunuz?..” dersin…

Böyle olur mu arkadaş?..

Hadi; bunları ilişkinin ispatı olur diye yapmıyorsun diyelim…

Onu da geçtim…

Hiç ilişkiniz olmamış gibi davransan…

Hepsi uydurmaymış gibi de dursan…

Bu sefer de adam hemen çıkar ve “Benim Yasemin gibi tatlı bir eşim ve bir de dünyalar güzeli kızım var, beni niye karıştırıyorsunuz?..” der!..

Bunu da geçtim…

Yahu en azından “İlgim yok” der.

Bir adam toplumda kendini bu hale düşürür mü?..

53. güne gelmiş. (Askerde üst tertip olsak, Rize derdik)

Mesela, “Ben Jamaika’da tatildeydim, yeni döndüm, hiçbir şeyden haberim yoktu” dese, olur mu?.. Olur…

Ya da “Ben hastanedeydim, 53 gündür yoğun bakımdaydım” dese olur mu?.. O da olur…

Aslında yakın dostu Polat Yağcı’nın bunları çoktan düşünüp, bulması lazımdı!..

altAnmimir

“GÜLBEN’İN AVUKATI HIRS YAPIYOR, SEBEBİNİ BİLİYORUM!..”

Gülben bence gerçekten kurtulmak istiyor bu girdaptan ama duyduğuma göre avukatı Altın Mimir hırs yapmış…

Araştırdım…

Perde arkası biraz trajikomik çıktı.

Meğer bu davalarda Altın Mimir’in karşısındaki kişi ünlü Avukat Hande Var’mış!..

Çok iyi tanıyorum. (Televizyon programcılarının da, önemli konularda uzman olarak canlı yayınlara bağlayabilmek, görüş alabilmek için hep peşinde koştuğu ünlü avukat)

Çünkü Ajda Pekkan gibi, Sadettin Saran gibi ünlü ve ciddi isimlerin de avukatlığını yapan, hatta başarılarını gördükten sonra bizim şirketin dahi davalarını teslim ettiği kişi!..

Böyle olunca son iki yıldır İstanbul Mahkemeleri’nde “efsane” olmuş, doğal olarak…

Bombaya bakın…

Hande Var eskiden Altın Mimir’le ortakmış, aynı hukuk bürosunu yönetiyorlarmış.

Sonrasında Hande Var hızla büyüyünce dev bir kadro kurup ayrı bir şirket açmış. O günden beri ciddi problem var!!!

Ve de… Bombaya bakın!!!

Erhan Çelik’in son avukatı da şimdi Hande Var olunca…

Gülben’in avukatı olayların kapanmasını nasıl istesin?..

tolga2

Belki de yıllardır aradığı fırsat, Hande Var ile karşı karşıya gelmek!..

Zamanında, çok yıllar önce Sabah’ın Hürriyet’le kapışmak için her şeyi yapması gibi!..

Ama yine başa dönüyorum.

Yahu Gülben Ergen’e yazık değil mi?..

“GÜLBEN ERGEN BAKKAL DÜKKANIMI İŞLETMİYOR!”

Bu davalarla O’nu 2-3 sene “aldattı-aldatmadı” diye gündeme getirmek, kime ne fayda getirir…

Gülben’den başka herkese getirebilir ama asla Gülben Ergen’e değil…

tolga3

“ÖNCE UĞUR DÜNDAR’A GİDİYOR, SONRA CUMHURBAŞKANI’NA!..”

İzliyorum, takip ediyorum da…

Gülben Ergen önce destek almak için Uğur Dündar’a gidiyor.

O’na tabi ki mağdur’un Yasemin Duğles olduğunu söylemiyor, kendisinin zor duruma düştüğünü anlatıyor. Uğur Dündar da Gülben Ergen lehine twit atıyor.

Ancak sonra kulağına, Yasemin’in durumu anlatılınca, fren yapıyor.

Gülben Ergen bu kez, bir açılışta elinde dosyayla doğruca Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’a gidiyor.

“Watergate” skandalı’nın pardon “Gülbengate”in dosyalarını vermek için!..

Görenler de, Amerika Büyükelçiliğiyle ilgili bir skandal dosya bulundu sanıyor!!!

Sayın Erdoğan, bu ülke için Amerika’yla bile kavgayı göze almış, nelerle uğraşan bir lider!.. Şimdi de Gülbengate’le mi uğraşacak?..

İşte bu kadar yanlış yönlendirme var.

Ve unuttuğu bir şey var.

Recep Tayyip Erdoğan her şeye yetişir ama mazlum ve mağdur olunması kaydıyla…

Ya bir yolunu bulup Yasemin Duğles o kapıları çalmaya kalkarsa!!!

O yüzden kapatacağına, olayı büyütüyor Gülben…

Bence asla kendi isteğiyle yapmıyordur bunu…

Yine söylüyorum, Gülben kapansın istiyordur konu ama yanındakiler istiyor mu bunu, çok iyi düşünsün bu yazdıklarımı ve bu konuyu…

Çok şey biliyorum. Mail adresim de ibrahimkarakus351@gmail.com …

İsterse sorsun, siteye yazmama gerek yok, direkt kendisine cevap da yazarım.

Baştan kısa geçtim, sadece sevgi kelimelerini kullandım ama gerçeği de yazımın sonunda itiraf edeyim:

Son sözüm avukatına…

Lütfen onlarca gazeteci gibi bana da dava açacaksan, “Bana lütfen doğru yoldan yani basın kanunuyla gel”… Lütfen Aile Mahkemeleri’ne falan gitme… Herkesin diline düştün bu konuda… Ben ne ailesiyim, ne de bir geçmişim var Gülben Ergen’le… Sadece fan’ıyım… Bunu da aile meselesi görüyorsa Altın Mimir, artık söz kalmamış demektir!..