21 Eylül 2020
24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 36 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 05:18 Güneş 06:44 Öğle 13:02 İkindi 16:28 Akşam 19:11 Yatsı 20:31
Kültür Sanat

Yaşam ve ölüme dair…

GÖBEKLİTEPE’DEKİ FİGÜRLERİN SIRRI!

Yazar Mehmet Sadık Öke, SuperHaber takipçilerini çıkardığı sır dolu tarih yolculuğunun yeni bölümüyle SuperHaber YouTube kanalında…

Mehmet Sadık Öke, tarihe farklı bir pencere açarak hep merak konusu olan efsaneler ve mitleri irdelediği programda sizleri büyülemeye devam ediyor. İstanbul’un hem yeraltı, hem de yerüstü kaynaklarının bilinmeyen dünyasında gezineceğiniz programda, bugüne kadar hiç duymadığınız gizemli öykülerin arkasında yatan gerçeklerle de tanışacaksınız.

SuperHaber izleyicilerini sıra dışı bir yolculuğa çıkaran Öke, programının yeni bölümünde peygamberler şehri Şanlıurfa'daki tarihi mirasımız Göbeklitepe'nin duvarlarında bulunan kabartmalarının ne anlama geldiğinden bahsetti.

Yazar Mehmet Sadık Öke, "Göbeklitepe'nin duvarlarında sadece hayvan resimleri var. Orada bulunan hayvan iskeletlerinin %99’u erkek. Resimlerin, betimlemelerin tamamı erkek. Sadece bir tane dişi var, o da doğuran bir kadın. Orada buna dayanarak diyorlar ki; 'dünyadaki ilk ataerkil kültürün oluştuğu bir din merkezi'. Bunu neye göre söylüyorlar? Erkek hayvanlar ve erkek iskeletler var. Ancak orada bir tane kadın var. Erkeklerin çok olup bir tane kadın resmi olması bu durumu kanıtlamaz ki. Üstelik doğurgan bir kadın… Bize doğurgan bir kadının kraliçe ve tanrıça olduğunu kanıtlar. Buradan ataerkil kültür çıkmaz, anaerkil kültür çıkar. Orada erkekler kurban ediliyor. Kurban edilenlerin ‘erkek’ olduğu bir yerde ataerkil bir kültür düşünülebilir mi? Orada doğuma önem verildiği ortaya çıkar. Doğum hayvanlarda bile dişinin ön planda olduğu ortaya çıkar. Yani erkekleri kurban ediyor, dişiyi kurban etmiyor." ifadelerini kullandı.

Öke, MÖ 10000'li yıllarda duvarlara kazınan akbaba ve yılan figürlerinin önemini anlatırken, "MÖ 10000'li yıllara baktığımız zaman buradaki resimlere birkaç hayvanın ön plana çıktığını görüyoruz. Mesela akbaba ve yılan. Bu ikisi en çok ön plana çıkan iki hayvandır. Akbaba, ölülerin etini ve leşleri yer. Pırıl pırıl kemikler ortada kalır. Böylece çürüyen, bütün dokuları temizleyen bir kuş olarak önemli bir kavramsal güce sahiptir. Bir şekilde bu çürümüşlüğü alıp kişinin özünü gökyüzüne çıkardığı düşünülebilir. Düşünülebilir diyorum çünkü ortada bir kayıt yok, Göbeklitepe’de buna yönelik bir bilgi yok. Biz daha sonraki bazı kabilelerde bu inancın olduğunu görüyoruz. Mesela Çatalhöyük’te atmaca çok önemli, duvarlarda betimlemeleri var. Aynı şekilde ölüler onlara bırakılıyor ve daha sonra kemikleri gömülebiliyor. Ortaya çıkan gerçek şu; atmaca bir şekilde ölünün içini, özünü bugünkü anlamda kullanırsak ruhun kökenindeki temeli bizim bilmediğimiz bir aleme taşıyan hayvan olarak rol alıyor. Atmacanın önemi; kanat açıklığı en büyük kuş olmasıdır. Anadolu’daki cinsleri öyle. O kadar heybetli bir kuş ki, onu bu şekilde yorumlamış olabilmeleri mümkün. Yılan ise hem deri değiştirdiği için ölümsüz kabul ediliyor, hem de zehriyle hem yaşam verebiliyor hem de öldürebiliyor. Yani zehir, panzehir olarak kabul ediliyor. Alınan yaşamı, verme özelliğine sahip. Deri değiştirdiği için de ölümsüz kabul ediliyor. Yukarı çıkan, aşağı inan şekilleriyle her yerde yılan betimlemeleri var. Tabi bunlara baktığımız zaman bunlar kabilelerin totemleridir. Ancak bazı betimlemelerde kafa yapılarını görüyoruz, saçlar traş edilerek yılan biçiminde yapılmış. Yılan biçiminde gelen 'S' şeklinde, tepesi biraz yüksek ve geniş bir yılan başını andırır biçimde zikzak şekil yapılmış. Bu bize şifacıların yani oradaki kastın, en tepesindeki rahiplerin temelini oluşturan şifacıların veya o zamanın büyücülerinin, din adamlarının, o inanç ulularına ne isim veriliyorsa saçlarına yapış şeklini gösteriyor." dedi.

Mehmet Sadık Öke'nin tarihin sır dolu sayfalarına çıkarttığı sıra dışı yolculuk SuperHaber YouTube kanalında yayında...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle

Yorumlar