16 Mayıs 2021
22 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 5 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 03:51 Güneş 05:38 Öğle 13:05 İkindi 17:01 Akşam 20:23 Yatsı 22:02
Yaşam

"İlişkimiz vardı"

Gezici profesörden taciz savunması

Pınar Dinç adlı doktora sonrası araştırma görevlisi, sosyal medya hesabından, ismini vermediği bir akademisyen tarafından 2,5 yıldır tacize uğradığını iddia etmişti. Dinç, bu tacizcinin ismini vermese de bu kişinin ismi bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından ortaya atıldı. O kişi İsveç'te yaşayan Gezi kalkışmasının akademi ayağının önemli isimlerinden Prof. Dr. Umut Özkırımlı'dan başkası değildi. Özkırımlı bu iddiaya sosyal medyadan yaptığı açıklama ile yanıt verdi, "Sevgiliydik" dedi.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

İsveç'te bulunan Lund Üniversitesi, Ortadoğu Araştırmalar Merkezi'nde "Doktora Sonrası Araştırmacı" olarak görev yapan Pınar Dinç, yine aynı üniversitede akademisyen olarak çalışan ve Türkiye'de Gezi Parkı olaylarının akademi ayağını temsil ettiği bilinen Prof. Dr. Umut Özkırımlı hakkında ismini vermeden 2,5 yıldır süren taciz iddialarında bulunmuştu. 

Umut Özkırımlı hakkındaki bu suçlamaya bugün sosyal medya üzerinden bir dizi mesaj ve blog sayfasındaki bir yazı ile yanıt verdi.

Taciz iddialarını reddeden Özkırımlı, Pınar Dinç ile aralarında İsveç'e gelmeden önce başlayan bir ilişkileri olduğunu belirtti. Dinç'in bunu gizlediğini ileri süren Özkırımlı daha sonra bu ilişkinin özelden, arkadaşlığa dönüştüğünü ileri sürdü. Dinç'in kendisini kişisel olarak cezalandırmak için oğlunun vefatı sonrasında verdiği röportajları engellemeye çalıştığını iddia etti.

Özkırımlı'nın sosyal medyadan yaptığı bu savunmaya Pınar Dinç de Twitter üzerinden yanıt verdi. Özkırımlı ile sevgili olmadığını belirtip iddialarını yeni belgeler ile sürdürdü. 

Üniversite bünyesinde verdiği mücadeleyi kazandığını belirten Dinç, "Şimdi mahkemede mücadele edeceğim. Yine kazanacağım. Bundan sonrası Feyza Altun'da" dedi... 

İşte Umut Özkırımlı'nın taciz iddialarına verdiği cevap:

"Hakkımdaki taciz ve ısrarlı takip iddiaları doğru değil ve kabul etmiyorum!

1. Pınar Dinç’in hakkımdaki iddiaları ortaya atış biçimi kamuoyunda “cinsel taciz” olduğu yönünde yorumlara neden olmuştur. Belge olarak gösterdiği idari soruşturmada cinsel taciz iddiasında ya da şikayetinde bulunmamıştır.

2. Pınar Dinç üniversite ortamında taciz başlığı altında tartışmaya açtığı iddialarda kendisi ile İsveç’e yerleşmeden başlayan bir ilişkimiz olduğu bilgisini gizlemektedir.

Sanki üniversite ortamında tanışmışız ve ilişkiyi profesyonel sınırların dışına taşımaya zorlamışım gibi bir algı oluşturmuştur. Pınar Dinç üniversitede çalışmaya başladığında bizim devam etmekte olan bir birlikteliğimiz vardır...

Yine birlikteliğimiz sırasında benim önerdiğim bir proje ile Marie Curie bursuna başvurmuştur. Yani Dinç’le olan ilişkimiz özelden/arkadaşlıktan meslektaşlığa dönen bir ilişkidir; tersi söz konusu değildir.

3. İlişki sona erdikten sonra kendisinin talebi ile başlatılan idari soruşturma sonucunda hakkımda verilen tek karar “ısrarlı takip” sonucu uyarıdır; üniversite ile ilişiğim kesilmemiş, “tacizci akademisyen olduğum” kanaatine varılmamış, görevime devam etmem beklenmiştir.

Bu karardan memnun olmayan Pınar Dinç hakkımda çeşitli kurumlara yazılar yazarak, oğlumun vefatı ile ilgili röportajları engellemeye çalışarak beni kişisel olarak cezalandırmaya kalkmış, bu nedenle İsveç’teki avukatım tarafından iki kez uyarılmıştır.

Bu iki resmi yazı ve üniversiteye yaptığım şikayet dışında Pınar Dinç ile 6 Mart 2018 tarihinden itibaren email, telefon veya başka bir yolla hiçbir iletişimim olmamıştır.

İsveç gibi kadın haklarının incelikle korunduğu bir ülkede 2.5 yıl devamlı taciz edildiğini düşünen Pınar Dinç’in hukuki yollara başvurmak yerine ne olduğunu tam olarak açıklamadığı bir taciz iddiası ile trol hesaplardan ismimi ifşa etmesi..

(Pınar Dinç ismimi açıklasa idi bu bana kendisini dava etme hakkı verecekti) beni linç edilmem için sosyal medyada hedef göstermesi kabul edilebilir değildir.

Gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır."

Ümit Özkırımlı, son iki tweetinde ise yaşananların detaylarını bir yazı ile anlattığını belirtiyor. Özkırımlı'nın "Bu yazıda iddia edilenlerin tümü somut kanıtlara, belgelere dayanmaktadır ve bu belgelerle olayın yaşandığı İsveç'te yasal süreç başlatılmıştır." dediği o yazıya ulaşmak için tıklayın...

PINAR DİNÇ'TEN ÖZKIRIMLI'YA CEVAP

Taciz iddialarını önceki gün sosyal medya hesabından duyuran Pınar Dinç'in, Umut Özkırımlı'nın bu açıklamalarına verdiği yanıt ise şöyle:

"Yaşadığım ısrarlı takip ve tacizden hareketle sosyal medyada bir şeyler söylemeye karar verdiğimde amacım benzer süreçleri yaşayan tüm meslektaşlarıma güç vermekti. İsim belirtmeden yaşadıklarımı paylaştım çünkü kişisel olan aynı zamanda politiktir ve 

2.5 yıldır kimin nasıl bir tacizine maruz kaldıklarımı dün tacizcinin bizzat yazdığı çirkin açıklamada herkes görmüş oldu. Elimdeki kararlara rağmen isim vermediğim, kişisel hikayelere girmediğim halde failin kendisi adımı verdi. Kişilik haklarıma açıkça saldırdı. Yalan söyledi.



Aşağıda paylaştığım üniversitenin 2018 Mart ayından bağımsız üçüncü tarafça yapılan soruşturmasında tacizcinin kendi beyanın özeti. Kararı da tekrar paylaşıyorum ki iyice anlaşılsın. Bu bir cinsel taciz şikayetiydi. Israrlı takip cinsel tacizdir.



Kendi beyanımın özetinden de bir parça sunuyorum. Onunla sevgili olmadığım (olsak kaç yazar), İsveç'e yeni yerleştiğim dönemde bana destek olur gibi yaparken 'hayır' sonrası başlayan ısrarlı takip, kariyere saldırı, karalama bu beyanımda mevcut.

Aşağıda tekrar paylaştığım yazılı uyarı mektubunda da üç unsur öne çıkıyor: 1) Tekrarlanan uygunsuz davranış 2) Bir üniversite çalışanını ve bir öğrenciyi tacize (harassment) maruz bırakmak 3) Tehditlerde bulunarak Ayrımcılık Kanunu'nda belirtilen "misilleme yasağı"nı ihlal.

Unutulmasın ki bu paylaştıklarım sadece Mart 2018 ile Haziran 2018 arasında olan şeyler. Üzerinden geçen tam iki senede bir thread'e sığmayacak tacize ve saldırıya maruz kaldım. Hepsi üniversite soruşturmalarında yer aldı. Hepsi resmi dosyalarda.



Karşımdakinin seviyesine hiç inmedim. İnmeyeceğim. Israrlı tacize devam eden kişiye aynı dilden cevap vermeyeceğim. Üniversite bünyesinde resmi mücadelemi verdim. Kazandım. Şimdi mahkemede mücadele edeceğim. Yine kazanacağım. Bundan sonrası @feyzaltun
'da. #MeToo #yalnızdeğiliz"

Günün Videosu
Bursa'da Beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutlamak için sokaklara çıkan taraftarlar, diğer taraftarlarla tekme tokat kavga etti. Kavga etme anı anbean kameralara yansıdı.
Yorumlar