17 Eylül 2020
23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 13 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 05:14 Güneş 06:40 Öğle 13:04 İkindi 16:32 Akşam 19:18 Yatsı 20:38
Gündem

Esra Elönü'den besleme uyarısı

"Fitne ateşine mangal yelpazesiyle koşmayın"

Haber 7 yazarı Esra Elönü, İstanbul Sözleşmesi üzerinden son günlerde muhafazakar cephede yaşanan ayrışmaya, "Daha alnımızda Ayasofya için gittiğimiz şükür secdesinin şerefi dururken , tuttuğumuz sık safları çer çöple doldurmak niye?" sözleri ile tepki gösterdi. Sözleşmeyi bahane edip hükümete yüklenenleri "Fitne ateşine mangal yelpazesiyle koşmayın" uyarısında bulunan Elönü, "Düştüğümüz anda birbirimize omuz olacakken düşüren beslemelerin dostu olmak niye?" diye sordu.

Haber 7 yazarı Esra Elönü, "Fitne ateşine mangal yelpazesi" başlıklı yazısında son günlerde İstanbul Sözleşmesi'ni bahane ederek hükümete ve Cumhurbaşkanı'nı hedef alan muhafazakar cephedeki isimlere "besleme" uyarısı yaptı. 

İşte Elönü'ün muhafazakar cephede yaşanan ayrışmayı eleştirdiği "Fitne ateşine mangal yelpazesi" başlıklı yazısı şöyle:

"FİTNE ATEŞİNE MANGAL YELPAZESİ"

Daha alnımızda Ayasofya için gittiğimiz şükür secdesinin şerefi dururken , tuttuğumuz sık safları çer çöple doldurmak niye?

Düştüğümüz anda birbirimize omuz olacakken düşüren beslemelerin dostu olmak niye?

Küçük fitne hesapların derdine düşüp, büyük hesap gününü unutmak niye?

Tarih yazıp bozguncuların gölgesini bile gömerken, tefrikadan başka vaadi olmayan konulara gömülmek niye?

Sözleşmeler, anlaşmalar, hilafet naraları bizi birbirimize düşürürken, koca koca zaferlerimizi, sırıtan pis ağızlarda geveletmek niye?

Siz iyi misiniz? Fitne zamanı yürüyorlarsa sen dur kardeşim demek varken, birbirimize “ Önden sen buyur” demek niye?

Aile.. Ne güzel. Kalbe de kulağa da hoş gelen. Hep söylerim yine söylüyorum. Bebek doğduğunda annesinin sadece sütünü değil, vicdanını, merhametini, adalet duygusunu da emer yani ruh vitaminini de alır. Anne sütü güzeldir lakin iyi annenin, sütü çok daha güzeldir. İyilerin toplandığı güçlü bir takımdan kötü aile çıkmaz .

Annelik çocuğun kalp ucu, babalık da yanı başıdır. Aile sadece fotoğraf vermek için az miktarda gülümsemekle geçiştirilebilecek bir kare değil. Buna aklı olan bir insanın karşı durması mümkün müdür?

Lut’tan kalan hastalıkları, bütün azalarına sirayet etmiş lobilere karşı durmanın şerefini hepimiz yaşıyoruz.

Allah’ın lanetlediği sapkınlığa çiçekler mi düzeceğiz.

Asla. Bu camiada olmanın fıtratını ifsada düşürmeye çalışanlarla savaşmayacaksak ölelim .

Birliğimiz, aynı besmele altında gölgelendiğimiz yere gölge etmek isteyenlerin üstündedir.

Bizim bir davamız var bilmem farkında mısınız? Sözleşmeler zinhar dokunulmaz değil, tartışılmaz değil ama nifak dokunduğu yerin viranesidir.

Bakınız bir kurum var adı Kadem, ben orada iyi niyetten başka hiçbir şeye şahitlik etmedim. Sözleşme üzerinden Kadem gibi bir kurum içerisinde dava teri döktüğümüz arkadaşlarımızı kardeşlerimizi besleme medyanın elinde oyuncak mı edelim ? Bunu mu istiyorsunuz ne yapalım .

Türgev Başkanı Fatmanur Altun gibi gençliği aile sancağına ısındıran , ailenizle aile olacak en samimi tavrını ortaya koyan, ailesi besleme medyanın çamur mafyasıyla dikizlenmiş mahremine saldırılmış bir dava kardeşimizin iftiralara uğramasına tahkir edilmesine sessiz mi kalalım ?

Mücadelesini cinsiyetsizleştirme projelerine savaş açmak üzerine kurmuş bir insanı bir anneyi eşcinsellere destek vermekle suçlamak , yalanlara dolanıp hakikati üzmek birbirimize emanet ettiğimiz kardeşliğe ihanet değil midir?

Allah aşkına kendinize gelin, öyle bir gelin ki inandıklarımıza iftira atanlarla savaşırken birbirimizden utanmayalım! Cehillerle savaşmaya da yüzümüz olsun .

Fitne ateşine mangal yelpazesiyle koşmayın .

Hilafet, sözleşme konularıyla hayal ettikleri ayrışmaya düşerek, fitneye iç olarak besleme manşetleri böğürtmeyin.

Ayasofya’da tarih kitaplarına bir sayfa daha eklemenin sevincini yaşayın bu sevinç gölgelenemeyecek kadar büyük. Unutturmayın .

Bizim kardeşlik sözleşmemiz , bütün sözleşmelerin üzerindedir

Bizim ahdimiz bütün anlaşmaların üzerindedir..

Fırtınalar geçtiğinde bir ağacın gölgesinde yine bir Hilale bakmanın şerefini, gelip geçici rüzgarların ağzında heba etmeyelim .

Yorumlar