17 Eylül 2019
24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 11 dk
Yatsı'ya kalan süre
İmsak 05:13 Güneş 06:39 Öğle 13:04 İkindi 16:33 Akşam 19:19 Yatsı 20:39
Spor

Gündeme dair açıklamalar...

Fatih Altaylı: Bu karar devrim niteliğinde

Fatih Altaylı, Habertürk TV'de katıldığı Spor Saati programında spor gündemine dair açıklamalar yaptı. Altaylı, TFF'nin aldığı yeni lisans talimatları ile ilgili önemli yorumlarda bulundu.

Fatih Altaylı: Bu karar devrim niteliğinde

TFF'den yeni kulüp ve lisans talimatına dair açıklamalar yapan Altaylı, "Bu yıllardır yapılması gereken ve ideale yakın bir şey. Ciddi kurallar, ciddi yaptırımlar getiriyor ancak önemli olan kağıt üzerinde yazılması değil, sorumlu federasyonlar tarafından ne denli başarıyla uygulandığı veyahut siyaset mekanizmasının bunun ne kadar uygulanmasına imkan sağlayacağı" dedi.

TFF'nin lisans talimatındaki değişiklerle ilgili konuşmaya devam eden Altaylı şunları söyledi:

"Ulusal Lisans Talimatı aslında geçen sene, baya bir uğraşılarak hazırlandı. Bununla ilgili UEFA'ya sunum yapıldı, herkesten önce UEFA'ya gitti. Açık söylemek gerekirse UEFA, Türkiye'den ilk kez böyle düzgün bir çalışma gördüğü için şaşırdığını biliyorum. Burada ne yapılacak? İlk olarak kulüplerin bilançoları ele alınacak. Kulüpler, bilançolarını Federasyon'daki lisans kurullarına yollayacak. Kurul diyecek ki, 'Senin gelirin, giderin bu. Sen bu kadar para harcayabilirsin' Her takıma ayrı sınır konulacak. Süper Lig'in total geliri 4 milyar, borcu 10 milyar. İnsanlar bunu Bankalar Birliği'yle karıştırıyor, borç yapılandırmasının bununla bir ilgisi yok, ayrı şeyler. Federasyon kulüplere üç yıl veriyor, kendine çeki düzen vermesi için. Diyelim ki 100 milyon geliriniz, 190 milyon gideriniz var. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Lisans Kurulu diyecek ki 'Sen bu parayı harcayamazsın. Normalde 100 gelirin var, 100 harcayabilirsin. Ama ilk sene geçiş süreci var. Yani 130 harcayabilirsin' Fakat bu da direkt 130 değil. Cari giderlerini düşecek, sana transfer için harcanabilir bir para kalacak, o paranın yüzde 30'u. İkinci sene yüzde 15, üçüncü sene de kafa kafaya. Kulüp buna uymazsa ciddi cezalar var"

"Bilançoları alan Lisans Kurulu önce harcanabilecek miktarı belirleyecek sonra da kulüpleri sürekli denetleyecek. Limiti aştığında bu cezalar gündeme gelecek. Lisans Kurulu ilk defa düzgün oluşturuluyor. Lisans Kurulu'nda yeminli mali müşavirler olacak. Artı Denizbank ve Ziraat Bankası'ndan iki kişi, denetim vazifesiyle olacaklar. Lisans Kurulu aynı zamanda kulüplerin, bankalara ödeyeceği miktarın yapılandırmasında da mali denetimini ve mali yönlendirmesini yapacak."

TRABZONSPOR'UN BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI

Trabzonspor'un borç yapılandırması yapan ilk kulüp olmasına değinen Altaylı, "Trabzonspor, devlet tarafından bir miktar kayrılıyor. Trabzonspor, şimdiye kadar gelirinin çok ötesinde harcamalar yaptı, borçların ödenmesinde zorluk olduğu için, Trabzonspor da bölge için önemli bir kulüp olduğu için bir miktar kıyak yapıldı. Yapılmasın demiyorum ama diğer kulüplere de haksızlık olmasın" ifadelerini kullandı.

"BU GERÇEKTEN DEVRİMSEL NİTELİKTE BİR GİRİŞİM"

Yapılan değişikliklerle ilgili konuşmayı sürdüren Altaylı, "Devrim, tarihi gibi cümlelere karşıyım ancak bu hakikaten devrimsel niteliğinde bir girişim, uygulamayı bilmiyoruz. Atıyorum bugün devlet tarafından kayrıldığını söylediğimiz Trabzonspor veyahut Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe... Yani toplum üzerinde güçlü kulüplerde bunu nasıl yapacaklar? Yapabilecekler mi? TFF Başkanı ne kadar bağımsız olacak? Oraya kendisi gelmemiş, atamayla gelmişse Ankara'dan gelen bir telefonla her şey değişebilir. Artık kulüplerin yapacağı harcamalarda kulüp yönetimi değil, Lisans Kurulu söz sahibi olacak. Bunu Federasyon denetleyecek, eğer buna uymazsan sezon sonunda şampiyon olduğunu zannederken bakmışsın beşinci olmuşsun. Çünkü pıtır pıtır cezaların silinecek" dedi.

Trabzonspor'un mevcut borçlarını TBB ile yapılan anlaşma gereği yapılandırmasını yorumlayan Altaylı "Borçların yapılandırılmış olması, Trabzonspor'un UEFA'nın kriterlerine uymuş olduğu anlamına gelmiyor. Bankalarla olan ilişkilerin UEFA'yla bir ilgisi yok, UEFA bununla ilgilenmiyor. UEFA gelir gider dengenle ilgileniyor. Trabzonspor'un bilançosunu bir nebze rahatlattıysa evet UEFA bununla ilgilenebilir" değerlendirmesinde bulundu.

SÜPER LİG'DE YAYINCI KURULUŞ MUAMMASI

Spor Toto Süper Lig ve Spor Toto 1. Lig'in yayıncı kuruluşunun TFF ve kulüplerden TL bazında ödeme talebi üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Dünyadaki her yerinde kendi ülke para birimiyle yaptığı için olabilir ama diyeceğim başka. Bunu emekli Ayşe hanım deseydi geçerlilik kazanabilirdi ama çok uluslu bir firma kalkıp... Sen müdebbir bir tüccar gibi davranmadıysan cezasını başkasına kesemezsin. İhaleye girdiğinde paraları dağıt, rakiplerini ez, başkalarını korkut kaçır... İki sene sonra ekonomik şartlar değişip ortada rakip makip kalmayınca da de ki 'Ben bu parayı ödemeyeceğim' Bu doğru bir yaklaşım değil. Ticaret etiği açısından kabul edilebilir bir şey değil, bu bir taraf. Diğer taraftan baktığımızda biz bu adamları kazıkladık kardeşim. La Liga 1 milyar Euro'ya satılıyor. 160 ülkeye yayınlanıyor, maçlarını herkes satın alıyor. Kendi içerisinde muazzam ekonomisi var. Türkiye Ligi'nin, La Liga'nın yarı fiyatına satılabileceğini düşünüyor musun? Hadi de ki düşündük... Gelelim TL üzerinden ödeme talebine. İspanya'da kişi başına düşen ulusal gelir 40 küsür bin dolar. Sende 8 bin dolar. 48 bin dolarlık kitlenin naklen yayına verebileceği abone parasıyla 8 bin dolarlığın verebileceği para aynı mı? Aynı fiyat ve aynı sayıda insan olabilir mi? Burada da Digiturk'ün haklı olduğu gibi bir durum var ama sen de bu kazığı yemeyecektin. Ben mi dedim sana bu kazığı ye, al bunu diye? Yayın ihalesine fazla para verildiğini o gün de söyledik"

ÇÖZÜM NE OLACAK?

"Kulüpler Birliği seve seve anlaşacak. Niye? Digiturk dedi ki 'Ödeyemiyorum, ben bu ihaleyi bozdum' Ödeyeceği miktar 160 milyon dolar. 160 milyon doları verir, önümüzdeki sene kaybedeceği miktarı kaybetmez. Sıkıntı burada. Kulüpler Birliği veya TFF yeni ihale yapamıyor. Biraz Digiturk biraz kulüpler tarafları taviz verecektir. Çünkü bunun başka müşterisi, Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu ekonomik şartlar içerisinde aklıma gelmiyor. Geçen seneden beri önerdiğimiz başka bir çözüm yolu var: İngiltere'de kulüpler ne yaptı? Bir şirket kurup bu hakları kendileri kullandılar. Bütün kulüpler bir araya gelip eşit bir şekilde diyebilir ki 'Bu işi biz yapacağız. Yayıncı mayıncı yok, kendimiz yayınlayacağız' Yayın zor bir şey değil ki. Digiturk de çekimleri birine yaptırıyor. Kulüpler kendileri yayınlar ve pazarlarlar. Pazarlayabilirler mi? Digiturk'ten daha iyi pazarlayacakları kesin. Çünkü Digiturk bugün en büyük, en paralı şirketlerinden biri ama bu kadar kötü yönetilen bir şirket görmedim. Kendi kötü yönetiminin faturasını bir anlamda kulüplere çıkarmaya çalışıyor? Logo değişti, kimsenin memnun kalmadığı ödül töreni yaptılar. Sen de yeni bir şey sun"

SÜPER LİG'DE CEMİL USTA SEZONU

Spor Toto Süper Lig'e Trabzonspor efsanesi Cemil Usta'nın adının verilmesini değerlendiren Altaylı, "Trabzonspor, büyük bir terslik olmazsa en büyük şampiyonluk adaylarından biri. Bu sene lig Galatasaray ve Trabzonspor arasında geçer gibi görünüyor" dedi.

Trabzonspor'un transferleri üzerine konuşan Altaylı "Çok doğru bir hamle. John Mikel Obi, şahane bir transfer. Kim yaptıysa helal olsun. Nasıl oynayacak emin olamam ama şahane bir kumaş" ifadelerini kullandı.

BEŞİKTAŞ'TA TRANSFER GÜNDEMİ

Beşiktaş'ın henüz bir transfer yapmamasını değerlendiren Altaylı, "Fikret Orman tasarruf yapacaklarını açıklamıştı, bence doğru da yapıyorlar. Edin Visca'yı almak istiyorlarmış galiba, duyduğum kadarıyla. Alabilirler mi bilmiyorum. Mevcut kadro üzerine birkaç takviye, bence doğru da yapıyorlar" dedi.

FENERBAHÇE'NİN DURUMU

"FENERBAHÇE'NİN İÇERİSİNDEKİ DURUMUN FARKINDA OLMAK VE BUNA GÖRE DAVRANMAK LAZIM"

Fenerbahçe'nin durumu üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Baktığınızda Fenerbahçe'nin transfere ihtiyacı var. Piyasadaki en önemli alıcının Fenerbahçe olması lazım. Ancak Fenerbahçe'nin bu sene sadece ödeyeceği faiz, gelirinden daha fazla. Fener Ol'da söyledikleri paranın üçte birini falan topladılar sanırım, o bile çok para. Büyük bir başarı ama Fenerbahçe'nin yapısal bozukluğu içerisinde muazzam bir açık var. Bütün gelirleri, bu seneki faiz kadarsa Ali Koç'un bu tabloyu bilmeden başkan olduğunu düşünüyorum. Bu tabloyu bilen kişi başkan olmaz. Aziz Yıldırım, Allah selamet versin, son birkaç senesinde son birkaç senesinde ipin ucunu kaçırmış, darmadağın etmiş ve Ali Koç'un kucağına bombayı bırakmış. Facia bir tablo var. Önce bu tablonun farkında olmak lazım, farkındalığı paylaşmak ve buna göre davranmak lazım. Hep söylediğim bir şey var, bir sürü genç aldı Fenerbahçe geçen sene. Türkiye'nin en bilinçli taraftar kitlesine sahip kulüp Fenerbahçe. Fenerbahçe geçen sene aldığı gençlerle oynasa ve ligi 16. bitirse taraftar o takımı alkışlardı. Ki geçen sene bile her şeye rağmen çok ses çıkarmadılar. Bu krediyi iyiye kullanmak lazım, çıldırmamak lazım. Mantaliteyi değiştirmekten bahseden Ali Koç, kulübün oturmuş genetik mantalitesini değiştirsin. Fenerbahçe tarihinde ilk kez altyapıdan oyuncular çıkarsın, tarihinde ilk kez gençlerle olsun, tarihinde ilk kez burjvua takımı olma özelliğinin dışında hareket tarzı benimsesin, kolej takımı havasına bürünsün. Başka bir hava yakalasın. Belki üç sene şampiyon olmasın, mühim değil. Ama sağlıklı bir yapı kursunlar. Bunu da Ali Koç yapamazsa hiç kimse yapamaz"