Dünya |

Etiyopya'nın Tigray bölgesinde ne oluyor? Türkiye nasıl etkilenecek?

Afganistan'ın gölgesinde kalan fakat Türkiye'yi bir o kadar ilgilendiren bir bölge var. Türkiye, Afganistan'da etki sahibi olmak için çabalarını sürdürürken, zaten nüfuz sahibi olduğu Somali'nin tehlikeye girme ihtimali var. Taliban'ın Afganistan'ı ele geçirmesinin psikolojik etkisi Al Şabab'da Somali hükümetini devirmek için moral olarak yankılandı. Şimdi de Etiyopya, askerlerini Somali kırsalından çekerek Tigray'e gönderdi. Peki Tigray'de ne oluyor ve neden oluyor? İşte gelişmeler...

'Afrika'nın Boynuzu' ismiyle bilinen ve Türkiye'nin de kardeşlik ilişkilerine dayalı karşılıklı yatırımlarını sürdürdüğü ve ordusunu eğittiği Somali'nin komşusu Etiyopya'yı da içine alan bölge, dünyanın en stratejik bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor. 

Türkiye'nin de yakın ilişkileri olduğu Etiyopya'da, ve özellikle de Tigray'deki gelişmeler sadece Etiyopya'yı ilgilendirmiyor. Bölgede olacaklar Afrika'nın Boyunuzu'nun geleceğini belirleyecek.

Afrika'nın Boynuzu'nda ve özellikle de Somali'de uzun süredir diplomatik ve ekonomik yatırımlar yapan Türkiye'nin geleceğinin bir kısmı da, yukarıdaki sebeplerden, Tigray'de şekillenmekte.

TIGRAY'IN YAPISAL ANALİZİ

122 milyon nüfuslu Etiyopya'da, Tigray bölgesinde yaklaşık 7 milyon kişi yaşıyor.

Tigraylılar, Etiyopya'yı oluşturan etnik gruplar arasında Oromo ve Amharalardan sonra ülkedeki üçüncü büyük etnik grup olma özelliğini taşıyor.

Etnik bölgeler hesaplanarak 10 farklı eyalete bölünmüş olan Etiyopya'da aynı zamanda merkezi bir devlet ve devlet kurumları da mevcut.

TIGRAY'DE KİM, NEDEN SAVAŞIYOR?

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) adlı isyancı milisler, 1991 yılında hükümeti deviren ittifakın bir parçasıydı.

Bu yapı, Nobel Barış Ödülü sahibi Başbakan Abiy Ahmed'in, TPLF'nin katılmayı reddettiği yeni bir koalisyon hükümeti kurduğu 2019 yılına kadar etkili olmayı sürdürdü..

SEÇİMLERİN ERTELENME KARARINI TANIMAYIP KENDİLERİ SEÇİME GİTTİLER

Tigray'da iktidarını sürdüren Halk Kurtuluş Ordusu geçen yıl Eylül ayında, Ahmet hükümetinin ulusal düzeyde Covid-19 salgını nedeniyle seçimleri erteleme kararını tanımayarak seçimlere gitti.

İki ay sonra TPLF birlikleri bölgedeki Etiyopya ordusuna ait bir üsse saldırı düzenledi. Federal hükümet de yanıt olarak Tigray'a karşı büyük bir askeri harekata girişti.

Etiyopya'nın Eritre sınırında kalan Tigray bölgesinde, yerel halk ve hükümet güçleri arasında etnik temelli çatışmalar uzun süredir devam ediyor. Daha önce Tigraylilerin orduya ait bir uçağı füze ile düşürme görüntüleri SuperHaber'de de kendine yer bulmuştu. 

Merkezi hükümet Tigray'la ilgili bir haber karartması uyguluyor ama çatışmalarda binlerce insanın öldüğü ve iki milyonu aşkın insanın evinden, yurdundan olduğu tahmin ediliyor.

BM, 5 milyonu aşkın insanın acil gıda ihtiyacı içinde olduğunu ve en az 350 bin kişinin açlıkla yüzyüze olduğunu söylüyor. Etiyopya hükümeti ise durumun BM'nin açıkladığı gibi vahim olduğunu kabul etmiyor.

Taraflar birbirlerini insan haklarını ihlal etmek ve toplu katliamlarla suçluyor

BÖLGEDE GEÇMİŞTEN KALMA BİR 'MERKEZİ HÜKÜMET KORKUSU' VAR

Etiyopya'nın son imparatoru Haile Selasiye'nin 1974 yılında bir darbe ile devrilmesini izleyen uzun askeri yönetim ve iç savaş döneminde ağır yaralar alan Tigray'de, merkezi hükümete karşı travmatik ve geçmişten gelen bir antipati var.

Tigray, 1 milyondan fazla kişinin öldüğü ve 2 milyonu aşkın insanın göç etmek zorunda kaldığı 1983-1985 yıllarındaki büyük kıtlığın da merkezindeydi.

Kıtlığın atlatılmasının ardından bölgeye nispeten bir huzur havası hakim oldu ve uzun yıllar sürdü. İstikrarın tadına daha yeni varmaya başlamış Tigray'de, bu olumlu hava 2020 yılının Kasım ayında bozuldu.

Tigray yönetimi ile merkezi hükümet güçleri arasında çatışmalar yaşanmaya başladı. 

TIGRAYLILER MEKELLE'Yİ ELE GEÇİRDİ VE İLERLİYOR

Yaşanan uzun ve kanlı çatışmalar, bazen soykırım boyutuna dönüşmüş, komşu ülkelerdeki nehirlerin sahillerine cesetler vurmaya başlamıştı.

Şimdi ise Tigray bölgesinde yaşayan halk, isyancı güçlerin bölgenin yönetim merkezi Mekelle'yi hükümet güçlerinden geri alıp ilerlemesini kutluyor.

Hükümet güçleri Mekelle'yi kaybetmelerinin ardından ateşkes ilan etmiş olsa da, bölgeden gelen haberler çeliştiği ve eksik olduğu için çatışmaların durduğuna yönelik bir sonuca ulaşılamıyor. 

TİGRAYLİ İSYANCILAR MEKELLE'Yİ NASIL ELE GEÇİRDİ?

Tigray'in yönetim merkezi olan Mekelle, Kasım ayından beri hükümet tarafından yönetiliyordu. Tigray'de Etiyopya hükümetine karşı isyan çıkaran militanlar, 29 Haziran, Salı günü Mekelle'yi ele geçirdi. İsyancıların şehre girişinin ardından sokaklarda kutlamalar yapan halka dair haberler gelmekte. 

Birleşmiş Milletler (BM) kaynaklarına göre isyancılar Tigray'in merkezini ele geçirmekle yetinmeyip, tam 140 kilometre kadar kuzey-batıdaki Shire kasabasına da girdiler.

Etiyopya hükümeti 8 aydır devam eden çatışmalarda ateşkes ilan ettiğini açıkladı ama isyancılar "düşmanları Tigray'dan sürmeye" yemin ettiklerini de eklemeden edemedi. Ateşkesin sağlanıp sağlanamadığına dair bilgi, Tigray'dan iletişimin kesik olması nedeniyle sağlıklı şekilde alınamıyor.

TIGRAY'DE DÖKÜLEN KAN TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLEYECEK?

Öncelikle, çatışmalar Etiyopya devletini güçsüzleştiriyor ve dikkatini dağıtıyor. Bu kadar kritik komşusu olan ve terör örgütlerinin cirit attığı bir coğrafyada, bu, istikrarsızlığı da beraberinde getirecek. 

Özellikle de Etiyopya Genelkurmayı tarafından, Somali topraklarındaki askerlerin geri çekilerek Tigray'e yönlendirilmesi, Somali hükümetinin de kontrol edemediği kırsal Somali'de Al Şabab ile halk arasında hiçbir bariyerin kalmayacağı anlamına geliyor. 

İnsanlık dramı, Tigray'den taşarak Somali'ye gelebilir. Özellikle de Taliban'ın benzer güçteki Afgan hükümetini devirmesinden ilham alması korkulan Al Şabab, Türkiye'nin desteklediği Somali hükümetinin başına bela olacağa benziyor. 

Bölge uzmanı Raşid Abdi, "Çatışma şimdiden bölgesel bir boyut taşıyor" diyor.

İç savaşın başlamasının hemen ardından gerginliği yatıştırmaya çalışan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de bu öngürüyü doğrularcasına "Etiyopya'nın istikrarı bütün bir Somali yarımadası bölgesi açısından önemli" ifadelerini kullanmıştı.

DURACAK GİBİ GÖRÜNMÜYOR

Etiyopya hükümeti şu ana kadar "diplomatik müdahale" tekliflerine direndi. Onun yerine dünyayı bunun ülkenin iç meselesi olduğuna ikna etmeyi amaçlayan bir uluslararası kampanya yürüttü.

Hükümet Tigray'daki harekatını "Etiyopya'nın anayasal düzenini yıkmayı hedefleyen bir gruba karşı yürütülen bir "kolluk operasyonu" olarak tanımlıyor.

 

 

 

Cengiz Büyükuncu