Kültür Sanat |

Estetik International Hastaneleri'nden zamanı durduran sergi: "Pause"

Bursa Estetik International Hastaneleri’nde yer alan “B Art Space” mekânlar 17 Mayıs‘da “Pause“ isimli yepyeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. İlk NFT eserler ile Estetik International'da buluşan Bursa," B Art Space" ile zamanı durduruyor.

Yönetim Kurulu Başkanlığını Bülent Cihantimur’un yaptığı ‘’B Group’’ bünyesindeki İstanbul ve Bursa Estetik International Hastaneleri’nde yer alan “B Art Space” mekânları yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 17 Mayıs‘da açılışı gerçekleşen “Pause“ isimli sergide 7 sanatçı toplam 20 fotoğraf ve NFT eserleri ile yer aldı. Sergi 30 Haziran'a kadar sanatseverler ile buluşacak.



BURSA İLK NFT ESERLER İLE ESTETİK INTERNATIONAL'DA BULUŞTU!

İstanbul ve Bursa “B Art Space” mekânlarında gerçekleşen “Pause” sergisi fotoğraf ve NFT eserlerinden oluşuyor. B Art Space, her biri farklı kavramlara odaklanmış ama bütününde bir büyük hikâyeyi anlatan özgün ve kapsamlı bir projeyi gerçek kılıyor. Birbirini tamamlayan 4 farklı sergiden oluşan proje, İstanbul ve Bursa izleyicisinin birbirinden bağımsız alanlarda ve aynı zamanda her iki mekânda peşi sıra farklı bir deneyim yaşamasına olanak veriyor ve iki şehir arasında yeni dinamikler oluşturarak geleceği şekillendirecek ortak bakış açıları yaratıyor.

Bursa sergi açılışına Özlem Özden, Nataly Onur, Gül Türkay, Zuhal Yüksel, Emel Kumova, Esra Dikerel, Pınar Soyiç, Binnur Yoldaş, Nida Genç, Selen Türkeli, Nilgün Ete, Sedef Erim, Özlem Gürel Ilıman gibi cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı.

B ART SPACE, "PAUSE" SERGİSİNDE ZAMANI DURDURUYOR!

Serinin üçüncü sergisi “Pause”da zamanı durduruyor, ana bakıyor ve hayatın dışavurumunu gözler önüne seriyoruz. Duraklamanın en iyi yansıması olan fotoğraf medyumu ile kurguladığımız Pause, teknolojinin gelişimiyle sınırlarından çıkarak günümüzün Kripto sanatı NFT ile birleşiyor. Bu birleşim bizlere, zamandaki ilerlemeyi «AN» içinde değerlendirebilme şansı sunuyor.

“Pause”; ilki “Sekropia: Bir Dönüşüm Hikâyesi’nde varoluş yolculuğunu, hayattaki dönüşümü ele alarak başladığımız ve yüzleşme kavramını içsel bir yolculuk üzerine kurguladığımız ikinci sergi sonrasında hikâyesini anlatmaya devam ediyor.

FOTOĞRAFIN YAŞAM SÜRESİ VAR MIDIR?

Bellek niteliği taşıyan ve ölümsüzleştiren fotoğrafa bakmak, ona dokunmak geçmişle iletişime geçmenin bir yoludur. Göz kapaklarının mekanik hali olan mercekle yakalanan-yansıtılan an, taşıdığı izlerle bir dışavurumdur. Bu yaratılan; beyin, göz ve kalbin hedefindeki eylemdir. Karşımızda, belki de avucumuzda canlanan ya da durağanlaşan fotoğraf; akışkan, süregelen ve masalsı bir lirik anlatımla dans eder. Oluşumu için zaman ve mekâna ihtiyaç duyarken, zamanla-zamanın yansımasını bizlere sunar. Karar anı olan bu kesit, homojen ya da heterojen bir dağılımla gerçekleşirken algılanan o görüntü açı ve ışık ile Aberasyon'a uğratılarak kendi içinde dengesini kurar. Hareketin duraklatılması ile oluşturulan görüntü bir aktarım, bir işaret aynı zamanda nitelikli bir ayrıntıdır.

Bir gözün bakmaya olan gereksinimiyle değil; bir görüntüye tüm duyuların ortaklığıyla ve mevcudiyetiyle atılan bakış, nesnelerin kendinden taşan ve etrafa saçılmış parçalarını bir araya getirir. Var olan ve var olmuş olacak olan her şeyin mutlak kaynağı sayılan yaratıcı enerji; o anı zaman düzleminin parçalanamaz bütünlüğünden koparmaktan başka bir çare bırakmaz. Zihninden gerçekliğe yansıyan o an, bir daha asla tekrarlanmayacaktır.