Gündem |

Esra Elönü: Cihangir abajuru Altan (içeri)yi aydınlatsın!

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Gazeteci-Yazar Ahmet Altan ile kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Gazeteci yazar Ahmet Altan serbest bırakılırken, Prof. Dr. Mehmet Altan tutuklandı. Kararın ardından Mehmet Altan'a acımadığını belirten Esra Elönü "Cihangir abajuru Altan (içeri)yi aydınlatsın!" diye yazdı. İşte o köşe yazısı:

* Cihangir abajuru Altan (içeri)yi aydınlatsın!

Acımak? Ben acıdığımda güneş gözyaşı toplar ve Allah yağdırır. Garibanlara, mesela kıyı Şezlonglarından daha az yer kaplayan Aylan vücutlu garibanlara ağlarım.

Ağlarım. Garibanlara et dağıtırken kefene parça parça konulan Yasin merhametinde çocuklara.

Ağlarım, bayramda babalarının ellerini öpme sırası beklerken babalarının ölü gözlerinden öpen çocuklara ağlarım.

Şimdi bu Altan kardeşler, Ilıcak’lar, Pensilvanya Ebu Cehilinin yurt içi temsilcileri ve Yurt dışı köpekleri.. Ne bekliyordunuz? O videoyu lütfen bir daha izleyin. Mehmet Altan’ın konuşurken abisi Ahmet Altanın gözlerinin içine nasıl baktığını, Ilıcak’ın hıncından, nefretinden, kininden, alçaklığından oluşan dörtlüleri yakıp sağda nasıl beklediğini ve gergin suratında daracık gülümsemesiyle hangi rütbelilere darbe kuru yaptığını görün.

Cihangir Abajuru dediğimde Hanım Büşra Erdal canlısı bana o kin turşusu aklıyla laf edip göreceğiz diyordu. Buyursunlar içeride baya aydın var, aydınlatma sistemi tamamlandı. Kendi kinlerinde, alçaklıklarında volta atsınlar at koştursunlar baya geniş.

Mehmet Altan seçime kadar ne olacağı belli olmaz diyor o videoda. Evet ya belli olmaz aydın diye yola çıkarsın içeride okey taşı olursun. Kusura bakmayın da acımıyorum size, empati de kurmuyorum.

Size acıyıp, o gece kafasını Tank paletleriyle dağıttığınız ama şehadet aşkını deviremediğiniz yiğitlere haksızlık edemem.

Size acıyıp, Ömer Halisdemir’in o şerefli vücudundaki 31inci kurşun olamam!!

Size acıyıp, o gece yaralı bir mazlumun başına gidip ölsün diye kurşun sıkan üniformalı Cehil leşini sevindiremem.

Siz ve nefretiniz içeride iki iyi dost. Değdi mi oldu mu şimdi? Bu mu sizin aydınlığınız? Siz aydın değil, o masumları öldü mü ölmedi mi diye kontrol eden şerefsizlerin elindeki kan fenerisiniz! Kan feneri.

O darbe çağıran salyalı aklınızı ve o konuşmaları 161 şehidin anneleri, evlatları size acıyacak mı?

O operasyonun gazına gelip vicdanını da gerdiren Altın kızlar serisinin orijinal olmayan parçası Ilıcak, 161 şehit yakınının yüzüne de o şekilde gülebilecek mi?

Şimdi bana kimse, biraz ağır olmadı mı Esra Hanım, diyerek vicdan yoklaması yaptırmasın bırakın ağır olsun. Bütün ağırlıklar “ Bizim bu vatandan başka vatanımız yok” sözünden, annesinin kanlı saçlarını asfalttan ağlayarak toplayan gencin metanetinden hafiftir.

Sen ne kadar darbeyi çağırırsan çağır

Allah zalimlerin çağırdığı darbelerin değil

Mazlumun haykırdığı zaferlerin yanındadır.