Gündem |

Erdoğan'dan mülteci krizinde adil yük paylaşımı çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'a hitabının ardından mülteciler zirvesinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmanın ardından, ABD Başkanı Barack Obama’nın evsahipliğinde yapılan “Mülteciler” konulu liderler zirvesine katıldı. Erdoğan, mülteci krizinin bölgesel değil küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti ve tüm ülkelerin bu yükü paylaşmasını istedi. Adil bir yük paylaşımı olmadan, bu sorunun çözümünün imkansız olduğuna vurgu yaptı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasının satır başları:

"Herkese aynı duyarlılıkla yaklaştık. Suriyeli ve Iraklı sığınmacıların her tyürlü ihtiyacını karşılamya deavm ediyoruz. Mülteciler için harcamamız 12 milyar doları aşmış durumdayız. Tüm düynadan aldığımız toplam destek sadece 512 milyon dolardır. Sığınmacıları kamp hayatına mahkum etmek istemiyoruz. Çadır kentlerde bu süreci devam ettirmek istemiyoruz. 3 milyonun içerisinden 300 bini çadır kentlerde misafir edilirken diğerleri de evlerde kalmaktadır. Kendi ayakları üzerine durabilmelerini sağlamak için çalışmalarına izin veriyoruz ve vatandaşlık süreçlerini de başlatmış vaziyetteyiz."

"Sosyal risk problemi de meydanagetiriyor. Bu riski aldık vepişman değiliz. 15 bine yakın Suriyeli'yi çalışma hayatına dahil ettik. G20 toplantılarında bu konuyu gündeme getirdik. Küresel göç ve kalkınma forumu dönem başkanlığımız süresinde farkındalık yaratacak çalışmalar yürüttük"

"Mültecilerin yeniden yerleştirilme programlarıyla başka ülkelerde yaşama fırsatına sahip olmaları da diğer önemli konudur. Sınırlarımız içindeki Suriyelilere koruma sağlarken düzensiz göçün düzenlenmesine yönelik somut adımlar da atıyoruz. AB ile önemli bir işbirliği çerçevesi geliştirdik. Yük ve sorumluluğu paylaşarak karşılıklı taahhütlerde bulunduk. 2015 Ekim'inde 7 bin olan düzensiz göç rakamını son aylarda 50'ye kadar düşürmeyi başardık. AB ile mutabakatı çerçevesindeki görevlerini başarıyla yerine getirdiğimizi gösteriyor. AB tarafından ülkemize verilen sözler tutulmadı. Suriye krizinin başından beri yalnız bırakılan Türkiye bir kez daha aynı akıbetle karşılaştı. Bunun üstesinden geliriz ve geleceğiz. Ancak AB bunun hesabını veremez."