Gündem

Erdoğan'a "Yanında kim kaldı?" diye soranlara ilk yanıt!

23. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB Başkanlığı ve Başbakanlığı döneminde uzun yıllar danışmanlığını yapan Hüseyin Besli, Akşam gazetesinde çok anlamlı bir köşe yazısı kaleme aldı.

Hüseyin Besli, AK Parti'den ayrılarak 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün öncülüğünde parti kuran Ali Babacan'ın, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan sözlerine çok sert yanıt verdi.

Babacan'ın Erdoğan'a hitaben yönelttiği “Yola birlikte çıktığınız arkadaşlarınızdan yanınızda kaç kişi kaldı?” soruna yazısının başlığı ile "Ben Buradayım!" diyerek net yanıt veren Hüseyin Besli şu ifadeleri kullandı;

"Ali Babacan geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımıza hitaben;

“Sayın Erdoğan’a soruyorum: Yola birlikte çıktığınız arkadaşlarınızdan yanınızda kaç kişi kaldı?” diye sormuş.

Soru lafız olarak tek bir kişiye sorulmuş olsa da, mecaz olarak umumidir. Sayın Erdoğan’ı ilgilendirdiği kadar birlikte yola çıkanları da muhatap almaktadır.

Bu nedenle,

Ben de cevap hakkımı kullanıyorum.

Ve diyorum ki;

Ben buradayım, Sayın Babacan! (‘Bebecan değil, Babacan!..’ diye ne çok uğraşmıştım. Bundan dolayı bir günahım var mıdır acaba? Aslında benim bu türden ne çok günahım var. Affet ya Rab!)

**

14 Ağustos 2001 tarihinde, Ankara Bilkent Oteli büyük salonunda;

O gün hangi duygularla, hangi tedirginliklerle, hangi umutlarla, hangi korkularla, hangi heyecanla orada yer aldıysam, bugün de aynı yerdeyim.

24 Eylül 1998 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasından çıkıp bütün Türkiye semasında yankılanan

‘Bu şarkı burada bitmez!’ sözünü söylediğimde/söylediğinde/söylediğimizde neredeysem ben hala oradayım.

Yine 24 Eylül tarihinde, 4,5 yıl boyunca İstanbul caddelerine dikilen ‘ağaçlar da ağlıyordu’. Bizde o ağaçlarla birlikte ağlıyorduk.

O gün neden ağladıysak, aynı neden beni bugün de ağlatır, varsın diktiğimiz ağaçların yaprakları şimdi başkalarını alkışlasın(!)

5 Kasım 1998 tarihinden 3-5 gün önce, Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben;

“Beraber yürüdük biz bu yollarda.

Beraber ıslandık yağan yağmurda.

Şimdi (bundan sonra) dinlediğim (dinleyeceğim) tüm şarkılarda

Bana (bize) her şey seni hatırlatıyor (seni hatırlatacak)!”

Dediğimde ne kadar samimi, ne kadar derin duygular içerisindeysem hala aynı samimiyetle ve aynı kararlılıkla yoluma devam ediyorum.

***

Fazla uzatmaya gerek yok. Neyi, nasıl söylesek yine de size dokunmayacak, size bir şey söylemeyecek, siz de bir karşılık bulmayacak, biliyorum.

Çünkü sizler bir hesap kitap sonucu Ak Partili oldunuz ve yine bir hesap kitap sonucu Ak Parti’den ayrıldınız.

Ancak;

Sayın Babacan! (Artık kimse ‘bebecan’ demiyor değil mi? Ne güzel. Hatta 2023’e doğru Büyükbaba bile der bazı çevreler)

Kendi ayrılıkçılığınıza, duruşunuza, yapıp ettiklerinize, iş ve işlemlerinize, sözlerinize benim üzerimden meşruiyet sağlamaya kalkışmayın.

Sizi bundan menederim!"