13 Aralık 2018
5 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 46 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 06:41 Güneş 08:13 Öğle 13:04 İkindi 15:22 Akşam 17:43 Yatsı 19:09
Gündem

"Olmaz olsun böyle barış..."

Erdoğan: Gel vur burayı, ondan sonra barış de!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Global Girişimcilik Kongresi'nde konuştu. Suriye'yle ilgili konuşan Erdoğan, "Tutturdukları tek şey var, kimyasal silah kullandıkları için vurduk. Konvansiyonel silahlarla ölenleri bir kenara koy sadece kimyasal silahlarla öldürülene bak böyle adalet olur mu?" dedi.

Erdoğan: Gel vur burayı, ondan sonra barış de!

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: 

Dünyanın en kapsamlı girişimcilik kongresine katılan ve konuşmalarıyla değer katacak ev katan herkese teşekkür ediyorum.

Türk milletinin dünyada girişimcilik ruhu en güçlü toplumlardan biri olduğuna inanıyorum.

Biz aynı zamanda maalesef her işimizi el yordamı ile yapma, her şeyi sıfırdan inşa etme alışkanlığı olan da bir milletiz. Her konuda olduğu gibi girişimcilik hususunda da çok ciddi bir birikim var. Bu birikimi değerlendirmeyi öğrenmek mecburiyetindeyiz. Ben bu kongreyi bir milat olacağına inanıyorum.

Geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız reformlar ile ülkemize sınıf atlattık. Sadece 2006 yılından 2017 yılına kadar 180 milyar dolarlık uluslararası yatırım çekmiş bir ülkedir.

2013 yılından bu yana kesintisiz bir şekilde maruz kaldığımız saldırılara rağmen elde edildiğinin unutulmaması alzım. Bu dönemi geçirebilmiş olsaydık, uluslararası yatırım rakamlarını ikiye ya da üçe katlayabilirdik. Bir başka önemli yanı da, yatırımlar dünyadaki tüm yatırımlar içerisinde örneklemede ilk 10'a giren yatırımlar var. İşte şu an bunlardan en önemlisi bu yıl sonuna doğru açılışını yapacağımız havalimanımız. İlk açılış itibarıyla yıllık yolcu potansiyeli 90 milyon olacak, 2023'te de ikincie tabı bitecek ve 150 milyon hatta 200 milyona kadar yıllık yolcu kapasitesine ulaşabilecek.

Biz, ufuk açtık ama girişimcilik ruhunu verdiğimiz girişimcilerimizi teşvik ettiğimiz, onlara adımı attırdığımız 5 tane girişimcimizi bir araya getirmek suretiyle onlar yaptı. Biz göreve geldiğimiz de biz devlet olarak tüccarlık yapmayacağız artık ticaretin içerisinde olmayacağız. Bu alanı tamamıyla girişimcilerimize bırakıp, onlar vasıtasıyla büyümeyi sürdüreceğiz.

Yüzde 7.4'lük büyüme ile G20'de birinci sırada, OECD'de ikinci sırada yer aldık. Türkiye'nin büyüme başarısı daha da iyi anlaşılacaktır.

İLK DEFA 1 TRLİYON LİRAYI AŞACAK

Kamu ve özel sektör yatırımlarının tutarı ilk defa 1 trilyon lirayı aşacak. Bu da 4 katlık bir artışa denk geliyor. Bu nereden nereye göstermesi bakımından çok önemli. Bugün Türkiye GSMH bakımından dünyanın 17. sırasında yer alan büyük bir ekonomi. Burada güven ve istikrar var.

Kendi girişimcimiz üçüncü dünya ülkelerinde kendilerine pazar bulma imkanı yakaladılar. Turist sayımız 13 milyondan 36 milyon gelirimiz ise 26.3 milyar seviyesine çıktı. Turizmde darbe girişimleri sebebiyle sıkıntılar yaşadık ama onları da aştık. Bu yıl turizmde beklentimiz çok yüksek turist sayısında 36 milyonu yakalayabiliriz. Şu an özellikle ciddi manada başka işaretler geliyor.

Döviz rezervlerimiz 17.5 milyar dolardan 130 milyar dolara kadar çıktı. Son dönemde bu rakam maalesef 110 milyar dolara indi. Kamu stokumuzun milli gelire oranını yüzde 8.5'e kadar indirdik. Ama bununla yetinemeyiz.

GENÇ NÜFUSA İHTİYACIMIZ VAR

Genç ve dinamik nüfusa ihtiyacımız var. Bu nüfusa sahip olmazsak yaşlanacağız. Yaşlı bir nüfusla da bir yere varmak mümkün değil. Her şeyin temelinde insan yatıyor. İnsan varsa emek, sermaye, yatırım var. Diğerleri insanın türevi. İnsanın türevi olduğuna göre yatırımı öncelikle insana yapmamız lazım. Genç nüfusa Türkiye'nin ihtiyacı var. İnsandan çekinmeyelim. Bu girişimciliğin ruhunda da insan var. Girişimci insanlara ihtiyacımız var. El ele verip yetiştirmek zorundayız.

Türkiye sadece Asya ile Avrupa'nın geçiş noktası değildir. Çok geniş bir alanda milyarlarca nüfusa hitap eden bir coğrafyadır. Daha çok yatırım yaparak, daha çok üreterek, daha çok istihdam oluşturarak yolumuza devam etme kararındayız. Girişimcilere ve yatırımcılara çok önemli destek ve teşvikler sağlıyoruz.

Önce yatırım ortamının iyileştirilmesi ile ilgili sonrasında da stratejik yatırımlar ile ilgili önemli adımlar attık. İlk etapta toplam yatırım tuttarı 135 milyar lirayı bulan 23 projeye teşvik belgelerini verdik. İhracata 6 milyar lira katkı sağlayacak. Aynı zamanda 34 bin doğrudan 134 bin de dolaylı bir istihdam çıkaracaktır. Bu teşviklerin iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bu düzenlemeler ile şirket kuruluşundani banka ipoteklerine kadar birçok kolaylıklar sağladık. Devamı var, tamamlandığında da hayata geçireceğiz.

IMF'NİN RUHUNDA VESAYETÇİLİK VAR

Dünyanın tek bir merkezden yönetilemeyeceği yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı. Eski sitemin zaaflarından biri de ekonomi ve siyasetin çok fazla karıştırılmış olmasıydı. Türkiye olarak biz de bu sıkıntıyı yaşamış ülkeyiz.

IMF'nin ruhunda vesayetçilik var. 2013'te 23 milyar liralık borcumuzu ödedik bitirdik. 5 milyar euro bizden borç istediler. Sordular "verin" dedim. Bu borcu almaktan vazgeçtiler. Biz de "hayırlı olsun" dedik. Bizim şimdi bir kuruş borcumuz yok. Borcu ödedik, anlaşmayı sonlandırdık.

Girişimci ruhu olan devletler topluluğunun bu dünyada kendi kurduğu ortamı da çok iyi dizayn etmesi lazım.

Ben diyorum ki IMF'ye bu borçlanmalar dolarla değil de altınla olsun. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım. Altın hiçbir zaman bir baskı unsuru olmamıştır. Altınla bu adım atılsın.

Ben girişimci ruhunu insanlık için kullanan siz değerli dostlara bunu da hatırlatmak istiyorum. Teknik anlamda elbette destek alınabilir ama sınırının çok iyi belirlenmesi gerekir.

"LAFA GELİNCE BARIŞ..."

Suriye'de yaşananları neyle izah edeceğiz. Suriye'de 7 yıldır bir süreç var. Bu süreç içinde emperyal güçler acaba Suriye'den ne kadar insanı kendi ülkelerine çekip aldılar. Ama Türkiye 3,5 milyon insanı barındırıyor. Onlar geldiler kimyasal silah dediler vurdular. Tutturdukları tek şey var, kimyasal silah kullandıkları için vurduk. Konvansiyonel silahlarla ölenleri bir kenara koy sadece kimyasal silahlarla öldürülene bak böyle adalet olur mu? Gel vur burayı ondan sonra barış de. Olmaz olsun böyle barış. 

Biz diyoruz ki gelin bu dünyada yeni bir barışın temelini atalım, rastgele bombalar yağdırmayalım. Bedelini şöyle bir çıkardığımız zaman, büyük rakamların kullanıldığı ve aşırı derecede sefaletin sürdüğü bir dünya reva mıdır? Lafa gelince barış! Nasıl barış? Olmaz olsun böyle barış!

Biz 31 milyar dolar Türkiye'deki mülteciler için harcama yaptık. AB'nin bize verdiği söz 3+3 milyar euro bizim hesaplara geçen, UNESCO vasıtasıyla Kızılay ve AFAD'a geliyor. 1.850 milyar euro. Gelen bir şey yok. Gelene bakarım. Gelse de gelmese de biz o mültecileri evimizde özellikle misafir etmeye devam edeceğiz.

Milyarlarca dolar kullanılıyor. Trump da ifade etti. Milyarlar konuşuldu. İlk Irak'a vurdukları zaman, Obama aynı şekilde devam... Artık bu noktada deneyimli bir tecrübe kitabımız oluşuyor. İnşallah bunları kaleme alacağız. Tecrübe edilmiş olarak ortaya koyacağız.