Gündem

Erdoğan-Biden görüşmesinden hangi sonuçlar çıkacak? S-400'ler için fantastik iddia!

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve SuperHaber programcısı - Hürriyet yazarı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü SuperHaber YouTube kanalında yayında…

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, 14 Haziran’da gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Biden’ın görüşmesinin doğuracağı Türk-Amerikan ilişkilerinin yönünü masaya yatırdı.

ŞENER: PENTAGON’UN TÜRKİYE’DE ‘ÇOCUKLARI’ VAR. 12 EYLÜL SONRASI, ‘BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI’ DEDİKLERİ ÇOCUKLAR, BUGÜN DE ETKİ AJANI OLARAK KARŞIMIZDA!

Nedim Şener, “S-400 meselsinin askeri, stratejik bir yönü var ama son derece siyasi ve Türkiye’nin geleceğiyle ilgili de önemli bir karar. Türkiye’nin belli tarihsel dönüşümlerini de yaşadığı bir karar süreci. Bunu Kürecik üssünün kapatılma girişimi ve Haşhaş ekimi yasaklarının kaldırılması gibi olaylarla karşılaştırabilirsiniz. ABD’nin Türkiye üzerinde kurduğu hegemonyaya bir baş kaldırış. Bunu eğer tarihsel bir yere oturtmazsak meseleyi sadece S-400’lerin gelmesi ve gitmesi üzerinden okuyabiliriz. O zaman da birileri ‘Sorun o kadar küçük ki, İncirlik üssüne götürüp depoya kaldırsak, anahtarını da ABD’lilere versek sorun çözülür’ gibi davranıyorlar. İnsanları böyle aldatıyorlar. Ancak öyle değil. Bu Türkiye’nin özetle 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra kendisi için verdiği kararları uygulama anlayışı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD bütün Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de hegemonyasını kurdu. Türkiye’nin başına ne örülüyorsa 1950’lerden itibaren örülüyor. ABD Barış Gönüllüleri diye bir yapı var, bunun içinde CIA elemanları var. ABD Barış Gönüllüleri kapsamında 50 bin civarındaki misyonerler dünyanın her yerine dağılmışlar. 27 Mayıs askeri darbesinden hemen sonra 1962-1970 arasında tam 1200 tane İngilizce, müzik, rehber, turizm öğretmeni adı altında mesela Afyon’un köylerine gitmişler. Bunların raporları devletin arşivinde var. O tarihlerde ABD Türkiye üzerinde hegemonyasını kurmuş. 1960’lardan itibaren haşhaş ekimi yasaklanmasından sonra, siyasiler bunu müsaade etmemiş. Sonra 1971 askeri darbe gerçekleşiyor. Sivil hükümet yerini askerlerin atadığı Nihat Erim hükümetine bırakıyor. Erim’in ilk yaptığı şey haşhaş üretimini yasaklamak, ABD isteğiyle. Ecevit iktidara gelince üretimi serbestleştiriyor ve Kıbrıs Barış Harekatı’nı yapıyor. Bütün bunlara tepki gösteren ABD ambargo ve yaptırım uygulamaya kalkınca Türkiye İncirlik üssünü kapatıyor. Türkiye kendi kendine ne zaman karar verse, ABD’nin şımarıkça aldığı kararları ne zaman uygulamazsa bu yaşanıyor. Boynunuza zinciri takmış, hafif bile oynatsanız onu ‘dur orada, daha çok yaptırım yaparım’ diyor. Türkiye bu zincirden 15 Temmuz darbe girişimine kadar kurtulamamıştı. Bugün Türkiye’de oynanan darbe ihtimali falan kalmadığı için tekrar ABD eski pozisyonuna gelsin, kölelerin boynuna zincir takalım diyor. Çok tarihi süreçlerden geçiyoruz. Emperyalizm planlarından vazgeçmiyor, sadece erteliyor. Bugün İHA-SİHA’yı Türkiye’nin projesi olarak gelecek kuşaklara aşılamak gerekiyor.” sözlerini kullandı.

YARAR: ABD’NİN POLİTİKALARINA BAŞKALDIRMAK İSTEYEN İNSANLAR HEP BİR ŞEKİLDE TASFİYE EDİLDİ. 15 TEMMUZ İLE BERABER BUNDAN KURTULDUK!

Mete Yarar, “S-400’leri İncirlik’e götürüp depoya koyacakmışız, anahtarını da ABD’lilere verecekmişiz diye bir ütopik tartışma var. Türkiye-Amerikan ilişkileri 2000’ler sonrası mı bozuldu? Yoksa zaten varoluş tarihinden itibaren mi bozuktu? 1990’ların ortasında da aynı sorun yaşanıyor. Türkiye’de kendisini Atatürkçü veya ulusalcı gören, Türkiye’nin çıkarlarını ön plana çıkaran komuta kademesinin üzerinde bir baskı da oluşturulmaya çalışılıyor. 90’lı yıllarda yazılan yazılar var, ‘Türk ordusunun güçlenmesi kendi milli politikalarını oluşturmaya gidiyor. Bu NATO için sıkıntı oluşturacak’ söylemi aslında 2000’lerin başından itibaren bir tasviye dönemini oluşturuyor. Türkiye şu anda yalnızca 15 Temmuz’dan önce bunlara başkaldırmadı demek yanlış olur. Birçok dönemde başkaldırmaya çalışan insanlar darbelerle, iç karışıklarla, suikastlarla, tasviye örnekleriyle tasviye edildiler. 15 Temmuz’un en önemli farklılığı başarmaktı.” dedi.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN 

Sitene Ekle