Dünya |

Elma kokularıyla gelen katliam: Halepçe!

Bundan tam 33 yıl önce 16 Mart 1988'de Halepçe'de bir insanlık suçu işlendi. Saddam Hüseyin'in emriyle harekete geçen Irak ordusuna bağlı savaş uçakları ve Saddam'ın topçusu, Kürt kasabası Halepçe'ye kimyasal silahlarla saldırdı. Hardal gazı ve sinir gazı atılan kasabada binlerce sivil insan öldü.

Halepçe saldırısı insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti. Bugün insanlık tarihinde sivilleri hedef alan en büyük kimyasal saldırı olarak tanımlanan Halepçe Katliamı'nın yıl dönümü.

İran'ın tarafını tutan Kürt savaşçıların 15 Mart 1988'de ele geçirdiği Halepçe kasabasında 40 bini aşkın insan yaşıyordu.

Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ordusu, Kürt güçlerin kontrolüne geçen kasabayı hem savaş uçaklarıyla hem de topçu birlikleriyle vurdu. Bunun üzerine Halepçe'deki Kürt savaşçılar ve kasabadaki erkeklerin büyük bölümü çevredeki dağlara çekilirken geride çocuk, kadın ve yaşlılar kaldı.

ELMA KOKULU GAZLAR

Irak savaş uçakları ertesi gün ise İran sınırına yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Halepçe'ye beş saat boyunca zehirli gaz bombaları yağdırdı.

O anlara şahit olanlar, kente düşen bombaların içindeki "elma kokulu" gazların birkaç dakika içerisinde tüm kente yayılmaya başladığını söylüyor.

İDAMINDAN SONRA SUÇLU BULUNDU

Olay yerine ilk varan Sınır Tanımayan Doktorlar ekibi, hardal gazı kullanıldığını teyit etti. Belçikalı ve Hollandalı doktorlardan oluşan bu ekip, kullanılan zehirler arasında muhtemelen siyanür de olduğunu bildirdi.

Irak'ta 2003 yılında devrilen Saddam Hüseyin, Kürtlere karşı yürüttüğü Enfal Hareketi kapsamında 180 bin kişinin ölümünden sorumlu tutularak yargılandı.

Ancak başka bir hükümden aldığı idam cezasıyla 2006'da asıldı. Ölümünün ardından ise Kürtlere karşı "soykırım" uygulamaktan yargılandığı davada suçlu bulundu.

5000 KİŞİ SIĞINDI

Saddam Hüseyin'in "Kimyasal Ali" lakaplı kuzeni Ali Hasan el Mecid ise 2010 yılında, aralarında Halepçe katliamının da bulunduğu zehirli gaz saldırılarının emrini vermekten idam edildi.

Halepçe'ye düzenlenen kimyasal saldırı sonrası bölgeden kaçan 500 bin kişi de Türkiye'ye sığınmıştı.

Sığınmacıların büyük bölümü, Diyarbakır, Muş ve Mardin'de kurulan kamplara yerleştirildi.