Dünya |

El Kaide lideri Zevahiri'nin ölümünden sonra yerine kim geçecek? İşte ABD'nin Çin ve Rusya planı!

Emekli tuğgeneral Prof. Dr. Esat Arslan, haftanın kritik başlıklarını SuperHaber YouTube kanalında masaya yatırdı...

Emekli tuğgeneral Prof. Dr. Esat Arslan, SuperHaber muhabiri Mevlüt Yüksel ile gerçekleştirdiği yayında, ABD'nin El Kaide lideri Zevahiri'yi öldürmesiyle kurulan asıl planın perde arkasını, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi ile Taliban'ın yeniden iktidara gelmesini, PKK'nın öldürülen 4 kişilik suikast timini, Irak'ta yaşanan son gelişmeleri ve Kosova - Sırbistan sınırında çıkan gerilimi ile Balkanlardaki son durumu masaya yatırdı.

ABD'nin Zevahiri'yi öldürmesiyle asıl planlananı gözler önüne seren Prof. Arslan, Çin ve Rusya hamlesine dikkat çekerken ''ABD, El Kaide'yi yeniden şekillendirip Çin ve Rusya'ya karşı kullanacak.'' dedi.

Zevahiri'nin öldürülmesinden sonra yerine geçecek kişi ile ilgili öngörülerde bulunurken Arslan, ''Öne çıkan isimlerden biri Mısırlı Seyfi Abdül'dür. Örgütten ayrılanları tekrar örgüte kazandırılacak kişi olarak bilinir.'' cümleleriyle aktardı.

Esat Arslan, Pençe - Kilit ile PKK'nın suikast timine indirilen ağır darbe ile ilgili örgütün çöktüğüne vurgu yaparken, ''PKK sadece terör örgütü değildir, narko terör örgütüdür. Sokağa çıkamayacak hale geldiler.'' şeklinde konuştu.

Irak'taki istikrarsızlığa dikkat çeken Arslan, Şii gruplar arasındaki gerginliğin iç savaş tehlikesi oluşturabileceğine ilişkin flaş uyarılarda bulunurken, ''Şii-Şii gerilimi sebebiyle iç savaş korkusu yaşanıyor. Bu üçüncü kriz kaosa evrilirse Irak bunu kaldıramaz.'' ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Esat Arslan'ın açıklamaları şu şekilde;

''ABD, ÇİN İLE RUSYA'YA TEKRAR KİLİTLENMİŞKEN GEÇMİŞTE KALAN 'YEŞİL KUŞAK KURAMI'NI YENİDEN KURMAYA ÇALIŞIYOR''

Zevahiri El Kaide örgütünün içinde Usame bin Ladin'den sonraki liderdir. ABD tarafından öldürülmesi ise manidar. ABD'de her seçim yaklaşıkça, daha önce de Usame bin Ladin de Pakistan'da öldürülmüştü. ABD'nin kendisinin ürettiği bir olaydı. El Kaide ABD'nin bu bölgeye koyduğu bir harekatın adıdır. Kendisi Mısırlı'dır, entelektüeldir. Göz cerrahı bir doktortur. ABD nedense kendisini dünyanın en çok aranan teröristi haline getirmişti. ABD, Çin ve Rusya'ya tekrar kilitlenmişken geçmişte kalan 'yeşik kuşak kuramı'nı yeniden kurmaya çalışıyor. Bu yüzden kendisine biat eden liderler kadrosu oluşturuyor. 11 Eylül hadiseleri, İstanbul ve Bali'deki terör olaylarının arkasında Zefahiri vardır. Kabil'de kaldığı bir evde SİHA ile vuruldu. Taliban'dan herhangi bir açıklama yok. Nisan'da tespit edildi. Bir özelliği de sık sık balkona çıkıp keyif yapılması. Ayaktayken cehennem füzesi ile vurulmuş. Olay öncesinde ailesinin emniyetli bir eve taşınması ve arkasında Taliban'dan herhangi bir açıklama yapılmaması ilginçtir. ABD 20 yıldır savaştığı Taliban ile anlaşarak adeta apar topar çekilmiştir. Bu Afganistan'dan ABD'nin çekilmesi tam bir rezilane bir çekilmedir. Bu çekilmeyi fırsat gören Taliban vilayet merkezlerini ele geçirmişti, geçen sene bugünlerde pek bir direnişle karşılaşmadan. 1985'te ABD Ronald Reagan Mücahitlere uçaksavar füzesi verilmesine bile karar verilmişti. Dağıtılmasından Pakistan sorumluydu. Getirilen silahlar Afganistan sınırındaki İslamcı muhalif gruplara dağıtılıyordu. 1989'da Sovyetler çekildikten sonra Mücahitlere yıllık 250 milyon dolar yardım verileceği söylendi ama vermediler.

''ÖNE ÇIKAN İSİMLERDEN BİRİ MISIRLI SEYFİ ABDÜL'DÜR''

Balkan detayı da çok önemlidir. MİT'in Günören saldırısının failine yaptığı operasyona benzer bir operasyondur. Fiziki istihbarat yapılmıştır. Taliban ile El Kaide'nin ilişkisi olduğu bir gerçektir. Aralarında bir liderlik savaşı yoktur ama ABD El Kaide'yi tekrar bir stüdyo projesi olarak Çin ve Rusya'ya karşı kullanıyor. El Kaide ile açık bir mücadelesi vardır. 1 senedir iktidarda olan Taliban, bölge ülkeleriyle devlet sistematiğinde ciddi bir iletişim kuruyor. Zevahiri'nin yerine geçecek kişi için ise, öne çıkan isimlerden biri Mısırlı Seyfi Abdül'dür. Bu kişi çok önemlidir. Ancak bir küsme var. Örgütten ayrılanları tekrar örgüte kazandırılacak kişi olarak bilinmekte. ABD'de Kasım'da seçim olacak ise ABD alana çıkıyor ve kelle alma operasyonu başlıyor. ABD özellikle El Kaide'yi yeniden şekillendirip Çin ve Rusya'ya karşı kullanacak.

''PKK TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR, NARKO TERÖR ÖRGÜTÜDÜR''

Zap'ın batısı para kazanma yeridir. PKK tam bir yamalı bohçadır. Terör örgütü değildir, narkotik bir terör örgütü olduğunu her seferinde bütün dünyaya gösteriyor. MİT operasyonda atak helikopterlerini kullanmıştır. Keskin nişancı tüfekleri, suikastçı silahları yanlarında vardı. Yakalananlardan 2'si yabancı uyruklu kişiler. PKK örgütü artık sokaklarda gezemeyecek hale geldi.

''Şİİ-SÜNNİ ÇATIŞMALARINDAN SONRA Şİİ-Şİİ GERİLİMİ SEBEBİYLE İÇ SAVAŞ KORUKUSU YAŞANIYOR''

Irak'ta kriz kaosa dönüşebilir. Irak gerçek anlamda üçüncü bir olguya dayanamaz. İki krizin kaosa dönüştüğü bir durum var. Birincisi 2008'e Maliki ile Sadr savaşıydı. İkincisi ise, 2014'te peşmergelerin, ölümü göze alan insanlarının hangi duruma geldiklerini gördük. 2014'te DEAŞ örgütü, El Kaide ve DAEŞ'in domino taşları gibi devrildiğini gördük. Üçüncüsünü Irak kaldıramaz. 2021'den beri devam eden 2008'in benzeri bir durum ile karşı karşıyayız. Şii ile Şii çatışması, Maliki ile Sadr savaşı. Şii ile Alevileri karşılaştırmayalım. Alevi vatandaşlarımız Türkiye'nin aydınlık yüzüdür. Onlar olmasa Türkiye Suudi Türkistan olurdu. Bugün Türkiye, Türkiyeliği onlar sayesinde yaşıyor. Şiilerin içinde Şii Türkmenler de vardır. Irak ikiye bölünmez, üçe bölünür. Bu bölünme Türkiye'yi de etkiler. Kriz nasıl açılacak? Üçüncü krizi Irak kaldıramaz. ABD Ortadoğu'dan çekilmeye doğru giderken sorun istemiyor ama lider pozisyonundakileri öldürerek bir yere varamayacak. Ekim 2021'den beri hükümet kuramayan bir Irak var. Şii-Sünni çatışmalarından sonra Şii-Şii gerilimleri sebebiyle bir iç savaş korkusu yaşanıyor. Bu üçüncü kriz kaosa evrilirse Irak bunu kaldıramayacak.

''MİLOSEVİÇ'İ HIRVATİSTAN VE BOSNA'DAKİ KAYIPLARINDAN SONRA FAZLA HIRPALAMADAN SİSTEME ENTEGRE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR. MESELENİN ÇIKIŞ NOKTASI BUDUR''

Sırplar iki yenilgi aldılar. Krayina Cumhuriyeti Hırvatistan'da. Hırvat orduları 1995 Ağustos'unda bu cumhuriyeti yok ettiler. İkincisi 1995'te de Bosna'da ikinci yenilgiyi aldılar. Bugnkü Kosova sınırları içine yerleştirildiler. Boşnak-Hırvat birliklerinin Sırpları toplu bir yenilgiye uğratmasında ABD siyaseti güçlükle engelleyebilmişti. Sırplar milleti hakime oldukları için eski Yugoslavya'nın devamı için kendilerini ortaya koyuyorlar. Kosova Ulusal Kurtuluş Ordusu (UÇK) Sırplar için yenilgiyi temsil ediyor. Kosova'nın bağımsızlığı gündeme gelirken Miloseviç'i Hırvatistan ve Bosna'daki kayıplarından sınra fazla hırpalamadan sisteme entegre etmeye çalışıyorlar. Kosova meselesinin çıkış noktası budur. Bölgede Kosova devletini tanımayan bir Sırp polisi ve askerleri var. Olaylar Türkiye sayesinde yatışmış gibi görünüyor. Olaylar tırmanırsa Arnavutluk ve Türkiye'yi içeri çekebilir.

Prof. Dr. Esat Arslan'ın açıklamalarının tamamını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz...

Sitene Ekle